
BOP. EMPERYALÝZMÝN HÝCAZ PLANI
ADAM MISIN?
“Adam mýsýn, ebediyen hürsün gez…
Yular takýp bir kimsecik seni sürükleyemez.
Adam deðil misin oðlum; gönüllüsün semere,
Küfür savurma boyun kestiðin semercilere.”
Mehmet Akif Ersoy
YAÐLI KETE
“Susturdu rebabý fennin sazlarý,
Bu rebap þeytaný, cinden çýkarýr.
Ateþ þöyle dursun, tütün azabý,
Çakalý, tilkiyi, inden çýkarýr.
Evlat âlim olmaz, okutmayýnca,
Ýpek, gömlek olmaz dokutmayýnca,
Ayýlar etyemez, kokutmayýnca,
Yallý’ lar ölüyü, sinden çýkarýr.
Hey Seyrânî, Var mý sözün hatasý?
Dolaþsan dünyayý yoktur ötesi,
ERMENÝ’NÝN, RUM’UN, YAÐLI KETESÝ,
KAYPAK MÜSLÜMAN’I DÝN’DEN ÇIKARIR.”
Everekli: Aþýk Seyrani
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
YENÝ HAÇLI SEFERLERÝNDE MÜSLÜMAN HALKLAR
Bu Dosyada, Küresel emperyalist, EVANGELÝK, PÜRÝTEN, JUDAÝZER >YAHUDÝCÝ ABD’lilerin Ýslâm dünyasýný ve özellikle Ýslâm’ýn Kutsal yerleri olan HÝCAZ’I parçalamakta olan BOP Haritasýný, inceleyeceðiz. Bu emperyalist, saldýrgan HARÝTA, sadece Ortadoðu’yu parçalamakla kalmýyor, bununla birlikte Kafkasya, Orta Asya ve Uzakdoðu’nun da haritalarýnýn deðiþtirilmesini hedefliyor. Bu HARÝTANIN EN REZÝL, ÝKÝ YANINDAN BÝRÝSÝ; “FREE KURDÝSTAN”, öbür yaný da; “ISLAMIC SACRET STATE” bölümüdür. Bu çalýþmamýzda Hicaz Bölgesini ve Ýslâmiyet’i dönüþtürerek HÝCAZ’A HAPSETME’YÝ PLALNLAYAN YENÝ HAÇLI SALDIRILARI ele alýnacak, sebep ve sonuçlarý incelenecektir.
Emperyalistlerin þer saçan BOP haritasý, Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoðu Projesiyle Ýslâm Dinini Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’ye hapsetmeyi planladýklarý apaçýk görülüyor. Ýslâm Dini, BOP Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoðu Projesiyle Kýzýldeniz kýyýsýndaki Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’ye hapsedilecek bir Din haline getirilecektir. BOP. Haritasýyla tasarlanan bu uðursuz saldýrýlar, gerçekte bin yýl önce Papa II. Urban ile Papaz Piyer Lermit tarafýndan planlanan Müslümanlýðý Hicaz’a hapsetme Haçlý Projesinin çaðdaþ Protestan, Evangelik, Püriten, Siyonist, Judaizer> Yahudici ABD’li, Amerikanlý, emperyalistlerce uygulamasý yapýlacak olan bir Projedir. Küresel Siyonist emperyalistler, bu yeni Haçlý Seferleriyle –ki, bu dönem ABD’nin Baþkaný George W, Bush tarafýndan baþlatýlmýþ, Barack Obama döneminde ise yeni bir sisteme oturtulmuþtur.- Barack Obama döneminde genellikle iþgal edilecek ülkeler silah, mühimmat, teknoloji, askeri güç, nükleer teknoloji gibi donanýmlardan mahrum olan Ýslâm Ülkelerine karþý düzenlenecektir. Karþýlarýnda nükleer güç konumunda olan Rusya, Çin gibi ülkeler, Ýslâm dünyasýnýn iþgalleri bitirildikten sonra sýraya konulacaktýr. Nihai Hedef ise, Küresel Siyonizm’in dünya imparatorluðudur. Tek Millet, Tek Devlet, Tek Þirket, Tek “KÂFÝR DÝN, BÂTIL DÝN” ortaya çýkarýlýncaya kadar bu JUDAÝZER> YAHUDÝCÝ saldýrýlar sürecektir. JUDAÝZER>Yahudici ABD’li ve öteki emperyalistlerin bu günkü Rusya Federasyon’undan önce karþýlarýndaki en büyük rakipleri Sovyetler Birliðiydi. Onu, Yüce Allah Zül Celâl’in Kudret eli yýkýverdi. Ýnþallah þimdi, yakýn bir gelecekte, darýsý ABD’li Amerikanlara olsun. Yeni Haçlý Seferlerinde, Barack Obama döneminde iþgal edilecek ülkelere ABD’li askerler gönderilmeden iþgaller yapýlacak. Bu uygulama DEMOKRASÝ ve LAÝKLÝK ihraç etme, yerel diktatörlerden Müslüman halklarý kurtarma bahanesiyle yapýlacaktýr. Petrol zengini, teknoloji yoksulu Müslüman ülkeler, ABD’li conilerin askeri birlikleri gönderilmeden uçaklarla, füzelerle uzaktan hedef alýnarak bombalanacak, kýþkýrtýp silahlandýrdýklarý Müslüman gruplar, etnik unsurlar, aþiretler bir birleriyle vuruþturulacaktýr. Bu metot Ýngilizlerin “GREAT BRÝTANÝA” -Büyük Britanya Ýmparatorluðunu kurarlarken kullandýklarý ANGLO metodudur. Bu metodu onlar iki-üç yüz yýldan beri tepe tepe kullandýklarý halde, Müslüman ülkelerin kandýrýlmýþ halklarý, halâ neden bunu anlayamadýlar, ben de buna yanýyorum. Uzaktan kumandalý teknolojilerle yapýlacak ve yapýlmakta olan bu saldýrýlar, sevgili conicikler savaþlarda hedef olup zayiat vermesinler diyerek, sevimli conileri savaþ gerisinde tutmak için böyle yapýlmaktadýr. Böylece ABD denilen küresel saldýrganlarýn kutsanmýþ ülkesine ceset torbalarýyla coniciklerin cesetleri gitmeyecek, onlarýn sevgili “MAMÝLERÝ, MEMÝLERÝ, MAMALARI” aðlayýp gözyaþý dökmeyecekler. Dökülen kanlar, akan gözyaþlarý ölen canlar Müslüman halklardan seçilecek. Çünkü sevimli conilerimizin caný can, Müslüman’larýn canlarý ise patlýcan sayýlmaktadýr. Zaten Müslümanlar da kendi canlarýný Patlýcan saydýklarý için bu emperyalistlere yüz yýldan beri taparcasýna inanýp güvenmekte, onlarýn uðrunda canlarýný feda etmekteler. Onlar da böylesi gönüllü köle olmayý dört gözle bekleyen Müslüman ahaliyi bulduklarý için bunlarýn sýrtýndan, alýn terinden, kanýndan, beslenmeyi yüz küsur yýldýr sürdürmektedirler. ABD’li coniler, uzaktan kumandalý füzelerle iþi bitirecekler. Sonra da attýklarý füzelerin, roketlerin, yaptýklarý sortilerin, yaktýklarý benzinlerin, hatta pilotlarýn týraþ býçaklarýnýn bedeline kadar masraflarýný petrol zengini Arap þeyhlerine ödetecekler. Osmanlý atalarým, Türk Milletinin bütün varidatýný Kutsal soy saydýðý Araplarýn önüne sermiþ, yine de yaranamamýþlardý. Siyonist Judazier Yankeler ise vurdukça, aldýkça, ezdikçe bu Araplar þu Frenkleri daha çok seviyor, Frenklerin uðruna Haçlý Savaþlarý yapýyorlar. Oysa ey uyuyan Müslüman! Senin Kitabýn sana ne diyor? Kutsal Kitabýn Kur’an’ý, adam gibi okusaydýn, kâfirlere itaat edenlerin dönüþeceklerini orada apaçýk olarak görürdün. Sizin O Kutsal Ýlâhî Kitabý baþlarýnýzýn altýna yastýk yapýp yattýðýnýzý çok gördüm. Kese kâðýdý gibi kullandýðýnýz, ama yemin>ant içmeye geldiði zaman diz çöküp Vallahi, Billahi, Tallahi diyerek Allah’a Kitaba sarýldýðýnýzý da çok gördüm. Beri yandan emperyalistlerin ardýna düþmekte sizden daha ustasýný da görmedim, desem yalan olur. “Bizde de nice kiþiler emperyalistlere boyun bükenler yetiþmektedir.” Frenklerin bir tek iþaretiyle sokaklara döküldüðünüzü, bir birlerinizin kanlarýný döktüðünüzü ise bütün dünya ibretle seyrediyor.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
MEHMETÇÝÐÝN DÖKÜLEN ÞEHÝD KANI:
“DÜN, KUTSAL TOPRAKLARA ECNEBÝ AYAÐI DEÐMESÝN DÝYEREK, SIRF ALLAH RIZASI ÝÇÝN OLUK-OLUK KANI AKAN MEHMETÇÝÐÝN DÖKÜLEN ÞEHÝD KANI; BUGÜN BÜTÜN ARAP DÜNYASINI BOÐMAKTADIR.” 1
………………………………………………………
1} Yüzleþme Doktrini Rüstem kocadurmuþoðlu-Bilge Ata- Zirve Baasýmevi Adana 2002
Baðdat ÜniversitesindeKÝ, Iraklý Arap gençler; “Türkler sömürgeci” demiþlerdi. Ben de: “Neyiniz sömürdük?” Dediðimde; “Petrolümüzü sömürdünüz” demiþlerdi. Ben petrolü Sultan Abdülhamit Alman kökenli Paul Graskoph ile Türk Habib Necip Efendiye buldurdu, haritalarýný çýkarttýrdý. 31 Mart 1909 da da taht’tan indirildi. Ýngilizler Irak’a girdikleri 1918 den sonra 1927 yýlýnda ilk petrol kuyusunu açtýlar. Biz petrol çýkarmadýk. Ýngilizler çýkardýlar.” Dedim. {Sultanhamid’in petrol Haritasý TIKLAYIN} Onlar: “BÝZ, ÝNGÝLÝZLERE TEÞEKKÜR BORÇLUYUZ, ÇÜNKÜ ÝNGÝLÝZLER BÝZE BÝR DÜNYA DÝLÝ OLAN ÝNGÝLÝZCEYÝ ARMAÐAN ETTÝLER.” Demiþlerdi.” {Yüzleþme Doktrini} Cezayirli, Libyalý, Tunuslu, Somalili Müslümanlar da böyle diyorlardý. Onlar da, “Bizler iyi ki Ýngilizce, Fransýzcayý öðrenmiþiz. Kendi kabilelerimizin dilini anlamakta zorlanýyoruz. Ortak dilimiz sömürge dilidir. Buna seviniyoruz.” Diyorlardý. Ben de bu Frenk hayraný Müslüman gençlere: “Ýþte asýl sömürgecilik budur. Ýngilizler Irak’ta kýrk yýl kaldýlar, Irak’lýlara Ýngilizceyi öðrettiler. Biz ise bin yýl buralarý yönettik Türkçeyi unuttuk. Bir daha buralara gelirsek, size Türkçeyi öðreteceðiz” demiþtim.
Dünyada sömürmeyen tek Millet Osmanlý Türkleri olduðu halde, en çok suçlanan da yine onlar olmuþlardýr. Osmanlýlar emperyalist sömürgeci Frenklerin yaptýklarý gibi Türkçeyi ortak dil yapsalardý, þimdi dünyada “Ben Ermeni’yim, ben Sýrp’ým, ben Hýrvat’ým, ben Kürdüm, ben Boþnak’ým, diyen kaç kiþi kalýrdý? Dünyada eþi benzeri görülmemiþ bir medeniyetin temsilcileri olan Soy Atalarým olan Osmanlýlar, 35 milyon kilometre kareden daha büyük bir dünyayý etki alanlarýna almýþ, koskoca Osmanlý Cihan Devletini kurmuþlarken insanlarýn din, dil, ýrk farklýlýklarýna dokunmak isteselerdi buna þu coniler mi engel olacaklardý. Oysa o devirlerde bu conilerin adýndan bile söz edilemezdi. Osmanlý Bakayasý bu günkü etnik unsurlar, Osmanlýyý ýrkçýlýkla suçlayacak yerde, gece gündüz Osmanlý atalarýmýn aziz ruhlarýna duacý olmalarý, onlarýn boyunlarýnda en büyük minnet borcudur.
Emperyalistler, Araplara, “BA’AS” Partilerini kurdururken; “EL-BA’AS EL- ARAP EL- ÝÞTÝRAKΔ-SOSYALÝST ARAP BA’AS PARTÝLERÝ”-NE koþun dedikleri zaman oraya koþuþuyorlardý. Þimdi de; “BA’ASÇILARI ÖLDÜRÜN” dedikleri için BA’ASÇILARI öldürmeye koþuþuyorlar. {Yakýnda BA’AS hakkýnda ayrýntýlý bilgi verilecektir.} ABD’li conilerin yerine kendi canlarýný çýkarýyorlar. Conilerin kutsanmýþ kaný akmasýn diyerek kendi kanlarýný akýtýyorlar. Bu kölelik yaþantýsýný Hindular, Brahmanlar, Budistler bile tiksinerek reddetmiþ, emperyalistlerin ardýna düþmeyi utanç olarak kabul etmiþler iken, bu kere Müslüman uluslarýn emperyalistlerin “UÐURSUZ” Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve BOP Büyük Ortadoðu Projesinin ardýna düþmeleri, Müslümanlýk adýna büyük yýkýmýn da en hazin habercilerindendir. Hintliler, Ýngiliz sömürge zihniyetinden sýyrýlýnca þimdi dünyanýn bilgisayar yazýlýmýnýn merkezi oldular. BOP ile gelmekte olan bu yýkýmýn altýnda sadece Araplarýn kalacaklarýný sanan öteki Müslümanlarý bu vurdumduymazlýðýn, bu aymazlýðýn azabý bürüyecektir. Bu vebali, sýrf Araplarýn omuzlarýna yükleyerek sorumluluktan kurtulacaklarýný sanan Müslüman Türkler, acýlý yýkým günleri kapýyý çaldýðýnda ne kadar tövbe, ne kadar istiðfar etseler de bu inlemeleri Ulu Allah Zül Celâl’e ulaþamayacaktýr. Þer kapýyý çalmadan þerleri def etmek için gerekli tedbirleri almayanlarýn imdadýna Allah Zül Celâl’in inayet ve Keremi gelmez. Kendi Müslüman kaderini Siyonist-Yahudi- ve Siyonistleþmiþ, JUDAÝZER ABD’li emperyalistlerle onlarýn gönüllü ortaklarý olan Avrupalý Hýristiyan emperyalistlerin ellerine teslim eden Öteki Müslümanlar, bu teslimiyetlerinin faturasýný elbet bir gün öderler. ABD’li Haçlýlar, Irak’ta bir buçuk milyon Müslüman’ýn kanýný içerlerken onlarýn inleyen feryatlarýný kim duydu? Ebu Gureyb Tutukevinde tutsak edilen Müslüman erkeklerle Müslüman kadýnlara cinsel tecavüz yapýlýrken, ýrzýna geçilen masum Müslüman kadýn ve erkeklerin feryadýný kimler iþitti? Efendim: “Mazlumun âhýný Allah Zül Celâl hiçbir zaman yerde koymaz” diyeceklere biz de deriz ki, “Mazlum, gerçekten Mazlum ise Allah onlarýn âhýný elbette yerde koymaz. Ýslâm ferasetinden mahrum ise, emperyalistleri kurtarýcýlar olarak algýlamýþsa, emperyalistlerle birlik olup vatan Sever Müslümanlarý ezmiþ, ezilmelerine yardým etmiþse, bu Müslüman’ýn neresi mazlumdur? Böyle Müslümanlara mazlum denir mi? Siyonist-Hýristiyanlarla birlik olup Ýslam dünyasýný altüst edecek, Hicazý Müslümanlýktan kopararak kendi üstüne kapanmýþ bir bölge yapacak, Ýslâmiyet’i Hicaza hapsedecek olan BOP Projesinin ardýna düþecek olan her Müslüman, bu gidiþattan sorumludur.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
CESET TORBALRI MI, MÜSLÜMAN HARAKÝRÝSÝ MÝ?
Emperyalistlerin Müslümanlarý kendi çýkarlarý doðrultusunda kullanmalarý þaþýlacak bir iþtir. Artýk Masterler, önce uzaktan kumandalý savaþ araçlarýyla ülkelerinizi bombalayacaklar, böylesi iþbirlikçiler de onlarýn hangi kentlerin hangi mahallesini bombalamalarý için koordinatlarýný bildirecek olan böylesi kiþiler, gerçek hainlerdir. Güya Müslüman din kardeþi olduðunu söyledikleri kardeþlerinin kanlarýný akýtsýnlar diye emperyalistlerle içli-dýþlý olacaklara baþka ne benebilir? Emperyalistlerin füzeleri gerçek vatansever Müslümanlarýn kellelerini, kollarýný, bacaklarýný koparacaklar, sizin de doymak bilmeyen FRENK hayranlýðýnýz sayesinde nice bin Müslüman þehadet þerbetini içecek, arta kalan Mü’minlerin kellelerini kopartmak, bacaklarýný gövdelerinden ayýrmak için son darbeyi vurma ödülü de sizin gibi gönüllü Frenk kölelerine verilecektir. Çünkü coniciklerin kutsanmýþ canlarý çýkmasýn diyerek, kardeþkaný dökmeyi, siz üstleneceksiniz. Ama bir yandan da sizlere Hz. Adem {s.a.v} Atamýzýn çocuklarýndan hangisi, hangisinin kardeþ kanýný döktüðünü soranlara da aðýzlarýnýzda výcýk výcýk kardeþ kaný kokarken ilk kardeþ katilinin Habil mi, Kabil mi olduðu hakkýnda fetvalar vereceksiniz. Geçenlerde televizyonlarda bir görüntüyü tiksinerek seyretmiþtim. Libyalý muhalifler adlý silahlý bir grup, Haçlýlar adýna eylem yaparlarken, karþýlarýna araba içinde iki Libyalý çýkmýþtý. Bu iki Libyalý Kaddafi yanlýsý, ötekiler Haçlý yanlýsýydýlar. Arabadakiler Haçlý yanlýsý Libyalýlarla karþýlaþýnca arabayý gerisin geri götürmek istediler. Atýlan kurþunlardan, bunu baþaramadýlar. Arabadan atlayarak, kaçmaya çalýþtýlar. Haçlý yanlýsý Libyalý Müslümanlar, kalabalýk olduklarý için baskýn geldiler. Libyalý Kaddafi yanlýsý Müslümanlar ise Haçlý yanlýlarýnca vurularak teslim alýndýlar ve tutsak edildiler. Akýbetleri ise meçhuldür. Bu olay bir zamanlar sað-sol kavgalarýnýn yaþandýðý Türkiye’nin o günkü ortamýna ne kadar da benziyordu. O zaman da saðcý denilen Müslüman Türkler, solcu denilen Müslüman Türkleri, Solcu denilen Müslüman Türkler de saðcý denilen Müslüman Türkleri yakaladýklarý yerde infaz ediyorlardý. Bu þer ortamýnda kendi öz Oðlum Mustafa’mý da þehid vermiþtim. Böylece kimi, niçin, neden öldürdüklerini bilmeden kýzýþtýrýlmýþ hýrslarýyla bir birlerinin kanýný içiyorlardý. Þimdi bakýyoruz da bu iki gruptan olduðunu söyleyen ve bir birleriyle vuruþan bu Müslüman Türklerden saðcý olduklarýný söyleyenlerle solcu olduklarýný söyleyenlerin bir bölümü þimdi, ABD ve AB’nin kucaðýnda sefa sürüyorlar. Dün bunlardan bazýlar “GO HOME” naralarý atarken, bazýlarý da ABD’ye ve AB’ye ver yansýn ediyorlarken þimdi bunlar ABD ve AB için canlarýný veriyorlar. o günkü vuruþmalarýn gerçek sebebi þimdilerde daha iyi anlaþýlmaya baþlandý. Küresel emperyalist ABD bizleri kullanmýþtý. Kimini saðcý, kimini solcu olarak kamplara ayýrmýþlar, bizi bir birimizle vuruþturmuþlardý.
Yeni Çaðdaþ Haçlýlarýn NATO adlý Hýristiyan Savaþ Kulübünün ilk Genel sekreterinden birisi bakýnýz ne diyordu:
“1955 yýlý Nisan ayýnda NATO Genel Sekreteri W. Cleas, Ýttifak’ta gerçekleþtirilen fikir-görüþ-düþünce deðiþikliðini açýklarken bu kuruluþun nasýl bir Haçlý ruhu ve misyonu taþýdýðýný þöyle anlatmýþtýr:
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
“KOMÝNÝZM’ÝN ÇÖKÜÞÜNDEN SONRA YENÝ DÜÞMAN: ÝSLÂM’ DIR.” 2
…………………………………………….
2} www.güniðigazetesi.net 28 Mart 2011
Yeni Çaðdaþ HAÇLI SEFERLERÝ uðruna yapýlacak ve yapýlmakta olan Haçlý Savaþlarýnýn insan unsurunu, milis güçlerini hedef ülkelerin kendi halklarý, yani Müslüman halklar oluþturacaktýr. Huseyn Barakc Obama ile baþlayan yeni iþgal döneminde, Çaðdaþ Haçlýlarýn askerleri, Müslüman ülkeleri bizzat iþgal etmeyecekler. Müslüman ülkeler Çaðdaþ Haçlýlar adýna, NATO adýna, Müslüman ülkelerin kendi halklarý, kendi ülkelerini kendileri iþgal edecekler. Týpký Tunus, Mýsýr, Yemen ve Libya halklarýnýn küresel Siyonizm’in Haçlý Savaþlarýný kendi öz kardeþlerine yaptýklarý gibi, öteki Müslüman ülkelerin halklarý da aynen kendileri yapacaklardýr. Bu, Türkiye için de böyle olacaktýr. Türkiye’de kýþkýrtmakta ve sokaklara, daðlara saldýklarý ýrkçý, aþýrý Kürtçüleri kullanarak Haçlý Seferlerini yürütmek isteyeceklerdir.
Yeni BOP Projesiyle Siyonizmötesi Siyonizm, George Bush dönemindeki gibi ABD askerleriyle, uçaklarýyla, tanklarýyla, toplarýyla Müslüman ülkeleri iþgal etmekten vazgeçtiler. Bu yeni Haçlý saldýrýlarý, saldýracaklarý ülkenin kendi halklarýný birbirlerine saldýrtarak yapýlacaktýr. Eðer saldýrtýlacak ülkenin diktatörleri askeri veya aþiret yönünden güçlü ise, {Kaddafi gibi} o tür ülkelere de BM destekli NATO silahlý gücünü kullanarak uzaktan füze ve uçaklarla saldýracaklar. Devlet güçlerini atýl konuma indirgeyerek, iþbirlikçi kölelerin emperyalistler adýna kendi ülkelerini Frenklere teslim etmelerini saðlayacaklar. Savaþ bittikten, ülke emperyalist Siyonistlere ve onlarýn dýþ destekli ortaklarý olan Frenklerle, öteki Müslüman ve Gayr-ý Müslim ortaklarýna ihaleler verilecektir. Bu ihaleler de Libyalý UGK Baþkaný Abdulcelil’in dediði gibi güya: “ÞEFFAF” olacaktýr. Oysa 1965 yýlýnda Endonezya’yý üleþtiklerinde bu üleþmeyi kendi aralarýnda baþka bir Avrupa ülkesinin bir kentinde yapmýþlardý. Kim bilir, belki de ayný üleþme planýný 17-18 Temmuzda toplaþtýklarý Ýstanbul’da yapmýþ olabilirler mi? Henüz bunlarý bilmiyoruz. Böylece, iþbirlikçi taraflar yer altý servetlerinin ihale haklarýný kazanmýþ olacaklar.
Barack Obama adlý yeni, ýlýmlý Baþkan sevecen görünme pozu gereði, BM. adlý örgütten çýkartýlacak, kararlarla hedef seçilen Müslüman ülkeler hakkýnda uçuþa yasak adlý kararlar alýnacak, NATO adlý Tek Hilâlli-Çok-Haçlý Ordusuyla karadan, denizden, havadan atýlan bombalarla hedef ülkeler yakýp yýkýlacaktýr. Týpký Libya’da olduðu gibi yeni bir proje ile hedef ülke birkaç devlet tarafýndan birlikte bombalanacak, Türkiye’de bu bombalamada rolü gereði Müslüman ülkelere bomba atmayacak, ABD’li conilerin-tonylerin korumalýðýný yapacaktýr. Bu da Ýslâm dünyasýna, biz Müslümanlara silah sýkmayýz demek için yapýlacaktýr. Hedef ülkenin iþi bitirildikten sonra ki, artýk ciddi direniþ gösterebilecek tek hedef ülke Ýran olarak görülüyor. Suriye’nin fazla dayanacaðýný sanmýyoruz. Bu iki hedef ülkenin bombalanmasý bitirildikten sonra öteki sekiz-on Müslüman ülke kendiliðinden pes edecektir. Bu pes etme iþleminden sonra sýrada Türkiye var desem ama, dilim varmýyor. Buna raðmen Türkiye’ye biçecekleri gömlek hakkýnda bilgi veriyoruz.
Türkiye, Güneydoðu’da> Turkomanya’da uzunca bir süreden beri boðuþturulmakta olduðu terör sayesinde yeni bir aþamaya getirilecek, asker veya polis kýyafeti giydirilmiþ, ASALA-PKK iþbirliði sayesinde bir takým Kürt köyleri baskýna uðratýlacaktýr. Þu tespitlerimiz 27 Eylül günü gerçekleþmiþ, asker elbisesi giymiþ eþkýya yol kesmiþtir. Bu bir denemedir. Basýlan köyler genellikle Devletten yana olan köylerden seçilecektir. Hem ASALA-PKK bu köylerden ÖCALAN olacak, hem de Kürt köyleri basýlýyor yaygarasý koparýlacaktýr. Bu söylediklerimiz bir seçenektir. Emperyaiistlerde plan-proje çoktur. Irkçý Kürtçüler sýranýn Türkiye’ye geldiðinin im’ini-iþretini aldýklarý gün kitlesel eylemlere giriþtirilecekler. Bir kýsým halkýn üzerine asker veya polis kýyafeti giydirilmiþ ASALA-PKK ortaklýðýnca yaylým ateþi açtýrýlacak. Birçok kiþi katledilecek. Asker-polis kýyafeti giydirilmiþ ASALA-PKK Köyleri, mezralarý ateþe verecek. Bütün bunlar ve bizim hatýrýmýza, hayalimize gelmeyen komplolar, hatta þeytanýn bile aklýna gelmeyen nice melunluklar Siyonhýristiyanlarýnýn dosyasýndadýr. Turkomanya’da> Güneydoðu’da binlerce emperyalist ajanlar, kendilerine verilecek talimatlarý bekliyorlar. Bu ajan dediklerimiz, sarý saçlý, uzun boylu, mavi gözlü coniler deðil, bizim kendi iç hainlerimizdir.
Emperyalist güçlerin baþka planlarýndan birisi ve üzerinde en çok tartýþýlaný da onlar, öteden beri yapa geldikleri gibi, PKK’yý siyasallaþtýrmak istemeleridir. Böylece silah susacak, kan akmasý durdurulacaktýr. Bunun baþarýlmasý için PKK sürekli eylem yapacak, þehid ve yaralý gaziler, televizyon ekranlarýnda gösterildikçe bu akan kanýn durmasý gerektiði beyinlere, belleklere monte edilecektir. 25 Eylülden beri Kürt kimlikli kadýnlarý hedef seçen ASALA-PKK ortaklýðý sonunda hedefe yaklaþmaýþ BDP 1 Ekimde Mecliste iþbaþý kararý almak zorunda kalmýþtýr. Bunlarýn arkasý yeni ANAYASA çalýþmasýnda PKK’nýn istekleri bir bir kartþýlanmaya çalýþýlacaktýr. Þimdi artýk: “PKK ne istiyorsa veriverelim, de þu akan kardeþ kanýný durduralým” denilerek; yeni Anayasaya iki dilli, iki uluslu, iki bölgeli bir devlet yapýsý eklenerek UNÝTER Devlet yapýsýndan, MÝLLÝ DEVELT’TEN eyaletlere, bölünmüþ Devlet yapýsýna geçileceðini görmeyenlere ne demeliyiz? 24 Eylül 2011 tarihli AB’nin ilerleme raporunda PKK’nýn terör örgütü olduðu açýklanýrken, Kürtçülere arka çýkýlarak daha çok haklar verilmesi için cesaretlendirme telkinleri yapýlmýþtýr. Bunun için bütün alt yapý hazýrlýklarý tamamlanmak üzeredir. Buna da ileri demokrasi insan haklarý diyecekler. Þehidlerin kanlarý kurumadan bu oyun emperyalistlerin planladýklarý gibi týkýr týkýr iþleyecektir. Alman Cumhurbaþkanlarýndan birisi: “Türkiye büyük bir Ülke, bu Ülkenin bölünmesi lâzým.” Demiþti. Çýkasýca gözlerine Türkiye’nin taþý, topraðý, çakýr tikenleri dolasýcalar.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
HAÇLILAR TÜRKÝYE’YÝ NE ZAMAN BÖLECEKLER?
Condelazza Rice: “Dizayn edilecek ülkelerin içinde Türkiye’de var” dememiþ miydi? Elbette demiþti. Peki, Türkiye bu süreci durdurabilecek mi? Türkiye’yi yöneten kadrolara ne denilmiþ, ne va’ad-de bulunulmuþ, nasýl bir anlaþma yapýlmýþ, nasýl bir söz verilmiþ onu bilmiyoruz. Frenklerin sözlerine güvenilebilir mi? Biz güvenmiyoruz. Bunu, II. Sultan Mahmut’tan daha iyi kim bilebilir. {Sultan Mahmut Frenklerin sözlerine güvenilebilir mi? TIKLAYINIZ.} Rice’a göre 22 Ýslâm ülkesi dizayn edildikten sonra sýra Türkiye’ye gelecektir. Oysa 22 Ýslâm ülkesi ne kadar çok direnirse, emperyalistlerin iþi de o kadar zorlaþacaktýr. Bu da belki üç beþ yýl deðil 20-30 yýl sürebilir. O sürede dünyada nice deðiþiklikler olabilir. Dün Kýzýl Ordusuyla, nükleer baþlýklarýyla, bir dünya devi olan Sovyetler Birliði, þimdi tarih oldu. Bu yirmi-otuz yýl içinde Müslümanlara þer satan ABD ülkesi de tarih sahnesinden çekip gidebilir. Bizim þaþmakta olduðumuz asýl konu, Türkiye’yi yöneten kadrolarýn bunlarý hesap edip etmedikleridir. Hesap etmiþlerse bile RÝCE’ýn sözlerine göre Müslüman ülkelerin dizayn edilmesi için Haçlýlarýn baþlattýklarý þer projesinin bitirilmesinden sonra, sýranýn Türkiye’ye geleceði anlamýna gelmiyor mu? Ýslâm ülkelerinden direnç gösterebilecek olanlardan sadece Ýran ile Suriye kaldý. Bu iki ülke de iç karýþýklýklarýn içine sürüklendiler. Ýran ne kadar direnebilir. Ýran’dan sonrakiler artýk devede kulak bile olamaz. Bu matematik hesaba göre Türkiye’nin tek parça olarak var olabilmesi için birkaç yýllýk bir süresi var demektir. Ondan sonra geriye KÜTRTÇÜ IRKÇILARLA- ASALACILARI hedefe sürme iþlemi kalýyor. Satranç tahtasýndaki piyonlarýn diziliþi bu veya daha yakýn bir plan iken, Türkiye’yi yöneten bugünkü kadrolarýn Ýslâm ülkelerinin bir an önce emperyalistlerin eline düþmesinin Türkiye üzerinde oluþturacaðý olumsuz etki dikkate alýnmadan NATO’nun saldýrýlarýný Türkiye’den yönetmesi, ABD askerlerine korumalýk yapmalarý, Türkiye’ye ne kazandýrýyor, ne kaybettiriyor? Haçlý saldýrýlarý, Siyonist conilerin planladýklarý gibi týkýr-týkýr iþlemekte, sürecin sonu görünmeye baþlamýþ bulunmaktadýr. Sonun baþlangýcý ise Ýran’ýn düþmesidir. Ýran düþtükten sonra Suriye önemli bir hedef sayýlamaz. Sürecin sonunda Türkiye’nin hedef haline getirilmesi için fazla bir çabaya gerek olmadýðýný da görüyoruz. ASALA-PKK þer ittifaký, alacaklarý talimatý bekleþiyorlar. Gerisi BM adlý örgütün kararýna kalýyor. O da büyük ihtimalle çantada keklik gibi görülüyor. BM. Daimi üyelerinden Ýngiltere, Fransa ABD’nin yanýnda yer alýrlar. Çin Doðu Türkistan konusu, yeni sanayileþme, uluslararasý yatýrýmlar gibi konularda çekimser kalabilir. Rusya ise, duygularýný kullanýrsa, Orta Asya, Kafkasya, Sibirya gibi konularda Türkiye’ye destek vermeyebilir. Ama aklýný kullanýrsa, Siyonist yayýlmasý kendi ülkelerini de kapsayacak boyuta gelebilir. Türkiye’yi feda etmek, kendi geleceðiyle oynamak olacaðý için BM de veto hakkýný kullanabilir.
Siyonistler ne kadar plan yaparlarsa yapsýnlar, ne kadar tuzak kurarlarsa kursunlar, Allah Zül Celâl’in de nice tuzaklarý vardýr. Yüceler Yücesi Rabbimize sýðýnarak, her türlü mihnete katlanmaya, Siyonistlerin tuzaklarýný paramparça etmeye, Türk Milleti Muktedirdir. Ne ABD, ne AB, ne Ýngiliz, ne Ermeni ne de ötekilerden bu Milletin herhangi bir korkusu yoktur. Allah Zül Celâl’e sýðýnarak Vatanýný, Bayraðýný, Din ve imanýný, namus ve þerefini koruyacak azim ve irade þimdi bin kat daha güçlüdür. Türk’ün genetik kodlarýnda, DNA’sýnda bu kutsallarla, baðýmsýzlýðý koruma tepkimesi þimdi eskisinden daha da güçlenmiþtir. Türkler daðýnýk, perakende halde görünebilirler. Bu durum Türklerin birey olarak özgür düþünme, özgür iradelerine hâkim olma niteliklerinden kaynaklanan üstün bir meziyettir. Bir de bakmýþsýn ki Türk, Milli bir tehdit algýlamaya baþlayýnca tek vücut olarak bir birlerine kayalar gibi kenetlenivermiþler. Ýþte o zaman yerli hainler, iþbirlikçi köleler, emperyalistler Türkün Milli duruþundan þiddetle korkmalarý, ürkmeleri gerekir.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
ÇAKMA ARAP BAHARI; ÝSLÂMI DÖNÜÞTÜRME PLANI MIDIR?
22 Osmanlý Kalýntýsý Müslüman ülkenin bir kýsmý dönüþtürüldü. Bu dönüþtürülmeye de: “ARAP BAHARI” adý verildi. Baharda doða, tabiat nasýl dirilir, canlanýrsa, Araplar da ABD’li Siyonistlerin Araplarý yönetmesi, yer altý servetlerini sömürmeleriyle, öyle canlanacaklarmýþ. Araplara baharý getireceklerini söyleyerek onlarý kirli çýkarlarý doðrultusunda eðiterek, koca-koca ülkeleri iç karýþýklýklarla ele geçirme modeli ta Roma’dan beri uygulanan pis bir üçkâðýtçýlýktýr. Bu üçkâðýtçýlýðý 21. Yüz yýlýn Müslümanlarý göremiyorsa, onlarýn akýbetlerinin kaygýsý bize mi düþtü? Diyeceðim, ama bir türlü dilim varmýyor.
Müslüman ülkelerin Çaðdaþ Haçlý saldýrýlarýyla iþgal dilmeleri iþlemi, çok ta uzun sürecekmiþ gibi görünmüyor. 22 Osmanlý bakayasý/kalýntýsý Müslüman ülkenin halklarý, kendilerini bu çaðdaþ DECCALLARIN fitnelerine öyle kaptýrmýþlar ki, kulaklarý yakýn bir gelecekte baþlarýna inecek Siyonist tokmaklarýnýn hýþýrtýsýný bile duymuyor. Oysa kýsa bir süre önce bu Siyonist emperyalistler Afganistan’ý, yakýn bir tarihte Irak’ý bombalayarak, bu iki ülkeyi iþgal etmemiþler miydi? Afganistan’ý Ruslardan, Irak’ý Saddam’dan kurtarmak, bu ülkelere demokrasi getirmek için Afganistan Baharý, Irak Baharý diyerek ta 8-10 bin kilometre ötelerden Atlantikardýndan gelerek, iki Müslüman ülkeye bombalar yaðdýrmamýþlar mýydý? Irak’ta katledilen 1 milyon beþ yüz bin Müslüman’dan pek çoðunun dul eþlerinden bir kýsmýnýn Suriye, Lübnan, Ürdün’e kaçarak, saðlýksýz ortamlarda yaþadýklarýný, birkaç kuruþa kendilerini pazarlayarak çocuklarýna nafaka saðladýklarýný, ta buralardan Türkiye’den bizler duyuyoruz da emperyalistlerin gönüllü köleleri mi duymuyorlar? Ýnsan Haklarý Örgütleri denen bir takým yan kuruluþlar, Sýrp katili MÝLOSEVÝCH’Ý, insan Haklarý adlý Mahkemelerde yargýladýklarý, Sudan Devlet Baþkanýný nerede görülürse tutuklama kararlarý çýkarttýklarý halde þu ABD’li kan içen yöneticiler mesela: George W. Bush-Corç Buþ- adlý ABD baþkanýný bir buçuk milyon Irak’lý Müslüman’ýn soykýrýmý suçlamasýyla neden yargýlayamýyorlar? Suriye’de çýkartýlan kargaþalýk sýrasýnda sivillerin öldüðünü öne süren bir takým Barýþ örgütleri, Beþþar Esat’ýn yargýlanmasýný istedikleri halde Libya’ya yapýlan NATO saldýrýlarý sýrasýnda öldürülen sivillerden dolayý Barack Obama, Rasmussen, Sarkozy, Cameron için neden yargýlama sözünü kullanamýyorlar? O Barack Obama ki, iktidara geldiði zaman pek çok ahmak dünyalý, özellikle Müslüman kimlikli insanlar koçlar, öküzler kurban etmiþler, bu kiþiyi adýnýn bir yerinde “HUSEYN” yazdýðý için nice Ýslâmî evliya,-Allah-dostu efsaneleri uydurmuþlardý. O zaman adýnda “EMÝNEM” yazdýðý için bir Müzik Grubunu da evliya olarak mý, ilan edeceðiz? Bu “HUSEYN’Ý” insanlýðýn, Ýslâm’ýn kurtarýcýsý sayan dünyalýlar, ABD’nin kuruluþunun kökeninde Siyonizm damgasýnýn, Siyonizm mührünün var olduðunu, hiçbir baþkan veya öteki yöneticilerle bunun deðiþmeyeceðini nasýl da göremiyorlar? Barack Obama adlý kiþi seçildikten sonra Türkiye’ye gelmiþti. Biz de o gelmeden iki gün önce bu Barack ile ABD’nin Siyonist politikalarý ve yayýlmacý emellerini içeren önemli bir dosyayý www.bilgeata.com sitemizde yayýna sunmuþtuk {BARACK TIKLAYINIZ.}
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
HAÇLI SEFERLERÝ TÜRKLER VE HÝCAZ
Haçlý Seferlerinin hedeflerinden birisi ve belki de en þaþýrtýcýsý; Ýslâm Dini’ni ortadan kaldýrmaktý. Bunu baþaramazlarsa, Ýslâmiyet’i Hicaz Bölgesine hapsedeceklerdi. Haçlý Seferlerinin teþvik ve kýþkýrtýcýlarý baþta Papa II. Urban ve Piyer Lermit adlý Papaz olmak üzere öteki papazlar da önemli rol üstlenmiþlerdi. Papazlar tarafýndan yönlendirilen yüz binlerce Hýristiyan’ý, Anadolu ve Kudüs baþta olmak üzere Ýslâm Coðrafyasýnda savaþtýrmak üzere üstümüze saldýrtmýþlardý. Haçlýlar, Kudüs-ü Þerifi, Müslümanlardan ve Müslümanlýktan temizlemek, Müslümanlarý ve Müslümanlýðý Hicaz Bölgesine hapsetmek için vuruþmaya geliyorlardý. Selçuklu Müslüman Oðuz Türklerini de sanki gizli bir el, Anadolu ve Orta Doðu’ya yönlendirmiþti. Selçuklu Müslüman Oðuz Türkleri, Haçlýlara karþý etten duvar örmek için görevlendirilmiþçesine Türkler, Anadolu ve Orta Doðuya akmýþlardý. Canlarýný hiçe sayarak, Kutsal Beldeleri korumak için oluk-oluk kaný akan Müslüman Türklerin bu kutsal kanlarý, Müslümanlýðýn Kutsal beldelerini uzun yüz yýllar Haçlýlarýn þerrinden korumuþtu. Daha sonra Oðuz Türklerinden Selahaddin Eyyubi bu azgýn gidiþin önüne Türk Milletinin asil direniþini devam ettirdi. Haçlýlar ancak belli bir sayýya indikten sonra Kudüs’e girebilmiþler ve fakat Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’ye asla ayak bastýrýlmamýþlardýr.
Günümüzdeki Çaðdaþ Haçlýlar ise þimdi geçmiþ atalarý eski Haçlýlarýn yarým býraktýklarý Hicaz planýný yeniden ele alarak, Ýslâm Dünyasýný parça-pinçik edecek BOP. Haritasýný, esas alan bir proje ile karþýmýza dikilmiþ bulunuyorlar. BOP. Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoðu Projesi ile Bölgemiz, Afrika, Yemen, Mýsýr, Sudan, Tunus alt üst edildi. BOP. Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve Büyük Ortadoðu Projesi, bütün vahþetiyle Ýslâm coðrafyalarýný kuþatmýþtýr. Libya, Tunus, Mýsýr, Yemen, Suriye gibi ülkelerde çýkartýlan Ýleri Demokrasi yaftalý muhalif isyanlarý meyvelerini vermiþtir. ABD’nin eski Dýþiþleri Bakaný Condolezza Rice 2001 yýlýnda:“22 Ýslâm Ülkesinin dizayn edileceðini, bunlarýn içinde Türkiye’de var” þeklindeki düþmanca açýklamasýnýn üzerinden henüz iki yýl geçmeden Irak iþgal edilmiþ, Dönme Barzani’ye Devletçik kurdurulmuþ, 2011 de ise Ýslâm Ülkelerinde muhalif isyanlarýyla ortalýðý allak bullak ettirmiþlerdi.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
LÝBYA TEMAS GRUBU ÝSTANBUL’DA TOPLANDI
En acýsý da 17-18 Temmuz 2011 tarihinde Ýstanbul’da toplaþtýrýlan 32 ülke yöneticilerinin Türkiye’nin ev sahipliðinde Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve BOP. Büyük Ortadoðu Projesi kapsamýnda Libya’nýn ele geçirilmesine kadar varacak olan kararlar almalarýydý. Libya Temas Grubu, Muhaliflerin ele geçirdikleri Bingazi’yi muhatap alacaklarýný, Kaddafi’nin elinde olan Tripoli’yi>Trablus’u devre dýþý býraktýklarýný açýklayan Türkiye dâhil bu 32 ülke yöneticileri, hangi pazarlýklardan sonra bu kararlarý aldýlar, þimdilik bunlar sýr olarak kalacaktýr. Libya’da çýkarýlan petrolün bir varilinin maliyeti bir ABD dolarý kadar olduðunu düþünürsek, kýþkýrtýlarak çýkartýlan muhalif isyanlarýnýn arasýndaki yapýlanmayý kolayca kavrayabiliriz. Hatta Türkiye Baþbakaný’nýn, Suudilerin Cidde Kentinde toplanan “Cidde Ekonomik Forumu” adýndaki toplantýda söylediði þu sözler bunun kanýtý gibidir: “Biz bu ülkelerin yer altý servetleriyle ilgilenmiyoruz.” Demiþti. Condolezza Rice’nin 2001 yýlýnda açýkladýðý; “22 Ýslâm Ülkesinin Dizayn edileceði, bunun içinde Türkiye’de var” þeklindeki yýkým projesinin kapsamý alanýnda olan Türkiye, nereye koþuyor? Türkiye bir yandan terör, öbür yandan Özerklik ilaný, beri yandan Kurdistan Parlamentosu seçimleriyle çalkalanýrken üstüne üstlük; “Libya Temas Grubu” adý altýnda bu Ülkenin meþru Hükümeti yerine isyancýlarý tanýyan emperyalistlere ev sahipliðine soyunmasý, Türkiye’nin geleceði açýsýndan çok ürkütücüdür. BM tarafýndan baðýmsýz bir ülke olarak resmen kabul edilmiþ bir Ülke olan Libya’nýn bölünmesi, meþru Hükümetinin yok sayýlarak yýkýlmasýna yönelik çabalara destek vermesi, Türkiye’nin baþýna getirilecek belalar adýna ürkütücüdür.
Ýslâm ülkelerini masa baþýnda bölen, emperyalistlerin ev sahipliðini yapan yine bir Müslüman Ülke olan Türkiye, üstelik iç karýþýklýklarla uzun yýllardan beri boðuþturulurken, ayrýca da emperyalist planlar gereði böldürülen Ýslâm ülkelerini yüz yýllarca yönetmiþ bir konumda iken þimdi, onlarýn param parça edilmelerini içine nasýl sindirecektir? Öbür yandan Masa baþýnda: “Biz, Libya’nýn meþru Hükümetini tanýmýyoruz, isyancýlarýn eline geçen Libya’nýn Doðusundaki Bingazi’deki isyancýlarý tanýyoruz.” Þeklindeki Ýstanbul Temas Grubunun bu haksýz, uluslararasý hukuka uymayan kararlarý, yakýn bir gelecekte, bu kere baþka bir Ýslam ülkesinde masa baþýnda 32 emperyalist ülkenin keyfi kararlarý ile “Türkiye’nin meþru Hükümetini tanýmýyoruz, biz Türkiye’nin doðusundaki Diyarbakýr’daki isyancýlarý muhatap alýyoruz.” Þeklinde bir uygulamaya gidilmekte olduðunu, o zaman Türkiye’nin yapacaðý itirazlara: “Ýstanbul’da, Libya Temas Grubunun 17-18 Temmuzda aldýklarý kararlar ile Türkiye’nin susturulacaðýný” nasýl görmezlikten gelebiliriz? Bu, Türkiye açýsýndan bir ileri görüþsüzlük-öngörüsüzlük- müdür, yoksa nasýl bir þer planýnýn ürünüdr anlamýyoruz. Üstelik ayný günlerde 13 Mehmetçiðimiz kalleþ bir pusuya düþürülerek þehid edilirken, BDP adlý ýrkçý parti, ÖZERKLÝK ÝLAN EDÝYORDU. Türkiye kendi Ülkesinde bir çatýþmanýn içinde yüzerken emperyalist sömürgecilerin þer kokan Projelerinin tarafý oluyor, bir yandan da kendi Ülkesinde Özerklik ilanlarý yapýlýyordu. Ayrýca da Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve BOP Büyük Orta Doðu Projesinin göbeðinde “FREE KURDÝSTAN” adlý Emperyalist Plan, uygulanacaðý uðursuz günü bekliyordu. Yukarýdaki belge ve bilgiler, 2011 yýlý Temmuz ayýnýn sonuna doðru kaleme alýnmýþ idi. Þu satýrlarý Ramazan Bayramýnýn 3. Perþembe 2 Eylül 2011 günü sabah saat 07.15 te yazýyorum. Yukarýdaki tespitlerimden 35 gün kadar sonra NATO adlý emperyalist Haçlý Örgütün desteðindeki isyancýlar, Tripoliye girdiler. Saddam kayýp, oðlu öldürüldü, eþi Cezayir’e sýðýndý.
Bin yýl önce Papa II. Urban, Papaz Piyer Lermit tarafýndan baþlatýlan Haçlý Seferleri, Ýslâm dünyasýna yapýlan saldýrýlarla Müslümanlýðý Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’ye hapsetme Planý, Özellikle Turan soylu Müslüman Oðuz Türkleri tarafýndan durdurulmuþ, bu uðurda yüz binlerce Müslüman Oðuz Türk’ü þehadet þerbetini içmiþti. Bin yýl sonra þimdi 2011 yýlýnda Müslüman ülkelerin Müslüman Halklarýnýn ve bu Müslüman ülkelerin Müslüman yöneticilerinin elleriyle ve dilleriyle Çaðdaþ Haçlý Seferleri olanca þiddetiyle NATO adlý ABD’li Haçlý Kuruluþun silahlý saldýrýlarýyla geliþtirilmiþ, Ýslâm dünyasý Çaðdaþ Haçlýlar tarafýndan demokrasi getirileceði vadiyle iþgal edilmeye baþlanmýþtýr. Bu, Çaðdaþ Haçlý Ýþgali, Bin yýl önceki Haçlý Saldýrýlarýndan daha aðýr, daha gönül kýrcýdýr. Bin yýl önce Haçlýlara karþý durmak için canlarýný feda eden Müslümanlarýn bugünkü torunlarý, özellikle Müslüman ülkeleri yöneten devlet adamlarýnýn bir bölümü, þimdi kendi elleri, kendi dilleri, kendi gönülleriyle silaha sarýlýp, Haçlýlarla ittifak ederek onlara kendi ülkelerini teslim etmeleri, gerçek Müslümanlara ve gerçek Türk çocuklarýna ne kadar acý veriyor. Haçlý Seferlerinin çýkýþ gayesi, Türkleri Anadolu’dan atmak, Orta Asya’ya sürmek, Ýslâmiyet’i Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’ye hapsetmekti. Ýlk Haçlý Seferlerine katýlan bir milyon dolayýndaki Hýristiyan’ýn karþýlarýna dikilen Kýlýçaslan ve Kahraman Türk yiðitleri, bu Haçlý saldýrýlarýný göðüslerinde söndürmüþlerdi. O günden bu güne kadar geçen nice yüz yýldan sonra 11 Eylüldeki Ýkiz Kulelere yapýlan çakma saldýrýlarý bahane eden George Bush,-Corç Buþ- adlý ABD Baþkaný: “ÝÞTE ASIL HAÇLI SEFERLERÝ ÞÝMDÝ BAÞLAMIÞTIR” demiþti. Bin yýl sonra, 2000 yýlýnda baþlatýlan Çaðdaþ Haçlý Seferleriyle Müslüman ülkelerin üstüne olanca öfkeleri, kan kusan silahlarýyla çullanýyorlardý.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
ÇAÐDAÞ HAÇLI SEFERÝNDE ÝÞBÝRLÝKÇÝLER
Çaðdaþ Haçlý Seferleri bu kez baþka kýlýkta yapýlýyordu. Bu yeni Nesil Haçlý Seferlerinin mahiyetini çözebilmek için: www.bilgeata.com da yakýn bir gelecekte Ýnþallah yayýnlayacaðýmýz “Arap Ba’as Partileri BA’AS” Bölümünü mutlaka inceleyiniz. Bu Yeni Nesil Haçlý Seferleri bizzat Müslüman ülkelerin halklarý ve özellikle baþlarýndaki yöneticileri tarafýndan üslenilerek, ciddi bir uygulama aþamasýna getirilmiþtir. Müslüman ülkelerin hükümet yöneticileri, bu yeni nesil Haçlý Seferlerinin ortaðý, eþ baþkanlarý olarak atanmýþ, böylece Ýslâm dünyasý kendi içinden kendi yöneticilerince Haçlý Seferlerinin Müslümanlar arasýndaki görevlileri haline getirilmiþlerdir. Bu yeni nesil Haçlý Seferleri ile Müslüman ülkelerin yöneticileriyle bir kýsým halklarý, etnik unsurlarý kendi ülkelerini, kendi yurttaþlarýný, kendi zenginliklerini emperyalist Haçlýlara teslim etmek için bir birleriyle çarpýþarak, bir birlerinin gýrtlaklarýný sýkarak, bir birlerinin kanýný içerek teslim etmeleridir. Bu Yeni Nesil Haçlý Seferleri sýrasýnda Müslüman Ülkelerin Müslüman halklarýnýn kendi vatanlarýný, Haçlýlara teslim yarýþlarý, henüz baþka bir emsali görülmemiþ bir Hýyanetin de þaheseri olarak tarihteki utanç yerini alacaktýr. Bu Müslüman kýlýklý halklarýn bir yandan Siyonizm’e karþý olduklarýný söylemeleri, öbür yandan Evangelik Püriten, Judaizer ABD’li Siyonistlere kendi ülkelerini, kendi Yurttaþlarýyla savaþarak teslim etmeleri, daha da þaþýrtýcý bir Müslümanlýk yaþantýsý olarak utanç duvarýný bile utandýracak bir kepazeliðin örneðidir. Tunus, Yemen, Mýsýr, Libya, þimdilik bu Müslüman ülkeler, Haçlý destekli iç savaþlarla Haçlýlarýn eline düþmüþtü. Suudlar, Abudabi, Bahreyn, Katar, Birleþik Arap Emirlikleri gibi 6-7 ülke ile Irak Haçlýlarýn ellerinde olduðu düþünülürse, geriye kalan 10 dolayýndaki ülke yakýnda ellerine geçer.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
ÇAÐDAÞ HAÇLI SEFERLERÝNÝN ETKÝ ALANLARI
Bin yýl önceki Haçlý Seferiyle bugünkü Haçlý Seferlerinin arasýnda daðlar kadar fark var. Bin yýl önce Papa II. Urban, Papaz Piyer Lermit tarafýndan baþlatýlan Haçlý Seferlerinin inanç kökeni, Hýristiyan Ýnancýydý. O günkü Haçlýlarýn gayeleri, iki ana hedefte toplanýyordu, Ýslâmiyet’i Hicaza hapsetmek, Türkleri Anadolu’dan atmaktý. Burada bir þeyin kuvvetle altýný çizmem gerekiyor. Bin yýl önceki Haçlý Seferleri, sýrf Hýristiyanlýk gayesine yönelik bir hareketti. Hýristiyanlýðý dünyaya egemen kýlmak için yüz binlerce Hýristiyan yollara düþmüþtü. Bugünkü Çaðdaþ emperyalist Haçlý Seferlerinin hiç bir noktasýnda Hýristiyanlýk yoktur. Bugünkü Çaðdaþ Haçlý Seferleri, tamamen SÝYONÝZM kaynaklý, Ýsrail’i dünya’ya egemen kýlmak için yapýlan bir harekettir. Bin yýl önceki Hýristiyan ve Papa kaynaklý Haçlý Seferlerinde, Anadolu Türklüðünü Anadolu’dan Orta Asya’ya sürme güdüsü öne çýkýyordu. Bugün de Ermeni ASALA ile PKK’nýn birleþtikleri ortak nokta, Ermeni, Rum, Kürt ittifaký yaparak, bu üç unsurdan Ermeni, Rum ve Kürt Federasyonu kurmaktýr. Bu, Ermeni Taþnak ve Hýnçak komitalarýnýn 1892 yýlýnda aldýklarý bir karardýr. Bu karar Kürt aþiretlerini Osmanlýlara karþý savaþtýrmak, Kürtleri Ermenilerin safýna çekmek için alýnmýþ uyduruk bir karar iken bu kere, þimdi PKK-ASALA iþbirliðinde bu karar öne çýkartýlmýþ durumda görünüyor. Bu kararlarý savunan pek çok Kürtçü ile görüþtüm. Bunlar Kürtçe konuþan Ermeni kalýntýlarý olamaz mý?
Oysa bugünkü Siyonist Haçlý Seferleri, etnik unsurlarý, muhalifleri, aþiretleri kullanarak özgürlük, baðýmsýzlýk, demokrasi, laiklik getirme görüntüsünde küresel emperyalistlerin Irak’ý Saddam’dan kurtarma, Iraklýlara demokrasi getirme görüntüsünde Siyonist Mesut Barzani’yi Irak’ýn Kuzey’inde egemen hale getirdikleri gibi bir þer planý uygulamaktadýrlar. Þimdi de AKP Hükümetinin Barzani’yi tanýyacaðý söyleniyor. Bugün Irak’ýn Kuzey’inde peþmergeyi Ýsrail Genel Kurmayý eðitmiyor mu? 240.000 Kürt Yahudi’si adý altýnda yetiþtirilmiþ, Mossad ajaný Irak’ýn Kuzey’ine yerleþtirilmedi mi? {Barzaniler TIKLAYINIZ}
Küresel emperyalistlerle düz emperyalist Avrupalýnýn hedeflerinden birisi ve belki de en dikkat çekicisi Türkler ekonomik, teknolojik ve bilimsel yönlerden geliþirlerse yeniden dünya imparatorluklarý kurabilirler. Bunu önlemenin yolu, Türkleri ekonomide, siyasette, ticarette, teknolojide ve bilimsel bilgilerde ileri adým attýrmamaktýr. Türkiye’nin Orta Asya’ya sürülmesi ikincil bir seçenektir. Bu duruma Rusya karþý duracaðý için, Birincil seçenek öne çýkartýlýyor. Birincil Seçenek ise emperyalizmden baðýmsýz hareket edemeyen, bankalarý satýn alýnmýþ, limanlarýna el konulmuþ, dýþ ticaret açýðý alabildiðine kabarmýþ, finans piyasasýnýn % 75’i ele geçirilmiþ, dýþa baðýmlý olmaktan kurtulamamýþ bir Türkiye kurmak istiyorlar. Bu, Türkiye’nin kendi içinden bölünmüþ, insanlarý köleleþtirilmiþ, yöneticileri emperyalistlerin buyruklarýna girmiþ, ne buyrulursa yapacak konuma düþürülmeye çalýþýlan Türklerin, Anadolu’da yaþamalarýna ancak o zaman izin verebileceklerini Türkler, sakýn unutmasýnlar.
ABD ülkesinin ve devletinin kuruluþunun her bir aþamasý, her bir noktasý–virgülü, SÝYONÝZM emellerini gerçekleþtirmek üzerine kurgulanmýþ bir devlettir. Bu Siyonist devletin Hýristiyanlýkla ne iþi olacak? Onlar köken olarak Hýristiyan inancýndan gelmekte iseler de sonralarý PÜRÝTENLÝK ve JUDAÝZERLÝK, yani Yahudicilik inancýný kabul ederek Evangelikleþtiler. Bugünkü ABD kaynaklý Çaðdaþ Haçlý Seferlerinin Kökeninde Papa, Vatikan yoktur. Çünkü Vatikan, Papa, Papalýk Örgütü, Siyonizm’e karþýdýr. Dünyada en büyük, en etkili, en uzun soluklu imparatorluklarý Türkler kurdular. Türk Devleti’nin Cumhurbaþkanlýðý ambleminde 16 Türk Ýmparatorluðunun yýldýzlarý parlýyor. Türk Ýmparatorluk yýldýzlarýna, þimdilik üç yýldýzýn daha eklenmesini önermekteyim. 1} Pontus Türk imparatorluðu, 2} Týrabzon Kuman Türk Ýmparatorluðu, 3} Mançu Türk Ýmparatorluðu. Siyonistleþen Hazarya Musevileri olan Hazarya Türk imparatorluk bakayasý Musevi Türkler, Musevileþtikten ve Siyonistleþtikten sonra gerçek Türk Ýmparatorluk felsefesinden ayrýlarak, emperyalist, sömürgeci, baskýcý yönetimler kurmaya baþladýlar. Bunun en yeni örnekleri, Anglo-Britan Ýmparatorluðu, ABD’ Siyonist emperyalist imparatorluðu giriþimidir.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
BREZÝNSKÝ, EHUT BARAK, GABÝ AÞKENAZÝ’NÝN KÖKENLERÝ
Ýsrail Genel Kur. Baþkaný Gabi Aþkenazi, bir zamanlar ABD’nin Ulusal Güvenlik baþ danýþmaný Zibiqniew Brezinski, Ýsrail Savunma Bakaný Ehut Barak Hazarya Türklerindendir. Dünyada 15 milyon Yahudi varsa bunun en az 13 milyonunu Hazarya kökenli Türk Museviler oluþturmaktadýrlar. Bu gün ABD ülkesinde yaþayan Yahudilerin büyük çoðunluðu Hazarya kökenli Türk Musevilerdir. {Asenat Barzan TIKLAYINIZ.} Hitlerin soykýrým yaptýðý 6.5 milyon Yahudi’nin içinde bir tek Ýbrani kökenli Yahudi yoktu. Soykýrým yapýlanlarýn hepsi Hazarya Türk Musevilerdir. Hatta Albert Einstein‘in kökeni de bu Hazarya Türklerine dayanmakta olduðunu söylemeliyiz.
Bazýlarýmýzýn aklýna þu sorular gelebilir. Mademki bunlar Hazarya Türklerindendir. O halde neden Mavi Marmara Gemisine saldýrdýlar? Bu sorunun yanýtý çoksa da sanýrým bir-iki yanýt yeterlidir. Boy’lar, Oymaklar bölündükten sonra bazý boy ve oymaklar inanç yönünden, din yönünden ve dil yönünden farklýlýklar göstermeye baþladýklarýnda, asýl köklerine de yabancýlaþtýlar. Bulgarlar, Orta Asya’dan ayrýldýktan sonra Slavlarla karýþarak hem dillerini kaybettiler, hem de Hýristiyanlaþtýlar. Balkanlarda Yurt Tutan Arhuntlar, Karlar, Lelekler, Pelasklar Grekçenin etkisinde kalarak Grekleþtiler. Roma’yý kuran Etrüskler Türk’tür. Buralarý bin yýllarca Türk olarak yöneten bu Boylar daha sonra asýl kökleri olan Türklere karþý amansýz birer yaðý/düþman oldular.{Ýsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri Ýsveçlilerin Türk Atalarý. Lager Bring. okuyun. Kaynak yayýnlarý.-Ey Dünya Ýnsanlarý Hepiniz Türksünüz. Gene D. Matloock okuyun. Tony Turk TIKLAYIN.}RUM KÝMDÝR GÖRÜNÜZ:
“Tanrý Kutsal kýlasý Nuh oðlu Yafes, Yafes oðlu Türk’e dek ulanýr. Tanrý kutsal kýlasý Ýbrahim oðlu Ýshak, Ýshak oðlu Iysu-Iysu oðlu Rum’u andýrýr.” 3
…………………………………………………………………………………..………………
3} Divan-ü lügat–it-Türk Kaþkarlý Mahmut Tdk. Yay Ankara 1939 C=1. sh=28
2010 yýlý içinde Ýsrailli yöneticiler arasýnda bir tartýþma çýkmýþ, bir yetkili öbürüne: “Ey! Musevi, sen sus” þeklinde baðýrýyordu. Musevi dediðine daha aðýr söz söylüyorsa da biz bu sövmeyi almadýk. Bu neyi gösterir diyenlerei: “Ýbrani kökünden gelenlerle, sonradan Musevileþenler arasýndaki bir çekiþmenin içten içe yaþandýðýný gösterir. Hazarya Türkleri GEN ve DNA tetkikleri yaptýrýrlarsa sonuç bilimsel olarak görürüler.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
“SAHTE ÝSA TEK GÖZLÜ KÂFÝR OLABÝLÝR MÝ?”
“Ýnancýmýzý onlarýn Teolojisine bakýp desteklemeyeceðimiz halde, Müslüman âlimlerin, uzun zaman önce, bir DECCAL’IN geleceði hakkýnda uyarýda bulunmalarý da oldukça ilginçtir. Bu, ÞEYTANÝ LÝDER ortaya çýktýðýnda, C.F.R. harflerinden tanýnabileceðini ileri sürüyor, ayrýca ‘TEK GÖZLÜ’ olacaðýna da iþaret ediyorlardý.”
Acaba bu, bizim bir dolarlýk banknotlarýmýzýn üzerine basýlý Ýllimünati {Entrika Çemberi}’nin her þeyi gören gözü, Hourus olabilir mi? Britanica Ansiklopedisi’nin 1904 yýlý baskýsýnýn Ýkinci sayýsýnda, þu hayret verici paragrafa rastlýyoruz:
{DECCAL, Muhammed’in Din’inde SAHTE ÝSA olarak bilindiði için, Ýslâm Din’ine de yabancý deðil. TEK GÖZLÜ OLACAK VE ALNINDA C.F.R Harfleri yazacak, KÂFÝR {CAFÝR} kelimesinin harfleri. C.F.R= Concil Foreiðn Relation> DIÞ ÝLÝÞKÝLER KONSEYÝ. 1914 yýlýnda Baþkan Woodrow Wilson tarafýndan oluþturulduðunda, yardýmcýsý Albay House ile Avrupalý komplocu ortaklarý Britanica Ansiklopedisi’nin haklarýný satýn aldýlar. 1904 yýlý origynal/orijinal baskýsýnýn 126. sayfasýndan yukarýdaki ifadeyi {Hadisi} çýkarttýlar. Bereket versin ki, bu söylediklerimin doðruluðunu ispatlayacak bir kopyasý bende mevcut.”
C.F.R.=Concil Foreiðn Relation>ABD-Dýþ Ýliþkiler Konseyi.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
“DÝKTATÖR DÜNYA DÜZENÝ BM PROJESÝ”
“Emin olduðumuz bir þey var: Bu KÂFÝR DECCAL ortaya çýktýðýnda, YENÝ DÜNYA DÜZENÝ ile ilgili son rötuþlarý tamamlayacak. EFENDÝLERÝ ÞEYTANI memnun etmek için, Ýllimünati’li adamlar hiç durmadan ve hararetle siyasi, ekonomik ve dini açýdan küresel bir düzen kurmak için çalýþýyorlar. Bu saydýklarýmýz yaratýðýn üç bacaðý Hükümet, Para ve KÂFÝR DÝN. Amaçlarý, CEHENNEM EFENDÝLERÝNÝ sevindirmek ve bu adamlara toplum üzerinde muazzam kontrol gücünü miras býrakacak, YENÝ BÝR DÜNYA DÜZENÝ getirmek. Davalarýný tamamlayabilmek için ÝÇ ÇEMBERDEKÝ ADAMLAR yalan söylemeye, öldürmeye, çalmaya ve hatta toplumu yok etmeye can atýyorlar. Kötü ruhlu bu on adamýn, bütün dünya üzerinde otorite saðlayabilmek için seçtikleri araç; BÝRLEÞMÝÞ MÝLLETLER {BM} BM. Bu güne dek zayýf kaldý. Deklarasyonlarýn veya yaptýrýmlarýn uygulanabilmesi için BÝRLEÞÝK DEVLETLER {ABD} SÝLAHLI KUVVETLERÝNE ÝHTÝYAÇ DUYDU. BUNDAN DOLAYI DÜNYA’DAKÝ BÜTÜN SÝLAHLI KUVVETLERÝ BM:ÝN ÇATISI ALTINDA TOPLAMAK ÝÇÝN KUMPAS KURULUYOR. ÝLLÝMÜNATÝLÝ ABD BAÞKANI BÝLL CLINTON, BU PROJEYE ÝTAAT ETMEK ÝÇÝN, 25 NUMARALI BAÞKANLIK KARARNAMESÝNÝ {PDD} AÇIKLADI. PDD 25, BÝRLEÞÝK DEVLETLER ASKERÝ YETKÝLÝLERÝNDEN, BM. ÇATISI ALTINDAKÝ YABANCI KOMUTANLARIN EMÝRLERÝNE UYMALARINI ÝSTEYEN BÝR MÝLLÝ GÜVENLÝK KONSEYÝ MUHTIRASIDIR. AMERÝKAN TARÝHÝNDE ÝLK KEZ ABD. ASKERLERÝNDEN YABANCI KOMUTANLARIN EMÝRLERÝNE UYMALARI ÝSTENÝYOR, AYRICA DA BU ABD. ANAYASASININ DOÐRUDAN DÐRUYA ÝHLÂLÝ ANLAMINA GELÝYOR.
Yeni Dünya Düzeninin Kumanda Merkezi BM. Þimdi bu düzene yaltaklanmayý reddeden ülkelerde çýkacak iç ayaklanmalarý durdurmak ve bu milletlerin egemenliklerine karþý saldýrý baþlatmakla yetkilendiriliyor. Eðer her hangi baðýmsýz, bir devletin cumhurbaþkaný veya baþbakaný, illimünati Ýç Çemberi’nin gizli direktiflerine karþý gelirse, baðýmsýz bir ulus olan Panama ABD, tarafýndan nasýl iþgal edilip, lideri Manuel Noriega tutuklandýysa, o ülkeye de saldýrýlacak ve iþgal edilecek.”
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
“VATANSEVER AMERÝKALILAR AYAKLANACAKLAR MI?
“Ýç Çember yakýn gelecekte, diktatör Ýllimünati yönetimi altýnda yaþamanýn ne kadar keder verici, ne kadar zor olduðunu anlayan Amerikan halkýnýn, belki de birkaç demokratik ülkenin vatandaþlarýnýn Ayaklanabileceðine inanýyor, Ýllimünati’nin en büyük korkusu, ABD’ de deki vatanseverlerle Hýristiyanlarýn ayaklanýp alçak yöneticileri yerinden etmesi. Ýþte bu yüzden Alvin ve Heidi Tofler, Newt Ginfrich’in hararetle övdüðü Güç Vardiyasý ve yeni bir Medeniyet Yaratmak adlý kitaplarýnda, tutucu Hýristiyanlarý kötülüyor ve milliyetçi vatanseverleri Üçüncü Dalga Küresel Medeniyetinin kurulmasýna karþý gelen ‘karanlýk Çaðlardan’ kalma tehlikeli tehditler olarak gösteriyor.” 4
……………………………………………………………………..
4} Ýllimünati EntrikaÇemberi. Tex Mars Timaþ Yayýnlarý Çeviren Ali Çimen Petek Demir 1996. 3. Baský sh=212, 213, 214
Bu, týpký Afganistan, Irak, Mýsýr, Tunus, Libya’nýn iþgal edildikleri gibi öteki baðýmsýz ülkelerin de iþgal edilerek ele geçirilmesinin aynýsýdýr. Bu Plan ABD’nin Siyonist efendilerinin direktifleri ile olmaktadýr. Bu, Ýllimünati-Entirka Çemberinin gizli direktiflerine uymayan ülkelerin liderlerini kýskývrak yakalamakta, karþý duranlarý veya durmasý mümkün görünenleri yok edecek olan bir þer halkasýdýr.
ABD. Anaysa’sýnýn ihlâli sonucunu doðuran ABD. li askerlerin yabancý bir komutan’ýn komutasýna girmesi ile ilgili olarak bu araþtýrmamýzda sözünü ettiðimiz komutan Somali’de ABD. Askerlerine komuta eden Türk General Çevik bir olsa gerektir.
Tex Mars’ýn anlattýðý Britanica Ansiklopedisinden alýntýlanan Hadis-i Þerif ile ilgili olarak þunlarý söyleyebiliriz.
“Mesih Deccal’ýn bir gözü sakat olacak. Mesih Deccal’ýn gözü pörtlek, pertlek olacak. Deccal’ýn gözü salkýmýndan dýþarý fýrlamýþ iri bir üzüm tanesi gibi olacak. Hadis-i Þerife göre Deccal’ýn fizik yapýsý da insaný ürküten, ürperten bir tipte olacak. Görünüþü korkunç bir yaratýk olacak. Alnýnda K.F.R. {C.F.R} –K Â F Ý R- yazýlý olacak.”
Ýngilizler bizim K harfimizi C harfiyle de karþýlarlar. Bu hadis-i Þerif’te K.F.R. þeklinde yazýlan söz, Ýngilizce C.F.R. þeklinde yazýlýr, KÂFÝR okunur. Aslýnda Tex Mars’ýn tespitine göre bu söz, K.F.R. yani KÂFÝR sözünden baþka bir anlama gelmemektedir. Buna göre Amerikanlýlarýn 1914 yýlýnda kurduklarý, C.F.R.=Concil Foreiðn Relition> Dýþ Ýliþkiler Konseyi, YENÝ DÜNYA DÜZENÝ, dünyayý iþgal etmeye yönelik planlarýn, projelerin yapýldýðý, komplolarýn, ihtilallarýn planlandýðý bir kuruluþ olmasý bakýmýndan Tex Mars bu tespiti bu hadis-i Þerife dayanarak ortaya koymaktadýr. Protestan Evangelik Püritenler ise Milenyum’da yani 2 bininci yýlda Ýsa Mesih adý altýnda DECCAL’I yeryüzüne indireceklerini, bunun için BOP. Büyük Ortadoðu Projesini hayata geçirmek istediklerini, bu Proje ile Hýristiyanlýðý Milenyum’da yani 2000. bin yýldan itibaren dünyaya egemen yapacaklarýný söyleye gelmekteydiler. 2000 yýlý yýlbaþý baþladýðýnda bizdeki televizyon sunucularý, Milenyum sa’rasýna tutulmuþlardý. Televizyonlarda sunum yapan veya program sunan bazý bilgisiz kiþiler, MÝLENYUM diyor da baþka bir þey demiyorlardý. Oysa Milenyum; YENÝ DÜNYA DÜZENÝ’NÝN, BOP. Büyük Ortadoðu Projesi ile önce Ortadoðu’yu ele geçirmek, ardýndan bütün Orta Asya, Uzak doðu, Afrika’yý egemenlikleri altýna alma projesi idi. Nitekim 2003 yýlý baþýnda Irak’ý iþgal ederek egemen bir devleti yok edip, Irak’ýn Kuzey’inde Yahudi Dönmesi Mesut Barzani’ye baðlý bir yönetim kurdurdular. Bu yönetimin adýna da Kurdistan dediler. Yahudilerin Tevrat’ta: “ARZ-I MEV’UD> VA’DEDÝLMÝÞ TOPRAKLAR” olarak adlandýrdýklarý bu topraklardan bir bölümünü kopartarak aldýlar. Adýna da Kurdistan demeleri Türkiye, Ýran ve Suriye’deki Kürt kardeþlerimizi, Kurdistan adýyla kandýrmaktýr. Çevredeki Kürtlere; bakýnýz Erbil Merkezli Kurdistan ne kadar geliþti. Refah düzeyi ne kadar arttý, kiþi baþýna düþen geliri ne kadar çoðaldý diyerek iç karýþýklýklarý artýrmak, kitlesel isyanlar çýkarttýrmaktýr. Barzani yönetimini Hükümete resmen tanýtmak istiyorlar.
Kürt kardeþlerimizin emperyalizm’in oyunlarýna gelmeyeceðine inanýyorum. Artýk dünya âlem þunu bilmelidir ki, yeni kuþak Kürt gençlerimiz artýk uyandýlar. Ne kendilerini, ne ailelerini bir maceraya atmayacak kadar bilinçlendiler. Onlar okumak, yazmak, bir iþ ve meslek sahibi olmak, eþlerini ve çocuklarýný rahat yaþatmak istiyorlar. Bu da her gencin en doðal hakkýdýr. Bu hakkýn yerine getirilmesi ise Devleti yönetenlerin baþta gelen sorumluluðudur.” 5
……………………………………………….
5} Mavi Marmara Bilge Ata Týklayýnýz. {alýntý}
Yukarýdaki dosyayý 2010 yýlý Aralýk ayýnda yayýna sunmuþtum. Bu dosya dikkatle incelenirse, bugün Tunus, Libya, Mýsýr, Yemen, Suriye’nin baþýna gelenleri, yakýnda Ýran’ýn akýbetini, özellikle Kaddafi’ye yapýlan saldýrýlarýn tarafýmýzdan görülmüþ ve insanlýðýn dikkatine sunulmuþ olmasý, bizim açýmýzdan görevimizi yaptýðýmýz anlamýna getirilmelidir..
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
BOP ve “ÝSLAMÝC SACRET STATE”
Emperyalistler, bazý Müslüman yöneticiler ve Müslüman halkalara, Çaðdaþ Haçlý Seferlerini icra ettiriyorlar. Müslüman Halklarýn bir bölümünün, kendi elleriyle, kendi kardeþlerinin kanýný dökerek, Müslüman ülkelerin Siyonist emperyalistler adýna iþgal ettirmekte olmalarý, cidden esef vericidir. Cenab-ý Allah Zül Celâl’e olan dualarýmýz, Müslümanlarý, bu emperyalistlerin þerlerinden ve onlarýn iþbirlikçilerinden kurtarmasýdýr.
Yüz yýllardan beri Gayr-ý Müslim ayaðý deðmediði halde bu kere Gayr-ý Müslimler tarafýnda masa baþýnda: “ÝSLAMÝC SACRET STATE> -ÇAKMA- ÝSLÂM YÖNETÝMÝ- adý altýnda HÝCAZI BÖLECEKLERÝ BÝR PLANI UYGULAMALARINA ÇOK AZ KALDI. Yukarýdaki BOP Haritasýna bakýnýz. Bu þer projesi ile Kýzýldeniz’in kýyýsýnda Mekke-i Mükerreme ile Medine-i Münevvere’nin Suudlardan BÖLÜNEREK AYRI PARÇA HALÝNDE Bölündüðünü, küçük bir kara parçasýna sýkýþtýrýlmýþ bir HÝCAZ Haritasý görülmektedir. Bu BOP Haritasýyla, bundan sonra MÜSLÜMANLIK HÝCAZA, MEKKE-i MÜKERREME ÝLE MEDÝNE-Ý MÜNEVVERE’YE HAPSEDÝLECEKTÝR. Ýslâm topraklarýnýn Müslüman halklar tarafýndan Siyonist emperyalistler adýna iþgal edilmesi iþlemi ve eylemi ise, 2011 yýlý baþýnda bizzat Müslüman halklarýn kendileri ve bir takým yöneticileri tarafýndan baþlatýldý. Müslüman ülkelerin bir kýsým yöneticilerinin ve kandýrýlmýþ halklarýnýn eliyle Ýslâm dünyasýnda gerçek Müslümanlýk yok edilerek, yerine Hz. Muhammed {s.a.v} Efendimizi reddeden bir imansýz sistem ile üç Dinden oluþturduklarýný öne sürdükleri çakma bir din, SÝYONÝST BÝR DÝN, getirecekler. Hz. Muhammed {s.a.v} Efendimizi dýþlayan Âhir Zamanýn son Elçisini: “KELÝME-Ý TEVHÝD’DEN” çýkartan imansýz bir proje uygulanacaktýr. Bazý cahil ve siyasal olarak þartlandýrýlmýþ kimselerin, þu olanlarý kavrayamamalarý, üzerimize yýldýrým gibi yaðan bu þerri öteleyemez. Bundan çok deðil birkaç yüz yýl önce bugünkü Ýspanya, Müslümanlarla ve Müslümanlýkla dolup taþýyordu. O günkü Müslümanlarýn kurduklarý Medeniyetin kalýntýlarýndan çok azý þimdiki Hýristiyan Ýspanya’da yaþayabilmektedir. Bunlarý sorup öðrenebilirsiniz. Þimdi o Kutlu Ýslâm Medeniyetinin yerinde, Haçlý Faþinglerinin arsýz çýðlýklarý yankýlanýyor. Endülüs Müslümanlarýndan bir tek kiþi bile orada yaþamýyor. Sebeplerine sarýlmazsak, akýbetimiz onlardan daha parlak olmayacaktýr. BOP Projesi kapsamýnda uygulanacak bu Projenin hayal ürünü olduðunu savunacak; “Bize hiç kimse hiçbir þey yapamaz” diyerek, kof kabadayýlýklara soyunacak bir takým lafazan Müslümanlar, þunu iyi bilsinler ki, Saddam Hüseyin, Muammer Kaddafi, Hüsnü Mübarek gibi diktatörlerin de elleri armut toplamýyordu. Onlarýn düzenli ordularý, kara, Deniz, hava kuvvetleri vardý. Irak’ýn hava kuvvetleri komutanlarýndan pek çoðu bir cemaate ve bir þýha baðlý olarak yaþýyorlardý. Bu Hava Kuvvetleri komutanlarýna cemaat ve tarikat þýhlarý uçaklarýný havalandýrmamak emrini vermiþler, Saddam’dan kurtulma görüntüsünde ABD’li Siyonist emperyalistlerin Irak’ý iþgaline ortak olmuþlardý. Benzer uygulamalarýn benzer sonuçlarýný Türkiye ve öteki ülkelerde görmemek için hiçbir gerekçe bu gerçeði örtemez. Tunus, Mýsýr, Yemen, ve Libya’da ayaklanan halklarýn bu tür bir oluþumun içinde olmamalarý için hiçbir seçenek ileri sürülemez. Ora halklarýnýn cemaat ve þýhlarýnýn verdikleri buyruklarýn ilahi buyruklar olduðu, kabul ettirilmiþ halklar olduklarý gerçeðini de akýl defterinden uzak tutamayýz. Türkiye’de bazý kasabalarda etkin olan bazý cemaat ve tarikatlar, seçim sýrasýnda liderinden gelecek emirleri beklediklerini, emir geldikten sonra haþa Cebrail aleyhisselâm’ý dahi görseler, Cebrail de liderlerinin kendilerini bir uçuruma yuvarlayacaðýný haber de verse, o cemaat, o müritler yine de bu emre itaat ederler. Müslümanlar lutfen azýcýk gözlerini açsýnlar. ABD de bir tarikat müritlerine Cennet’i va’detmiþ, bunun yolunun, bir apartmandan atlamak olduðunu söylemiþ. Müritler verilen emre uyarak çok yüksek binadan peþ-peþe atlamýþlardý.
“Müslümanlar neden Müslümanlýklarýný ancak modern hayat içinde sürdürebileceklerine inanýyorlar?”
“Ya gelenek içinde, ya modernite içinde kalarak… Geleneðin içinde kalarak bir mistisizme baðlanmasý gerekiyor. Çünkü o her an va’atte bulunuyor. Türkiye’de yaþamýþ ne kadar þeyh, üstad, lider, parti baþkaný varsa hepsini tanýyorum. Hepsinin bir KÂHÝN olduðunu biliyorum. Hepsi CEMAATLERÝNÝ þöyle yönlendirdiler. ‘Falanca gün her þey çok iyi olacak? Bunun için bir eyleminiz mi var? Çünkü Hazret rüya gördü. Bizim eylemimiz olmadan nasýl iyi olacak diye hiç kimse sormadý, hâlâ da sormuyor. Müslümanlar tekrar tarihe dönmek istiyorsa akla dönmeli” 6
………………………………………………………..
6} Atasoy Müftüoðlu Yeni Þafak gazetesi 26 Eylül 2011 S:9
Bu konularý daha derinlemesine incelemek isteyenler, Ýngilizlerin ta 1710 lu yýllarda bundan üç yüz yýl önce Osmanlýlara 10 kadar casus gönderdiklerini okumalýlar. Bu casuslarýn Türkçe, Arapça, Farsça, Kur’n-ý Kerim, Hadis, Tefsir, Fýkýh gibi Ýslâmî ilimleri öðrendiklerini, her birinin bir dergâh’ta ulu þýhlar olduklarýný, hatta içlerinden birisini Mr. Hempher’i Necef’te görevlendirdiklerini görüyoruz. Bu Hempher, Necidli Abdül Vehhab Bin Muhammed adlý bir genci ele geçirerek ona, iyi yetiþmiþ, Ortadoðu kýzlarýna benzer bir Ýngiliz kýz casusu, MÜT’A nikâhý ile nikâhladýðýný görüyoruz. Ýngilizlerin bugünkü Vehhabiliði bu kiþiye kurdurduklarýný, bu kiþiyi içkiye alýþtýrdýklarýný, Kâbe’nin bir put olduðuna ikna ettiklerini Mr. Hempher açýklýyor. Ýngiliz Dýþiþleri Bakanlýðýnda Osmanlý Sultaný, Osmanlý Þeyh’ul Ýslâm’ý, Necef’teki Þii Ayet’ullah’ý, Ýran Þah’ý gibi giyinmiþ, onlar gibi düþünen onlar gibi yaþayan adamlar yetiþtirdiklerini lutfen okuyunuz. Bunlarý böyle yetiþtiren emperyalistler, tarikat þýhlarýný, cemaat liderlerini mi yetiþtiremeyecekler? Onlar kimlerin nerelere yerleþtirileceðini, bunlarýn nasýl kullanýlacaklarýný en iyi etüt eden emperyalistlerdir. Bunun için küçücük BRÝTANÝA Adalarýndan çýkmýþlar, koskoca dünyaya; “GREAT BRÝTNÝA ÝMPERÝUM’u, “Dünyada Güneþ Batmayan Büyük Britanya Ýmparatorluðunu kurmuþlardýr. {Not: geniþ bilgi için Bakýnýz. Yüzleþme Doktrini Rüstem Kocadurmuþoðlu –Bilge Ata- Zirve basým evi Adana 2002 S=210} Osmanlý Padiþahlarý gibi düþünen, Þeyh’ul Ýslâm gibi þer’i fetvalar veren, onlarýn birebir kopyasý olan bu adamlarý yetiþtiren emperyal güçler, tarikat þýhlarý, cemaat önderlerini yetiþtiremez sanýyorlarsa Eshab-ý Kehif Uykusundan uyansýnlar.
Þu açýkladýklarýmýz o devirlerde bire bir yaþanmýþ, daha sonraki devirlerde 1920 yýlýnda ise 200 küsur yýldan 1710 dan beri Der’iye adlý çöl Kasabasýnda eðitim verdikleri Muhammed Bin Sud’un çocuklarýný çölden çýkararak, Mekke Þerifi Hüseyin Bin Tallal’ý yaka-paça ederek Kýbrýs Adasýna hapsettikleri de mi hayal ürünüdür. üseyin Bin Tallal’ý yakapaça ederek Kýbrýs Adasýna sürdükleri þimid adýna Suudi arabiya denilen topraklarý suudlara teslim ederek tepe tepe kullandýklarý da hayal ürünüfür?Bir zamanlar yanýna bin temenna ile yaklaþýlamayan Saddam’ýn idamý da mý hayal ürüdür? Onlarýn BA’AS’çýlarýn kellerinin kopartýlmasý hayal ürünü olarak mý görülüyor? Yukarýdaki tespitlerimize göre Condolezza Rice’ýn “22 Ýslam Ülkesi yeniden dizayn edilecek, bunlarýn içinde Türkiye de var” demesinin ardýndan çok az bir zaman geçtikten sonra ARAP BAHARI adlý Siyonist emperyalist Proje ile Arap diktatörleri bir-bir devrilmedi mi? Bu da mý Hayal ürünü?
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
BOP’UN RESMEN TANINMASININ BAÞLANGICI ÝRAN’DIR
Ýran’ýn geliþtirmiþ olduðu kýtalar arasý füzelerden Ýsrail’in ve ABD’lilerin canlarýnýn kurtulmasý için FÜZE KALKANININ KONUÇLAMASI gündemimizi iþgal ediyor. Öyle ya, ABD’li Siyonist Hýristiyanlarla Ýsraillilerin canlarý çok kýymetliydi. Filistinli Müslümanlarla, Irak’ta öldürülen bir buçuk milyon Müslüman’ýn canlarý yoktu. Býrakýnýz bir buçuk milyonu, ABD’lilerden üç kiþinin burnu kanasa, ABD’liler burun kanatanlarýn kökünü geçirme hakkýna sahiptirler. Ama kendileri bir buçuk milyon Müslüman’ý öldürdüklerinde bu, onlarýn en ulvi haklarý sayýlmaktadýr. Fransýzlar Cezayir’de Bir buçuk Milyon Müslüman’a GENOCÝD uygulama hakkýna sahiptir. Çünkü onlar Avrupalý ve ABD’lilerdir. Onlar seçkindirler. Öldürmek, köleleþtirmek, yok etmek onlarýn en doðal haklarýdýr. Ötekiler ise öldürülmek, topraklarý yaðmalanmak, sömürülmek, bu seçkin Masterlerin, Mösyölerin köleleri olmak için yaratýlmýþlardýr. ABD’li Püritenler, Kenani dedikleri öteki uluslarý öldürme hakkýna sahiptirler. {Mavi Marmara TIKLAYINIZ} ABD’liler, füze kalkaný Projesinin Türkiye’de konuþlanmasýný istiyorlar. Bazý Türklerin tepkisini önlemek için Türkiye ile Ýsrail arasýnda yapay bir sürtüþme projesi ortaya atýlýyor. Bu sürtüþmeyi gündeme getirmek için Mavi Marmara Gemisi olayý yaþanmýþ olamaz mý? Füze kalkaný Projesinin konuþlanmasýnýn alt yapýsý, Türkiye-Ýsrail gerginliði üzerine inþa edilmiþ olamaz mý? “ONE MÝNUTE” hep bu konunun parçasý olarak ortaya saçýlmýþ olamaz mý? Bu konularda Milletin kuþkusu artýyor.
Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan, Malatya’da kurulacak; “Erken Uyarý Sistemleri” hakkýnda konuþurken, Malatya‘da füze kalkanýnýn kurulmayacaðýný, bunun Macaristan’da kurulacaðýný söyleyerek, Malatya’ da Füze Kalkaný kurulacak diyerek itiraz edenlerin yanlýþ konuþtuklarýný söyledi. Oysa Malatya’da kurulacak olan “Erken Uyarý Sistemleri ile Ýsrail, ve denizlerde konuþlanmýþ olan ABD’nin 6 filosuna erken uyarý destekleri verilecektir. Böylece Ýran’dan atýlan bir füze bu Sistem ile derhal gözlenecek, böylece koruyucu tedbirler alýnacaktýr. Bu erken uyarý Sisteminin komuta merkezi Almanya’da olacaktýr. Bu iþ böyle olmamýþ olsaydý, “Erken Uyarý Sistemini” de Macaristan’da kurarlardý. Malatya KÜRECÝK’TE kurulacak bu radar sistemleri, öyle bir coðrafyada kurulacak ki, buradan bütün Ýsrail, Ortadoðu, Ýran, Akdeniz, Kýzýldeniz, Umman Denizi, Hint Okyanusu ve öteki alanlar gözlenebilmektedir. Burasý sanki Çukurova’da Ön Türklerin kurduklarý kalelere benzemektedir. Her kale bir diðerini görecek þekilde inþa edilmiþtir. En baþtaki kalede yakýlacak erken uyarý ateþi, yarým saat, en çok bir saat içinde {Ön devirlere göre} 150 iki yüz kilometre ötedeki kalelere ulaþabilecek bir konumda inþa edilmiþlerdir. Türkiye Ýsrail’e pek çok alanda baðýmlý hale getirilmiþ, bu baðýmlýlýk gittikçe de artmaktadýr. Deðiþik kimyasallar, maden cevherleri, makineler, mensucat ürünleri, kaðýt ürünleri, metalik eþyalar, Heronlar, hibrit/zürriyetsiz, dölsüz tohumlar, elektronikten ilaç sanayi’ine dek her alanda Ýsrail’den ithalat yapýlmaktadýr. Tarýmla uðraþan Türk çiftçisinin üzüntü ve öfke ile açýkladýklarý Ýsrail’den dölsüz tohum ithalatý niçin durdurulmuyor? Ýsrail’den yapýlacak ithalat, baþka ülkelerden de yapýlabilir. Milletimizin büyüyen kaygýlarý, Ýsrail’in dölsüz, hibrit tohumlarýn genlerine Türkleri yok edecek programlar yerleþtirmeleri endiþesi baþta olmak üzere, sakatlýk, zürriyetsizlik/kýsýrlýk, hormon bozukluðu riski, daha niceleridir.
Ben þahsen Ýran-Fars yönetiminin Türklere yaptýklarý aþaðýlýk zulümleri en yakýndan bilen bir kiþiyim. 1925 yýlýna kadar Ýran’ý Kacar Türkleri yönettiler. 1925 yýlýnda Þah Rýza Pehlevi’nin babasý Rýza Pehlevi, isyan ederek Türk Yönetimini devirdi. Kacar Türklerinin son Þah’ýnýn yakýn akrabalarý benim köyümde oturuyorlar. Ýran’ýn bilinen 2.500 yýllýk tarihinin en az 2000 yýlý Türk tarihidir. 2011 yýlý itibariyle Ýran’da 42 milyondan daha fazla Türk yaþýyor. Onlarýn özgürleþmesi en çok biz Anadolu ve öteki Türk soylularý sevindirir. Ama Ýran’ýn küresel emperyalist Siyonist-Judaizer ABD’lilerce bombalanarak, iç karýþýklýklar çýkartýlarak ve özellikle Türk soylularýn hedefe sürülerek kirli bir oyunun tarafý haline getirilmeleri, BOP Projesi kapsamýnda Ýran’ýn çökertilmesi, bu topraklara Siyonistlerin yerleþerek hükmetmeleri, en çok biz Türkleri kahredecektir.
Malatya KÜRECÝKTE kurulmasýna izin verilen Erken Uyarý Sistemlerini, neden daha önce kurdurmadýlar da þimdi kuruyorlar? O zamanlar henüz Irak iþgal edilmemiþ, Tunus düþmemiþ, Mýsýr ele geçirilmemiþ, Libya NATO tarafýndan iþgale uðramamýþ, Yemen tek parça halinde kendi iþinde gücündeydi. Suriye ise o zamanlar karýþtýrýlmamýþtý. Bütün bunlar baþarýldýktan sonra en zorlu düþman olarak gördükleri Ýran kaldý. Þimdi Ýran’ýn iþinin bitirilmesi gerekiyor. O halde Erken Uyarý Sistemleri KÜRECÝÐE kurulmalýdýr. Türkiye’yi yöneten kadrolar, bunlarý Yüce Türk Millet’i ve öteki uluslarýn bilmediklerini sanýyorlarsa, çok aldanýyorlar. Bunlarý Milletimiz kendi oðullarýný tanýdýklarý gibi biliyor. KÜRECÝK’E kurdurulacak Erken Uyarý Sisteminin baþka maksatla kurulduðunu savunacaklar, Milletimizi hiçe saymýþ olurlar. Siyonizm’in saldýrýlarýyla Ýran çökertilirse Küreciði gezenler, çocuklarýna: Siyonist emperyalistlerin Ýran’ý vurmalarý için Erken Uyarý Sistemine AKP Hükümeti, Baþbakan Erdoðan’ýn izin verdiðini içleri burkularak anlatacaklar.
20 Eylül 2011 tarihinde Ýsrail ile, Güney Kýbrýslý Rumlarýn Kýbrýs’ýn doðusunda petrol ve doðalgaz aramalarý Türkiye’yi yönetenlerin tepkisine yol açýyor. Oysa ayný Türk yönetimi 24 Nisan 2004 tarihinde Kýbrýs’ý toptan AB ye girmeye yöneltmiþ, bu giriþimde güney Kýbrýslý Rumlarýn HAYIR oyu kullanmalarýna raðmen: “BÝR ADIM ÖNDE OLMAK” “ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖZÜM DEÐÝLDÝR.” Çýkýþlarýyla AB’ye girdirilmiþlerdi. Þimdi özellikle AB ortaðý olmak gücünü kullanarak, platform kuruyor, petrol ve doðalgaz arýyorlar. Bugün ABD saatiyle saat 4.30 da, Türkiye saatiyle 23.30 da Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan ile ABD Baþkaný Barack Obama, görüþeceklermiþ. Oysa ABD’nin dýþiþleri Bakaný Hilary Clinton ile görüþen Türkiye Dýþiþleri Bakaný Davutoðlu’na Kýbrýslý Rumlarýn petrol ve doðal gaz aramalarýný desteklediklerini açýklamýþtý. Onlar bir tarafý destekledikleri zaman öteki taraf için iþlerin kolay olacaðý sanýlmasýn.
Haçlý saldýrýlarýnýn gerçek mahiyetini dikkatle incelersek, konu kendiliðinden gün yüzüne çýkar. Bu yapýlanlar artýk ayan beyan ortaya saçýlmýþtýr. Allah {c.c} ise En Büyüktür. O’ndan Büyük Yoktur. Ýnsanlar tuzak kurarlar, Allah ise bütün tuzakçýlarýn tuzaklarýný yerle bir etmeye Muktedir olan Tek ve Biricik Yaratanýmýzdýr. Oynanan emperyalist Siyonist oyunlarý en iyi O Bilir. Olanlarý, olaylarý, Cenab-ý Hak {c.c} elbette bir gün soracaktýr. Dualarýmýzýn Kabulünü Yüce Allah’ýmýzdan Niyaz ederiz.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
ÝSLÂM ÜLKELERÝ LÝBYA GÝBÝ MASADA MI BÖLÜÞÜLECEK?
Emperyalistler, iþgal ettikleri Irak’ýn Kuzey’inde Mesut Barzani’ye ayrý bir bölge vererek Irak’tan ayýrýp Federasyon kurdurdular. Bu þer Haritasýnýn adýna da BOP. Büyük Ortadoðu Haritasý dediler. Ýslâm Ülkelerini masa baþýnda bölen, haritalarýný deðiþtiren emperyalist güçlerin Libya ile yetineceklerini sanan avanaklar avuna dursunlar. Bu kan kusan saldýrgan emperyalistler þimdi Libya’nýn varili bir dolara mal olan petrollerini Kaddafi’nin elinden aldýlar. Geniþletilmiþ Kuzey Afrika ve BOP Projesinin Eþ Baþkaný olduðunu en az 30 kere tekrarlayan Türkiye Baþbakaný Erdoðan’ýn “Cidde Ekonomik Forumu”undaki konuþmasý þöyle:
“Bizim Libya ile iliþkimiz petrol iliþkisi deðil. Bunu Libya’daki kardeþlerimiz de biliyor. Trablus’un da Bingazi’deki her bir fert bizim kardeþimizdir. Kardeþliðimiz atasözlerimize bile girmiþtir. Bizim Libya’ya askeri operasyon konusundaki endiþemiz son derece haklýdýr. Geçmiþteki bu tür operasyonlarýn zararlarýný gördük. Paris toplantýsýný elbette sorgulayýp, endiþeleneceðiz. Libya’ya insani yardým operasyonu sadece BM þemsiyesinde olmalýdýr. Biz Türkiye olarak NATO’ya da görüþümüzü bildireceðiz. Ardýndan kamuoyuna bilgi vereceðiz. Bu arada TBMM’de milletvekillerini bilgilendirmek için oturum yapacaðýz. Dýþiþleri Bakanýmýz muhalefet partilerini bilgilendirecek bölge ülkelerinde Libya’ya petrol operasyonunun yapýldýðý algýsýnýn oluþmasý bizim haklýlýðýmýzý gösteriyor.” 7
……………………..………………………………..
7} Dünya gündemi/net
“Erdoðan Cidde Ekonomik Forumunda Libya’ya ait operasyonla ilgili açýklamalarda bulundu:
“Libya halký mutsuzken biz mutlu olamayýz. Biz her ülkenin toprak bütünlüðüne, baðýmsýzlýðýna saygýlýyýz. Hiçbir ülke üzerinde gizli hesabýmýz olamaz. Türkiye’nin ekseni bellidir ve gayet açýktýr.
Libya kan aðlarken biz elimiz kolumuz baðlý oturamayýz. Türkiye bölgenin huzur ve istikrarý için bütün taraflara diyalog çaðrýsýný sürdürecektir. Biz o ülkelerin yer altý zenginliklerinin peþinde deðiliz. O ülkelerin halklarýnýn yanýndayýz. Biz bölgesel barýþ için çalýþýyoruz.” 8
…………………………………………………….
8} http://demokrathabertr.wordpress.com http://www.gazete5.com

Davutoðlu Ýstanbul’da Libya’ya saldýrýp masada bölenlerle el sýkýþýyor. {alýntý}
“Libya’yý aylardýr bombalayan iþgalci güçler, kendileri de gerici, ýrkçý ve yaðmacý olan Libyalý iþbirlikçilerle birlikte Ýstanbul’da toplandý. “Temas Grubu” toplantýsýnda Ahmet Davutoðlu, müdahaleye yalanlarla arka çýktý.
Toplantýya 32 ülke, Libya Ulusal Geçiþ Konseyi katýlýyor. 32 ülkeden 18’i dýþiþleri bakaný düzeyinde temsil edilecek. ABD Dýþiþleri Bakaný Hillary Clinton da toplantýya katýlmak için Ýstanbul’a geldi.
Açýlýþ konuþmasýný Türkiye ve bölgenin ABD’ye yakýn bir dýþ politika yürüten ve Arap Baharý sürecine doðrudan doðruya müdahil olan ülkelerden ev sahibi Türkiye ile Birleþik Arap Emirlikleri temsilcileri yaptý.
Türkiye Dýþiþleri Bakaný Ahmet Davutoðlu, konuþmasýnda Libya’da sivillerin korunmasý konusunda çok fazla yol alýndýðýný iddia etti. Libya Baþsavcýsý Muhammed Zikri Mahcubi’nin dün yaptýðý açýklamaya göre Mart ayýnýn sonundan bu yana Libya’da hava bombardýmanlarý nedeniyle 1108 kiþi öldü, 4537 kiþi yaralandý. Mahcubi, bu zarar nedeniyle NATO Genel Sekreteri Andres Fogh Rasmussen’i insanlýk suçundan yargýlamayý düþündüklerini söyledi.
Artýk Libya’daki Ulusal Geçiþ Konseyinin daha geniþ bir uluslar arasý kabul görmüþ durumda olduðunu vurgulayan Davutoðlu, þöyle devam etti: “Ancak daha güvenilir ve halkýn meþru taleplerine cevap veren bir geçiþin oturtulmasý çok önemli.
Oysa BM’nin söz konusu kararý, kesinlikle Libya’da bir rejim deðiþikliðini öngörmüyordu. Davutoðlu, baþýndan bu yana Ýngiltere, Fransa ve ABD’nin söylediði yalaný Ýstanbul’daki toplantýda bütün dünyanýn gözü önünde tekrar etti.
Ýtalya Dýþiþleri Bakaný Franco Frattini ise bundan sonra BM Genel Sekreteri’nin Libya Özel Temsilcisi Abdelilah El Hatip’in görüþmelerden tek sorumlu kiþi olmasýnýn kararlaþtýrýldýðýný, bu konuya Libya Temas Grubu toplantýsýnýn sonuç bildirgesinde de deðinileceðini bildirdi.
Rusya Dýþiþleri Bakaný Sergey Lavrov ise, geçtiðimiz günlerde Kazakistan’a yaptýðý gezide “Temas Grubu kendi kendisine göre tayin etmiþ ve niyeyse BM kararýnýn nasýl yerine getirileceðinden kendini sorumlu kýlmýþ bir yapý. Uluslararasý hukuk açýsýndan hiçbir meþruiyeti yok” demiþti.” 9
……………………………………………………………
9} http://demokrathabertr.wordpress.com/2011/07/16/istanbulda-libya-kan-pazarligi/
“BAÞBAKAN Erdoðan’ýn Kuzey Afrika turu kapsamýnda ziyaret edeceði Libya, bugün Fransa Cumhurbaþkaný Nicolas Sarkozy ve Ýngiltere Baþbakaný David Cameron’ý aðýrlýyor. NATO’nun Muammer Kaddafi’ye karþý harekete geçmesine önayak olan Fransa Cumhurbaþkaný Sarkozy ve Ýngiltere Baþbakaný Cameron bugün sürpriz bir ziyaret için Libya’ya gittiler. Sarkozy ve Cameron böylece Libya’daki devirimin ve Kaddafi’nin koltuðundan indirilmesinin ardýndan ülkeyi ziyaret eden ilk Avrupalý liderler oldular. Ýki lider, Baþkent Trablus’ta Ulusal Geçiþ Konseyi {UGK} Baþkaný Mustafa Abdulcelil ile görüþtüler.”
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
“MÜTTEFÝKLERE ANLAÞMALARDA ÖNCELÝK VERÝLECEK”
“ÝKÝLÝNÝN ZÝYARETÝ SIRASINDA DÜZENLENEN ORTAK BASIN TOPLANTISINDA ABDÜLCELÝL, LÝBYA’YA MÜDAHALE EDEN MÜTTEFÝKLERÝN ANLAÞMALAR KONUSUNDA ÖNCELÝKLÝ BÝR KONUMDA OLACAÐINI, ancak sürecin þeffaf yürütüleceðini söyledi. UGK’ nýn müttefikleri ve dostlarýyla daha önceden bir anlaþma yapmadýðýný da sözlerine ekleyen Abdulcelil, Müslüman bir halk olarak, bu giriþimlerden duyduðumuz memnuniyeti göstereceðiz..” 10
…………………………………………………………..
10} Hürriyet Planet. 14 Eylül 2011
Abdulcelil sözlerinin arasýna hemen Müslümanlýðý sokuþturarak emperyalistlere peþkeþ çektikleri Libya’nýn yer altý servetleri üzerinden yaptýklarý kirli pazarlýklara Yüce Müslümanlýðý nasýl da kullanýyor. Müslüman’ýn kaypaðý, emperyalistlerden daha tehlikelidir.
12 Eylül 2011 tarihinde Baþbakan iþadamlarýyla, Mýsýr, Libya ve Tunus’a çýkarma yaptý. Bu iþ adamlarý, Mýsýr, Libya ve Tunus’ta herhalde iþ baðlayacaklar. Bu üç Ülke, Arap Baharý adlý eylemlerin yapýldýðý ülkeler. Ýlk kývýlcým Tunus’ta parlatýlmýþ, sonra Mýsýr, þimdi de NATO’NUN silahlý gücüyle Libya Bahara kavuþmuþtu. Baþbakan’ýn yukarýdaki Cidde ekonomik Forumunda konuþtuklarý henüz belleklerden silinmedi.
“Biz o ülkelerin yer altý zenginliklerinin peþinde deðiliz. O ülkelerin halklarýnýn yanýndayýz. Biz bölgesel barýþ için çalýþýyoruz.”
Baðýmsýz bir Devletin Hükümeti silahlý emperyalist güçler tarafýndan zorla devriliyorsa, artýk BM de, Ýnsan haklarý söylemlerinin de, adalet kavramýnýn da ne hükmü kalmýþtýr? Televizyonlarda birkaç günden beri Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan’ýn ABD Baþkaný Obama ile yapacaðý görüþme o kadar abartýldý ki, 1950 yýlýnýn baþlarýnda Türkiye Cumhurbaþkaný Celal Bayar’ýn ABD gezisi de böyle abartýlmýþtý. O zamanlar ise þu ABD’li emperyalist Siyonistleri dünyanýn en has topluluðu sanýyorduk. Bizde: “KIZI KIZ ÝKEN GÖRME, KIZI GELÝN ÝKEN GÖR, GELÝNÝ GELÝN ÝKEN GÖRME, BEÞÝK ÜSTÜNDE GÖR” þeklinde bir atasözümüz vardý. ABD’NÝN ÇÝRKÝN YÜZÜNÜ ”ÇÝRKÝN AMERÝKALI“ YI 1950 yýlýndan sonra görebildik. Keþke ne onlar bizi görseler, ne de bizler onlarý görseydik. Ama baþa gelen de çekiliyor. Türkiye Baþbakaný 20 Eylül 2011 de Barack Obama ile görüþtü. Bu görüþmeye çok önem veriliyordu. Türkiye Baþbakanýnýn Türkiye’de ona-buna baðýracaðý gibi Barack Obama’ya da baðýracaðýný ima ediyorlar, tuttuðunu kopartan yaman adam demeye getiriyorlardý. Güney Kýbrýslý Rumlarýn, Ýsrail ile petrol ve doðal gaz aramalarýna sert çýkan bu kiþiler, meðer ABD’de sadece ABD’NÝN Türkiye’nin de Akdeniz’de petrol ve doðal gaz arayabileceði ruhsatýný almak için bunca cafcaf yapýlmýþ imiþ. Obama’dan, Türkiye de Akdeniz’de petrol ve doðal gaz arayabilir, þeklindeki ABD ruhsatý çýkýnca hemen orada hazýr halde bekletilen Kýbrýs Cumhurbaþkaný Derviþ Eroðlu ile Kýta Sahanlýðý anlaþmasý yaparak, Akdeniz’de petrol aranmasý için bu Ruhsata dayanarak bizim de platformlarýmýz hareket serbestisine kavuþmuþ oldu. Ya yoksa Güney Kýbrýslý Rumlarla Ýsraillilere herhangi bir söz söylenmedi. Hatta ABD Dýþiþleri Bakaný Hilary Clinton, Türkiye Dýþiþleri Bakaný: Davutoðlu’na; “Kýbrýslý Rumlarýn petrol ve doðalgaz aramalarýný desteklediklerini” bu dosyada arz etmiþtim. Eðer, Irak’ýn Kuzey’ine gidecekseniz ABD’den ruhsat alacaksýnýz, Akdeniz’de petrol arayacaksanýz ABD’den ruhsat alacaksýnýz. Vay gidi vay! Vay Bire Kaputaný Derya Barbaros Hayrettin Paþa! Vay gidi, bire Piri Reis Paþa! Sizlerin “ruhaniyet ilkimizi çok incittik. Kemiklerinizi çok sýzlattýk. Ne olur hakkýnýzý helal edin.” M.S: 1571 yýlýnda Ýnebahtý Deniz Savaþýnda Türk donamasý yenilgiye uðramýþtý. Bunu fýrsat bilen Venedik Elçisi Vezir-i A’zam >Baþbakan< Sokullu Mehmet Paþa’ya öðünmek üzere geldiðinde Vezir-i A’zam >Baþbakan< Sokullu Mehmet Paþa: “BÝZ KIBRIS’I ALMAKLA SÝZÝN KOLUNUZU KESTÝK. SÝZ BÝZÝM DONANMAMIZI YAKMAKLA SAKALIMIZI TIRAÞ ETTÝNÝZ. TIRAÞ EDÝLEN SAKAL DAHA GÜR ÇIKAR, AMA KESÝLEN KOLUN YERÝNE BAÞKA BÝR KOL ÇIKMAZ” buyurmuþtu. Meðer Osmanlý Atalarým ne büyük devlet adamlarý yetiþtirmiþlerdi. Bu Sadr-ý Â’zam >Baþbakan< Sokullu Mehmet Paþa gerçek bir Sadr-ý A’zam imiþ. Kýbrýs onun Sadr-ý A’zam’lýðý zamanýnda fethedilerek Türk topraklarýna katýlmýþtý.
Emperyalistler Libya ve öteki Ýslâm ülkelerinde olduðu gibi, birleþerek gözlerine kestirdikleri ülkeleri, o ülkenin iþbirlikçi halklarýný da yanlarýna alarak mevcut hükümetleri deviriyor, arkasýndan da yer altý servetlerini üleþiyorlar. Bu durum uluslar arasý korsanlýða girmez mi? Nitekim Sarkozy ile Cameron’un yaptýklarý gezide; UGK Baþý Abdulcelil’in onlara verdiði sözler dikkate alýnýrsa baþka bir seçenek görülmüyor. Libya Ulusal Geçiþ Konseyi Baþý Abdulcelil’in Sarkozy ile Cameron’un Libya’ya yapmakta olduklarý ziyarette yaptýklarý basýn toplantýsýnda, Avrupalý Haçlýlara nasýl bir öncelik tanýyacaklarýna dair teminat verdi:
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
ABD’NÝN AFGANÝSTAN SÖMÜRÜSÜ
“11 EYLÜL’Ü GEREKÇE GÖSTEREREK 2001 YILINDA AFGANÝSTAN’I ÝÞGAL EDEN ABD, YERALTI ARAÞTIRMA EKÝPLERÝYLE BU ÜLKENÝN DÜNYANIN EN ZENGÝN MADEN YATAKLARINA SAHÝP OLDUÐUNU TESPÝT ETTÝ. ONLARCA ABD ÞÝRKETÝ 1 TRÝLYON DOLARLIK BU MADENLERÝ ÇIKARMAK ÝÇÝN TEKLÝF VERDÝ.
Irak Savaþýnýn petrol için çýktýðýný iddia edenlere en önemli kozu geçtiðimiz yýl New York Times gazetesinin yaptýðý manþet vermiþti. NYT, Amerikan yönetiminin Afganistan’da 1 trilyon dolar deðerinde bakýr, demir, kobalt, altýn, ve lityum rezervi bulunduðunu duyurmuþ ve böylece Afgan Ýþgalinin de ekonomik gerekçeleri olduðuna yönelik þüpheleri olanlara çok güçlü bir silah vermiþti. Gazetenin bir ABD Savunma Bakanlýðý iç yazýþmasýna dayandýrdýðý haberine göre, daha önce bilinmeyen demir, bakýr, kobalt ve lityum yataklarýnýn dünyada Çin’in yer altý kaynaklarý konusundaki hâkimiyetine son verecek nitelikte olduðu bile belirtiliyordu.
Ýngiliz The Sunday Times gazetesi de dün yayýnladýðý haberinde ABD’nin bu tespitin ardýndan yer altý araþtýrma ekiplerini {USGS} bölgeye göndererek en zengin madenlere ev sahipliði yaptýðý iddia edilen HEMAND bölgesindeki volkanik HANNESÝN Daðýndan örnekler aldýðýný yazdý. Buna göre USGS ekiplerinin aldýðý örnekler, daha önceki Pentagon yazýþmasýný doðrular nitelikte. Hatta daðýn çevresinde LCD TV’ler ile elektrikli arabalarýn yapýmýnda da kullanýlan ve çok nadir bulunan 3 elementten {Lantanyum, Cerium, Neodimium} de bol miktarda bulunduðu anlaþýldý. Hannesi’nin 1.3 milyar tonluk kayalarý üzerinde yapýlan araþtýrmada sadece bu ender bulunan minarelerin rezerv deðerinin 80 milyar dolar olduðu tespit edildi. USGS, özellikle Kabil’e 90 km uzaktaki HACIGAK bölgesinde tespit edilen altýn, bakýr, çinko, demir ve lityum yataklarýnýn deðerinin ise 700 milyar dolara yakýn olduðunu tahmin ediyor. Þimdiden bu madenleri çýkarmak için 20 þirket teklif vermiþ durumda. Tabi ki, öncelik ABD þirketlerinin olacak…
2004 yýlýnda incelemelerde bulunmak üzere gönderilen ABD’li jeolog ekibi, Afgan Jeolojik araþtýrmalar Merkezi Kütüphanesinde tozlu raflarda haritalar buldu. Bu haritalar, 1980’lerde Ülkeyi iþgal eden Sovyetlerin mühendislerince hazýrlanmýþtý ve Afganistan’daki maden potansiyelini gösteriyordu. ABD’li uzmanlar haritalardan yola çýkarak 2006 yýlýndan bu yana Ülkenin yüzde 70’ini kapsayan bir bölgede maden arayýþýna baþladý. Topraðýn 3 boyutlu haritalarý çýkarýldý ve sonunda “HAZÝNE” bulundu.” 11
………………………………………………….
11} http://www.internethaber.com/ABD’den-1-trilyon-dolarlýk-vurgun-373975h.htm#ixzz1Z4U77oRY
Uzun söze gerek yok. Afganistan bir punduna getirilerek iþgal edildi. Ýþgalden sadece 10 yýl sonra emperyalist Siyonist ABD’nin kirli iþleri ortaya çýktý. Silah ve para vererek Taliban adlý örgütü eðiterek Sovyetleri Afgansitan’dan çýkardýktan sonra tek baþýna kalan Taliban’ý Afganistan’dan kolayca sürdü. Sonra da gelip Afganistan’a yerleþti. Bu oyunlarý bilmeyen ahmaklar, sürekli olarak bu oyunun kurbaný oluyorlar. Ýþte ÇÝRKÝN AMERÝKALININ ÇÝRKÝN bir yüzü daha ortaya saçýldý.
“çok nadir bulunan 3 elementten {Lantanyum, Cerium, Neodimium} de bol miktarda bulunduðu anlaþýldý. Hannesi’nin 1.3 milyar tonluk}
Yukarýdaki belgede geçen Afganistan’daki HANNESÝN Daðýnýn adý çok dikkat çekicidir. Buralar Ön Türklerin Yurtlardýr. HANNESÝN> ANNE- SÝN anlamýna Türkçedir. Bu Daðlarýn adý, Türkçe Sen Anne-sin, Sen-annesi-sin, gibi anlama gelir. Buralarý Ön Türklerin Öz Yurtlarýdýr.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
BÝRKAÇ FÜZE AT, BÝRKAÇ SORTÝ YAP, YER ALTI SERVETÝ KAP
Emperyalist Haçlýlar, Kaddafi gibi kimselerin kendilerine Libya‘nýn yer altý zenginliklerini peþkeþ çekmeyeceðini biliyorlardý. Onun için þimdiki UGK baþý Abdulcelil gibi iþbirlikçi köleler yetiþtirdiler. Silah zoruyla Libya’yý ele geçirip hemen ardýndan petrol üleþimi için Libya’ya koþtular. Öncelik sözünü bu, Abdul-Celil denen adamdan aldýktan sonra iþi baðladýlar. Bunun için BM adlý örgütten Libya’ya uçuþa yasak konulmasýný istediler. Rusya ile Çin de onlarýn bu isteklerine olur verdiler. Rusya ile Çin’in bu konudaki ikiyüzlülüðü, dünya uluslarýnýn nasýl bir cehennem ile karþý karþýya olduklarýnýn en açýk delilidir. Libya’yý bombaladýktan sonra Kaddafi’nin gücünün azaldýðýný görünce dört bir koldan Libya’ya aktýlar. Muhalifler, kendilerine öncelik tanýnacaðýna dair garanti vermedikçe Libya’yý terk etmediler. UGK Baþý iþbirlikçi Abdulcelil, müttefiklerine öncelik vereceðini açýkladýktan sonra Libya’dan ayrýldýlar. Giderken de BM adlý siyasal örgütçe dondurulan Libya paralarýndan 600 milyon sterlinlik kýsmýný serbest býraktýlar. Libya Savaþý þu yazýnýn sonlanmakta olduðu gün olan 19 Eylül 2011 Pazartesi gününe dek, olanca þiddetiyle sürüyordu. Onlar 14 Eylülde ziyareti yapmýþlardý. O zaman Kaddafi’nin gücü daha azalmamýþtý. Ýþte bu sebeplerden dolayý sömürü-ganimet ne derseniz deyin Libya’nýn servetlerini bölüþme, üleþme sözünü UGK’nýn baþý Abdulcelil denen iþbirlikçiden aldýlar. UGK’nýn iþbirliði yaptýðý Haçlý emperyalistler, Kaddafi güçlerini bombalamayý durdururlarsa, Kaddafi güçleri UGK yý yerle bir edebilirdi. Emperyalist Haçlýlar “Körü yara kýstýrmanýn” kitabýný yazmýþ sicilli sömürgeciler olduklarý için, zamanlama ayarýný vermede de çok beceriklidirler. Onlar oyunlarýný, düzenlerini hep bu mantýk üzerine kurmuþlardýr. Biraz bomba, biraz sorty sonra, YAÞASIN GANÝMETLER!
“NATO’NUN LÝBYA’DA NE ÝÞÝ VAR?”
“BÝR ADIM ÖNDE OLMAK.”
“ÇÖZÜMSÜZLÐÜK ÇÖZÜM DEÐÝL.”
Türkiye Baþbakaný Recep ERDOÐAN
Haçlýlarýn Libya saldýrýsý gündeme geldiðinde Baþbakan Erdoðan; “NATO’NUN ORADA NE ÝÞÝ VAR?” diyerek çok sert tepki göstermiþti. Bütün Ýslâm dünyasýyla birlikte Yüce Türk Milleti, bu tepkiye alkýþ tutmuþlardý. Gerçekte ise 10 yýldýr Baþbakan’dan bu tür çýkýþlarýn benzerlerini çok görmüþlerdi. Türkiye Baþbakan Recep Erdoðan’ýn bu tür sert tepkileri, Türk Milletinin ve þimdi de Ýslâm dünyasýnýn biriken veya birikmesi muhtemel olan öfkelerini yatýþtýrmak için sürekli olarak kullanýldýðýný da Aziz Milletimiz ve bundan sonra da Ýslâm dünyasý Ýnþallah algýlayacak konuma gelmiþ olur. 2004 yýlýnda AB’ ye, Avrupa Birliðine katýþtýrýlmak istenilen Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti, neredeyse bir oldu-bittiye getirilerek Avrupalý emperyalistlerce iç edilecekti. “BÝR ADIM ÖNDE OLMAK,-ÇÖZÜMSÜZLÜK ÇÖZÜM DEÐÝLDÝR” gibi içi doldurulmamýþ laflarýn ardýna sýðýnýlarak Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti elden gitmiþti. Ýlahî bir tecelli olarak Güney Kýbrýslý Rumlar, -HAYIR- oyu verdikleri için Kuzey Kýbrýs Türk Cumhuriyeti yerinde kalmýþtý. Oysa bildirildiðine göre: “Türkiye Cumhuriyetinin taraf olmadýðý hiçbir kuruluþa giremeyecek olan Kýbrýs, AB ye girdirilmiþti. Bu madde: Londra ve Zürih antlaþmalarý ve öteki uluslararasý antlaþmalarla Türkiye’nin “GARATÖRLÜK ANTLAÞAMASI HÜKÜMLERÝ” içindeydi. Zaten Kýbrýs konusu alevlendiði dönemlerde o devrin Baþbakanlarý, dýþiþleri bakanlarý Türkiye’nin “GARANTÖR DEVLET “ olmasý için var güçleriyle yüklenmiþler, bu konuyu, uluslar arasý hukuk çerçevesinin içine aldýrmýþlardý. Ýyi ki de onlar varmýþ. Ya yoksa þimdi Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan ABD’ de Barack Obama ile yaptýðý görüþmeden sonra ABD’lilerin onayý ile Kýbrýs Türk Cumhurbaþkaný Derviþ Eroðlu ile Kýtasahanlýðý sözünü edebilir miydi? Neye dayanarak Kýbrýs Adasý çevresinde Akdeniz’de Petrol aramasý yapacaktýnýz? O devrin akýllý, iradeli Devlet adamlarý bunlarý düþünerek ta Barbaros, Hayrettin Paþadan, Piri Reisten, Sokullu Mehmet Paþaya kadar nice büyük Devlet adamlarý Kýbrýs demiþler de baþka bir þey dememiþlerdi. Bunun önemli bir sebebini 18 Nisan 2004 tarihinde Kýbrýs oylamasýndan 6 gün önce ART televizyonuna telefonla katýldýðým bir konuþmamda açýklamýþtým. Bu konuþmamýn tam metnini {KIBRIS 2004 } adlý dosyada Ýnþallah yakýnda yayýnlayacaðým.} Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan, bir süre önce Kýbrýs Türk Cumhuriyetine yaptýðý gezide: “2012 yýlýnda Güney Kýbrýs Rum yönetiminin Avrupa Birliði dönem baþkanlýðýna gelmesini içine sindiremeyerek, AB’ye: “Kýbrýs Rum Yönetimini 2012 de dönem baþkaný yapmayýnýz” diye konuþtu. Oysa Baþbakan 2004 yýlýnda Kýbrýs’ý AB’ye katmak için çok istekli görünüyordu. Güney Kýbrýs’ý AB’ye katan 2004 Oylamasý deðil miydi?
Kýbrýslý Rumlar, Kýbrýs’ýn Ýsrail ve Lübnan kesiminde petrol arayacaklar. Türkiye þimdi Kýbrýs Türk Cumhuriyeti ile Kýta Sahanlýðý Anlaþmasý yapmayý gündeme getiriyor. Yunanistan buna engel olmaya çalýþýyor. Bunu da Garantörlük antlaþmasýna atýf yaparak söylüyor. 2004 yýlýnda Garantörlük antlaþmasý hükmü göklere mi uçmuþtu? O zaman da Türkiye’nin Garantörlüðü vardý. Þimdiki AKP’ lilerin, o günkü Milli Görüþçülerin dilinde Hýristiyan Kulübü dedikleri kulübe girmesi için çok istekliydiler? O zaman, “Çözümsüzlük, çözüm deðildir, Bir adým Önde olmak” sözü dillere pelesenk olmuþtu.
2011 yýlýna geldiðimizde köprülerin altýndan çok sular akmýþ, Güney Kýbrýs Rum kesiminin 2012 yýlýnda AB’ dönem baþkaný olmasý gündeme gelmiþti. Bir süre önce Kýbrýs Türk Cumhuriyetini ziyaret eden Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan, AB liðine; Kýbrýs Rum Kesimini AB’nin dönem baþkaný yapmayýn diye çýkýþýyordu? Bu çýkýþýn çözümü ise: “Eðer Güney Kýbrýs Rum kesimine dönem baþkanlýðý verirseniz, benim burada iþim zorlaþýr. Tepki artar. Bunu þimdilik rafa kaldýrýn ki, ben sert eleþtirilerden korunayým” þeklinde yorumlayanlar çoðalmaktaydý.
Hangi birini söyleyelim. Libya için NATO’yu reddeden Baþbakan, ayrýntýlarýyla açýkladýðýmýz gibi, NATO’nun bir parçasý olmuþ, NATO saldýrýsýnýn yönetimini de Türkiye’den yaptýrmýþtýr. Baþbakan’ýn þimdiye dek yaptýðý bütün sert çýkýþlarýndan sonra teslimiyet gösterdiði hakkýndaki eleþtirileri halkýmýz görüyor. Libya ve NATO konusunda daha fazlasý artarak verildi. “NATO’NUN ORADA NE ÝÞÝ VAR?” diyerek NATO’NUN Libya’ya müdahalede alacaðý rolü reddetmiþ görünen Erdoðan, NATO’NUN Libya’ya saldýrýsý bir yana, NATO’NUN Karargâhýnýn Türkiye’de konuþlanmasýný isteyen emperyalistlerin isteklerine kabul ederek bu örgütün Karargâhýnýn Ýzmir’de konuþlanmasýný kabul etti.
Haçlýlarýn dökecekleri Müslüman kanýnýn vebalini kim yüklenecek? Haçlý bombalarýnýn, Haçlý füzelerinin yakýp yýktýðý evler, söndürdüðü ocaklar, akýttýðý Ýslam kaný, Türkiye’den yönetilerek yapýlmakta olmasý, gönüllerimizi kanatmýþtýr. Oysa NATO adlý Kuruluþun gerçek gayesi, Türkiye’nin bu Ýttifak’a girmek için gösterdiði çabalarý, Kore’ye gönderilen askerlerin, dökülen Müslüman Türk kanlarýnýn üstüne abandýrýlan bu Ýttifak’ýn gerçek bir Haçlý Kuruluþu olduðunu anlamanýn zamaný gelmiþ ve geçmiþtir. Bazýlarý: “Efendim! Kore’de Müslüman Türk kaný döküldü diyorsunuz da, Kore’de Amerikan kaný da döküldü, buna ne diyeceksiniz?” diyebilirler. Biz de bu gibilere deriz ki: “Kore’de ister Amerikan, ister Ýngiliz olsun, kaný dökülmüþ veya kan dökmüþ ise bundan bizlere ne? Kore niree, Türkiye nireee? Koreli gelip te Kýbrýs Savaþýnda bizimle savaþa mý katýlmýþ? O tarihleri bire bir yaþamýþ birisi olarak, bizler haritada bile yerini görmediðimiz Koreye sahi neden kanýmýzý dökmeye gitmiþtik? Bazýlarý; “Efendim, o dönemde Stalin Kars’ý, Ardahan’ý, Boðazlarý istiyordu” diyebilirler. Bu devirleri de bire bir yaþadým. Sonra da oturup inceledim. Bunlarýn açýlýmý, ABD denilen ülkenin komplolarý olarak görünüyor. ABD Kore’ye girdikten sonra Evangelik Püritenlik dini Kore’yi kapladý. Þimdi Kore’nin %70’ i Hýristiyan oldu. Koreliler, apartman kiliseler açarak, Müslüman Türk çocuklarýný Hýristiyan Evangelik dinine sokuyorlar. ABD’li misyoner papazlar tarafýndan, Hýristiyan Evangelik Püriten, Judaizer =Yahudici haline dönüþtürülen bu saldýrgan Koreliler: “Müslüman Türkler bizim için al kanlarýný döktüler, bunlarýn dinine-imanýna dokunmayalým, onlarýn masum gençlerini Hýristiyanlaþtýrmayalým” diyorlar mý? Bu densiz, vefa bilmez saldýrgan Koreli misyonerler, aksine bizim gençlerimize musallat olmuþlardýr. Þu yazýlarýmýzý dikkate alan Yurttaþlarýmýzdan bazýlarýnýn çocuklarýnýn da bunlarýn tuzaklarýna düþme tehlikesini haber veriyorum. Ayrýca da, Müslüman Türk kaný dökülen Kore, Türkler tarafýndan sömürgeleþtirildi mi? Oysa Kore Savaþlarýyla birlikte bu Ülke Amerikan kolonisi haline getirildi. Yönetimleri iç karýþýklýklarla veya NATO füzeleriyle el deðiþtiren bütün Müslüman ülkelerin yakýn bir gelecekte ABD’nin çekim alanýna girdiðinde, kolonileþerek, Hýristiyan Evangelik Protestan dinine sokularak dönüþtürüleceklerdir. Bunlarý en kýsa sürede bütün dünya görecektir. ABD li veya öteki emperyalistler, komþularýna bir tas çorba vermezken, 18 yaþýna gelen çocuklarýný yasal zorunluluklarý biter bitmez kapý dýþarý ederken, bu kimseler Ýsa Mesih aþkýna milyonlarca dolarlýk füzelerini, gemilerini sizin hayrýnýza kullanacaklarýný sanmanýz en büyük ahmaklýktan da daha büyük ahmaklýktýr. Kore Savaþlarýndan sonra orada bir Müslüman Türk Camii açýlmasý olaðan iþlerdendir. Çünkü Ýslâmiyet’te bugünkü Hýristiyanlar gibi Misyonerlik çalýþmasý yoktur. O cami’i kuranlarýn birisi de deðerli sýnýf arkadaþým Zübeyir Koç idi. Öldü ise Allah Rahmet eylesin, yaþýyorsa uzun ömürler dilerim. Bu mescit o zaman orada bulunan Orta Asyalý bazý Müslümanlar ve bizim askerlerimizin ibadet ihtiyacý için yapýlmýþtý. Zübeyir Koç Karadenizlidir.
Türkiye’yi Sovyet korkusu ile korkutarak, NATO’YA girmeye mecbur eden komplocu Anglolar, Sovyetler Birliði daðýlýnca Türkiye’nin stratejik öneminin kalmadýðýný ilan etmiþlerdi.
“DÝNDAR: DÝNÝ, ALLAH’IN GÖNDERDÝÐÝ SAF ASLIYLA YAÞAYAN, DÝNE NE BÝR GÝRDÝ, NE BÝR EKLEME YAPMAYAN, ONU KÖTÜ EMELLERÝNE, MEVKÝ VE MAKAMINA ALET ETMEYEN, ALLAH’IN DOSTLARINA DOST, DÜÞMANLARINA DÜÞMAN OLAN, TAKVA EHLÝ MÜMÝN DEMEKTÝR.”
“DÝNCÝ: DÝNÝ ÇIKAR ARACI YAPAN, ONU KENDÝ HEVESLERÝNE, MAKAM VE MEVKÝLERÝNE PAYANDA YAPAN, DÝNÝN SAF ASLINI KENDÝNE GÖRE BOZAN, KÂFÝRLERÝN EMÝRLERÝNE UYAN, DÝNÝ KENDÝ YAÞANTISININ DAYANAÐI YAPAN DÝN SÝMASARI KÝMSE DEMEKTÝR.”
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
NATO’NUN AMBLEMÝ NEDEN MALTA HAÇI’DIR?
“Askeri savunma amacýyla kurulmuþ olan Kuzey Atlantik Paktýnýn {NATO} ’nun sembolü bir haçtýr. Buna raðmen Türkiye bu Haça itiraz etmemiþtir! Askeri bir örgütün sembolü niçin haçtýr diye sorulmalýdýr. Çünkü AB’nin ilk sekiz ülkesinin üst düzey yöneticilerinin ve egemenlerinin tamamý da Tapýnak Þövalyeleri diye bilinen gizli askeri-dinci örgütün üyesiydi. Yaptýklarý tek deðiþiklik, günümüzde Malta Haçý diye bilinen, kendi, sekiz köþeli haçlarýný düz haç ile deðiþtirmiþ olmalarýydý. {…} Pek bilinmez ama NATO’nun gizli Askeri operasyonlarýnýn yaný sýra bir gizli misyonu daha vardýr. Bu da sembolü olan 4’lü haçýn gösterdiði misyondur. Dünyanýn 4 bir yanýna ‘Askeri Misyonerler’ göndermek ve Evangelistlerin testamentlerini buralara sokmak ve yerleþtirmektir. Bilindiði üzere NATO’ya üye ülkelerin biri hariç, öbürleri Christendome’da yer alan Hýristiyan ülkelerdir. Tek istisna Türkiye’dir. NATO’nun özellikle Orta Doðu’ya, Türk Cumhuriyetlerine ve Kafkasya’ya yönelik askeri misyonerlik çalýþmalarý, Türkiye’deki üslerinde görevli Asker Papazlar tarafýndan yürütülmektedir.” 12
…………………………………………..
12}Aytunç Altýndal Gül ve Haç Kardeþliði Alfa yay. 2004 Ýstanbul s:8-www.günisiðigazetesi.net
NATO’NUN Afganistan ile Somali’de, þimdi 2011 yýlý Mart ayýndan bu yana Libya’daki hukuksuz saldýrýlarýyla bütün dünya ülkelerinin baþýna musallat edilmeye baþlanan saldýrgan bir güç haline dönüþmüþ oldu. NATO’NUN amblemi Malta Haçý olarak seçilmiþse bile Malta Haçý görünümlü amblem, gerçekte Davut Yýldýzý þeklinde Siyonist bir amblem olacakken, dikkat çekeceði için yamultularak Haç þekline sokulmuþtur.
ABD, küresel Siyonizm’i dünyaya egemen kýlmak için din, dil, milliyet, tanýmadýðý için Sovyetlerin yýkýlmasýna çalýþýyordu. Orta Asya’daki Türk Soylular kurtulsunlar diye Sovyetlerin yýkýlmasýný biz Anadolu Türkleri þiddetle istiyorduk. Þükür dileklerimiz kabul oldu. ABD’li Judaizerler /Yahudiciler ise Sovyetlerle silahlý çatýþma yerine onlarla Soðuk Savaþ yoluyla çekiþiyorlardý. Ýþte NATO denilen örgüt güya bu amaçla kurulmuþ deniyordu. Oysa NATO silahlý bir dev olan, Nükleer güce sahip bulunan Sovyetlerle çarpýþmak yerine, onlarla Propaganda yoluyla çekiþmeyi yeðliyor, Sovyet korkusunu kamçýlayarak öteki ülkeleri egemenliði altýna alýyordu. Bunun en yakýn belgesi, Sovyetler Afganistan’ý iþgal ettiklerinde onlardan kediden korkan sýçanlar gibi kaçmalarýydý. Ziya-ül Hak ,le anlaþarak, Pakistan’da Taliban’ý yetiþtirip, savaþtýrdýlar. Sovyetler kaybedince Taliban’ý yalnýz düþürerek Afganistan’ý iþgal ettiler. Sonra da buraya NATO’yu soktular. Bir ara baþýna da Hikmet Çetin adlý bir kiþiyi getirdiler. Onlar kendi ABD Anayasasýna aykýrý olduðu halde Somali’deki ABD askerlerinin komutasýný bir Türk generali olan Çevik Bir adlý birisine vermiþlerdi. Çevik Bir adlý bu general Batý çalýþma Grubu, 28 Þubat gibi olaylarýn da içinde olduðu açýklanan bir kiþiydi. O dönemlerde köktendinci denilen bu günkü siyasal kadrolar, bugün ülkenin yönetiminde bulunuyor. Dün KÖKTENDÝNCÝ dedikleri, güya dýþlar göründükleri ekiplerin bugün devletin bütün kademelerinde etkin bir konuma gelmiþ olmalarý, bu ekiplerin kiþisel baþarýlarý olarak görülüp gösterilmesi, Türkiye’nin içinden geçmekte olduðu süreci tersinden okumaktýr. Bir zamanlar Recep Erdoðan’la ters düþen ABD’lileri soðutmak için çabalayan Cüneyt Zapsu, “Erdoðan’ý kullanýn, halýnýn altýna süpürmeyin” diye ABD’lilere yalvarmýþtý.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
NATO’NUN ASIL DÜÞMANI KÝMDÝR?
NATO adlý Haçlý Kuruluþun genel Sekreteri, NATO’NUN asýl düþmanýnýn Sovyetler olmadýðýný, NATO’NUN GERÇEK DÜÞMANININ MÜSLÜMANLIK OLDUÐUNU 1955 yýlýnda, 56 yýl önce açýklamýþtý.
“1955 yýlý Nisan ayýnda NATO Genel Sekreteri W. Cleas, Ýttifak’ta gerçekleþtirilen fikir-görüþ-düþünce deðiþikliðini açýklarken bu kuruluþun nasýl bir Haçlý ruhu ve Misyonu taþýdýðýný þöyle anlatmýþtýr: “Ýttifak, o tarihlerden itibaren Ýslâm’ý ve Ýslâm dünyasýný hedef alan bir strateji uygulamýþtýr. NATO, Ýslâm düþmanlýðý rolünü, ABD’nin eski baþkaný George wolker. Bush’un 2001 yýlýnda “YENÝ HAÇLI SEFERLERÝ” diye adlandýrdýðý, Ýslâm’a karþý baþlatýlan dünya savaþýnda en etkin bir þekilde oynamýþ, Afganistan ve Irak Ýþgallerinde yer almýþtýr.”
“Ýttifak’ta gözle görülür baþka bir Ýslâm düþmanlýðý örneði Genel Sekreter deðiþikliðinde olmuþtur.
2009 yýlýnýn Nisan ayýnda NATO’nun baþýna Ýslâm düþmaný olan Andres Fogh Rasmussen getirildi. Bu kiþi, Danimarka’da 2005 gazetelerde Peygamberimiz {s.a.v} Efendimize hakaret içeren karikatürlerin yayýnlanmasýný destekleyen ve savunan eski Danimarka Baþbakanýdýr. RASMUSSEN NATO Genel Sekreterliðine aday gösterildiðinde, Müslüman Türk Milleti ve Ýslâm dünyasý büyük tepki göstermiþ ve Türkiye’nin de, üyelik statüsünün saðladýðý hak ve yetkiyle bu seçime dur demesini beklemiþtir. Ama AKP Ýktidarý, beklenen görevi yerine getirmemiþ, aksine NATO’nun, Ýslâm düþmaný Haçlý stratejilerini belirleyen otoritelerinin istediði þekilde hareket etmiþ, Ýslâm ve Peygamber düþmaný Rasmussen’in, Ýttifak’ýn baþýna getirilmesine evet demiþtir. Libya’ya savaþ açan NATO’nun baþýnda bu Ýslâm düþmaný kiþi var.”
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
”SAVAÞ HAÇLI SEFERÝDÝR”
“Bilindiði gibi, 2001 yýlýnda Ýslâm’a ve Ýslâm dünyasýna karþý baþlatýlan bu savaþý, ABD eski baþkaný George w. Bush, “HAÇLI SEFERÝ” olarak tanýmlamýþtý. Bugün de Libya Savaþý ayný þekilde “HAÇLI SEFERÝ” olarak nitelendirilmiþtir. Fransa Ýçiþleri bakaný Claude Gueant ve Rusya lideri Putin bu tanýmlamayý yapanlardandýr.
Maalesef Türkiye bir Ýslâm Ülkesi olduðu halde, Hýristiyan dünyasýnýn bu Haçlý Seferlerine katýlma kararý almýþ ve ortak olmuþtur. Ýttifak’ýn Haçlý Saldýrýsýný planlayanlar, Türkiye’ye ABD’nin Libya’ya saldýran silahlý gücünü koruma görevi vermiþlerdir. AKP Hükümeti de bu görevi kabul etmiþtir.
ABD Dýþiþleri Bakanlýðý Sözcüsü MARK TONER, SAVAÞTA Amerika’nýn “KORUYUCU GÜÇ/ HAMÝ DEVLET” yani ABD’LÝ ASKERLERÝN KORUMALIÐINI YAPMAYI KABUL ETTÝÐÝNDEN DOLAYI TÜRKÝYE’YE “ÇOK MÜÞEKKÝR” olduklarýný söylemiþtir. 13
…………………………………………….
13} www.güniðigazetesi.net 28 Mart 2011
George Wolker Bush, 2001 yýlýnda: “ÝÞTE ASIL HAÇLI SEFERLERÝ YENÝ BAÞLAMIÞTIR” diyerek Irak Saldýrýsýnýn ilk sinyallerini vermiþti. 2003 yýlýnda AKP Hükümeti TBMM’sinden, ABD’li conilerin Türkiye topraklarýný kullanarak Irak’a saldýrmalarý için Tezkereye evet denilmesini istemiþti. Oysa TBM Meclisinden Tezkereye ret oyu çýkmýþtý. AKP’liler özellikle Baþbakan, Ýslâm topraklarýna karþý yapýlacak Haçlý Seferleri için Tezkere çýkartmak için var gücüyle çalýþmýþtýr.
Haçlýlarýn NATO Ýttifaký aracýlýðýyla Libya’ya yaptýklarý silahlý saldýrýlarý önce kýnayan, sonra NATO Ýttifakýna destek vermek için Libya’ya savaþ gemileri gönderen Recep Erdoðan, Nereye Koþuyordu?
Türkiye Baþbakaný Recep Erdoðan, 22 Eylül 2011 günü ABD’de Ýsrail’e karþý Savaþ seçeneðini de düþündüðünü söyledi. Bu tehdidin sebebi Mavi Marmara, Gazze, Ýsrail’in Kýbrýs Rumlarýyla Akdeniz’de petrol arama ortaklýðýydý. Türkiye Cumhuriyeti Baþbakaný da olsa, Yüce Türk Milletini maceralara sürükleme hakký, Baþbakanýn savaþ ilan etme yetkisi yoktur. Bu tehdit eyleme dönüþürse Türkler savaþa sürülür, kýrýlýp yok olur. Azýnlýklar en kýyak külahlarý kapar, Anadolu parçalanýr.
Savaþ açma yetkisi Türk Milleti adýna TBMM dedir. Cumhurbaþkaný, bu yýl 30 Aðustosta Baþkomutan olarak tebrikleri kabul etti. Baþbakan’ýn bu çýkýþý bu yetkiyi delme anlamýna gelir mi? Baþbakan ben her þeyim mi demek istiyor? Bunu Hitler demiþ, Ülkesini yok etmiþti. Biz savaþtan kaçan bir Millet deðiliz. Savaþ narasý atan Baþbakana: “Senin oðlun da bizimle birlikte savaþacak mý? Diye sorma hakkýmýz var mý?
2004 yýlýnda: “Bir adým önde olmak,-Çözümsüzlük çözüm deðildir.” diyerek Kýbrýs’ý, daha önceleri kendi ekiplerinin: “HIRÝSTÝYAN KULÜBÜ” dedikleri AB’ye katmaya çabaladýklarýný onlar unutmuþ olsalar da Milletimiz þükür unutmadý. Kýbrýslý Rumlar AB üyesidir. Oysa o zaman Garantör Devlet olarak her þey Türkiye’nin lehineydi. Bunlarý siz heba ettiniz. Kendi yaptýðýnýz iþlerin ters çýkmasýyla oluþan hengameyi bizim kanýmýzla temizletmeye hiç kimsenin bu Baþbakan’da olsa hakký yoktur.
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU-Bilge Ata-TÜRKÝYE
EMPERYALÝSTLERÝN A, B, E, Z PLANLARI
Ýngilizlerin teþvikiyle Osmanlý Devletine isyan eden Mekke Þerifi Hüseyin Bin Tallal, 1915 yýlýnda Türklerin Tanassur ettiklerini, yani Hýristiyanlaþtýklarýný, içeren bir fetva yayýnlamýþ, Hilafet Makamýna itaatin artýk þart olmadýðýný, Araplarýn Osmanlý Türklerine isyan etmelerinin meþru haklarý olduðunu ilan etmiþti. Emperyalist iþbirlikçisi Þerif’in, Türklerin Hýristiyanlaþtýðý þeklindeki yalaný, 1915 yýlýndan bu yana Araplar arasýnda yayýlmýþ 1970 li yýllara kadar etkisini sürdürmüþ, hala da sürdürmekteydi. Þerif Hüseyin’in Yapmýþ olduðu ihanetin bedeli, bu Þerife ayný Ýngilizler tarafýndan Mekke’ye 1920 yýlýnda Suudlarý saldýrtarak ödetilmiþ idi. Çünkü Ýngiliz’in enternasyonal planý, önce bir ekip bulur, onlara bir kaos/karmaþa, karýþýklýk çýkarttýrýr, iþler yoluna girip o ülkede dengeleri ele geçirdikten sonra, önce destekleyip ileri sürdükleri ekipler, ikincil ekiplerce bertaraf ettirilir, arkasýndan da asýl taraf olan ekipleri, köleleri iþ baþýna getirirler. Bundan sonrasý dizginler ele geçirilmiþ olduðu için canlarý kimi isterse onlarla yönetim erkini, yürütürler. Onlar artýk emperyalizmin gönüllü köleleri olurlar. Bu yeni nesil iþbirlikçi ekipler, emperuþaklar, yani emperyalistlerin gönüllü uþaklarý kýraldan çok kýralcý kesilirler.
Bu aþamadan sonra, yeni bir kuþak ortaya çýkarýlýr. Bunlar ülkenin bütün iþlerini kontrol altýna alýrlar. Küresel Siyonizm’in hedeflediði Tek Devlet, Tek Þirket, Tek din, Tek Millet imparatorluðuna giden yolun köleleri, onlarýn buyruklarýný Ýlâhî buyruklarmýþ gibi kutsal sayarak verecekleri emirlere köle kesilir, ne buyururlarsa harfiyen yerine getirirler. Bunun için ilk baþta o ülke halklarýnýn sözünü dinleyecek, itimat edilecek ya bir kiþi bulurlar yahut öyle bir kiþiyi kendileri çeþitli vesilelerle o konuma yükseltirler. Bir kiþiyi dünyanýn en azýlý teröristi olarak icat edeceklerse, öyle bir kiþiyi dünya çapýnda bir üne kavuþtururlar. Usame Bin Laden gibi birisini ortaya çýkarýrlar. Bazen de Þerif Hüseyin gibi kendisini Peygamber soyundan gelmiþ olarak ilan eden bu kiþinin soyundan yararlanarak Araplarýn isyanýný saðladýklarý gibi bir konuma getirirler. 1908 yýlý 2. Meþrutiyetin ilanýndan hemen sonra Ýttihat Terakki yöneticilerine ivedi olarak Mekke Þerifliðine getirtip, arkasýndan da isyan ettirdikleri gibi bir planý uygularlar. Bu ve Usame Bin Laden’i CÝA’nýn Pakistan’da yetiþtirmesi bir A planýdýr. 1920 yýlýnda artýk Arap yarýmadasýnda Osmanlý Devletinin askeri gücü yoktur. Bu ahmak ve günahkâr Þerifi alaþaðý etmek, peynir ekmek yemek kadar kolaydýr. 1730 yýlýndan beri Der’iye’de Ýngiliz generallerince askeri eðitim verilen Suudlar, 1920 yýlýnda Ýngiliz subaylarýnýn komutasýnda Mekke-i Mükerreme’yi iþgal ederek bu hain Þerifi tutsak ederek Kýbrýs’a sürerler. Bu da –B- planýdýr. Bu, Arap kabileleri bir birine düþmüþ görüntüsü verilerek yapýldý. ABD’nin Afganistan’ý iþgali, Saddam’ý yok etme planý, Mýsýr’da Hüsnü Mübarek, Tunus planý, Libya planý hep ayný plandýr.
Ýþte Afrika ve Arabistan’ý bürüyen bu tehdittir. Sonra asýl güç yarým yamalak ta olsa bertaraf edilince bu kere daha önce hazýrladýklarý ikincil gücü, yani {C} planýný devreye sokar, bu kere gerçek iþbirlikçilerini iþ baþýna getirirler. Buna dair çok önemli bir örnek Mollalar, Kör Ömer, Usame Bin Laden, sonunda Afganistan’ýn iþgalidir. Ruslara karþý kendileri savaþmadý. Pakistan’da Taliban adlý mollalarý yetiþtirdiler. Ruslarý bu güç ile devirdiler. Sonra Ýkiz Kulelere uçaklarý çarptýrdýlar. Dünyanýn þaþkýn bakýþlarý arsýnda BM örgütünden Afganistan’a müdahale kararý çýkarttýlar
Dikkatli bakýþlardan kaçmayacaðýný ummaktayým. Afganistan’ý iþgal etmek için kaç aþamalý komplolar üretilmiþtir. Irak’ý iþgal etmek için önce Saddam’ý ajanlarýyla destekleyerek Iraklýlarýn sevmediði bir diktatör haline getirdiler. Sünnileri Þiilere, Þiileri Sünnilere karþý ayrý-ayrý örgütlediler. Hiçbir ayrýntýyý atlamadýlar. Þimdi Afrika’nýn Kuzey ülkelerindeki muhalifleri ayaklandýrdýlar. Onlarý iktidara getirdikten sonra týpký Irak ve Afganistan’da olduðu gibi güdümlü demokrasiler getirecek, seçim yaslarý, siyasi partiler yasasý ile yetkileri genel baþkanlarýn iki dudaklarýnýn arasýna verecekler. Bu týpký 1946 yýlýndan beri Türkiye’nin güdümlü bir demokrasi, Genel Baþkanlar Monarþisiyle yönetilmekte oluþu gibi bir sürecin baþlangýcýdýr. Bu aþamadan sonra demokrasi adýný verdikleri güdümlü bir yönetimle Müslümanlarý genel baþkanlarý aracýlýðý ile kontrolü ele geçirecekler.
“El-Ba’s, el-Arab. El Ýþtiraki” Sosyalist Arap Ba’as Partilerinin en dikta rejimleri, ülkeleri ele geçirdikleri devirde ben Ortadoðu’daydým. Orada bu rejimlere karþý görüþ bildirmek þöyle dursun, onlarýn nefesinden bile ürküldüðü devirlerde, ben Allah, Peygamber, Kitap, Devlet, Millet ve Vataným için gözümü daldan-budaktan esirgemedim. Bunlarýn tanýklarý yaþýyor. Bu korkusuz tavýrlarýmdan dolayý Ortadoðu Ülkelerinde bana: “Sultan Abdülhamit, gibi Türk” unvanýný vermiþlerdi. Sultan Abdülhamit’e bu unvan, Filistin Topraklarýný Yahudilere satmadýðý için verilmiþti. Baðdat Üniversitesinde Yüksek Lisans yaptýðým dönemde deðerli kardeþim Prof. Dr. Mustafa Kafalý Baðdat Üniversitesinde görevliydi. Nice hayýrlý, yýllar dilerim. Ayrýca Kayseri eþrafýndan Saygý deðer kardeþim, gurbet arkadaþým Ali Baþeðmez Bey Efendi ile birlikte Yüksek Lisans yapmýþtýk.
……………………………………………………………………………………………………………………..
BU DOSYAYI PAYLAÞIN. ÝNDÝRÝN. DAÐITIN. YÜCE TÜRK MÝLLETÝ GERÇEKELRÝ ÖÐRENSÝN. BU DOSYADAN DOLAYI www.bilgeata.com adlý siteme bir saldýrý olursa, ayný adla yeniden, yeniden yayýnlamayý Allah’ýn izni ve bereketiyle düþünüyorum. Þahsýma karþý bir hareket olursa hakkýnýzý helal edin. Ya Nasib…29/Eylül/2011
“MENDE MECNUNDAN FÜZUN ÂÞIKLIK ÝSTÝ’DÂDI VAR,
ÂÞIK-I SÂDIK MENEM, MECNÛNUN ANCAK ADI VAR.”
Fuzûýlî
“KAHRAMAN OLMAZ BÝR KÝÞÝ, SEN YÝÐÝTSÝN DEMEKLE,
BOÞ YERE GÖÐSÜN KABARDAN KENDÝNE BÜHTAN EYLEMÝÞ.”
Kerküklü Ýzzet Hattat
29 Eylül 2011
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU
Bilge Ata-Eðitimci Yazar
Teolog-Kökenbilimci
TÜRKÝYE
|