ÇALINAN TÜRK TARÝHÝ
ERÝVAN’DA BAÞLIK PARASI
Ýster Erivan’daki Ermeniler olsun, ister baþka ülkelerde yaþayanlar olsun, bütün Ermeniler Türkiye’ye dönecekleri günü bekliyorlar. Ýkiyüzlü AB ve ABD’liler de hem Kürtlere arka çýkmýþ görünüyor, hem de çakma Ermeni soykýrýmýný kendisi tanýyor, bizim de tanýmamýzý istiyor.
Türkiye'yi bölmek isteyen, Güneydoðu’ya yeniden Ermenileri yerleþtirmek için çýrpýnan emperyalistlerin Türkoloji, Tarih, Arap dili bölümlerinde okuyan bazý gençlere, bir de gizli Ermeni gençlerine eski yazýyý daha iyi öðrenmeleri için burs verdikleri veya baþkaca yollarla onlarý ele geçirdikleri duyumunu alýyoruz. Bizim saf Anadolu Halkýmýz da çocuklarýnýn ecnebilerce çok sevildiðini, bunun için de çocuklarýna burs verilerek okuttuklarýný eþe-dosta sevinerek, öðünerek anlattýklarýný da duyuyoruz. Bu gençlerimiz eski yazýyý daha iyi okumaya baþladýklarýnda bunlardan bir kýsmýna tapu sicillerine girerek Ermeni tapu sicillerinin çýkarttýrýldýðý yaygýn olarak konuþuluyor.
Ermenilerin, 1915 ten önce Ermenilerin yoðun olarak yaþadýklarý Güneydoðu Anadolu’ya: “"Bati Ermenistan" dediklerini, yöreyi ne pahasýna olursa olsun ele geçirerek yeniden büyük Ermenistan’ý kurmak için var güçleriyle çalýþtýklarýný bugünkü Kürtler ve Kürtçüler sakýn unutmayýn. Aþaðýdaki açýklamalarý, sakýncalarý dikkatle inceleyin.
MEKKE ÞERÝFÝ HÜSEYÝN BÝN TALLAL
Ýngilizler tarafýndan destekli, 1908 yýlýnda ilan ettirilen II. Meþrutiyet’ten hemen sonra yetki Sultan Abdül Hamit’ten Ýttihatçýlara geçince, Þerif Hüseyin’i Mekke Þerifi yaptýrdýlar. 1700 yýlýndan beri Der’iye adlý Kasabada Muhammed Bin Suud’a köle ticareti görüntüsüyle yüksek rütbeli Ýngiliz subaylarýný satmýþ görünüyorlar. 1915 te Hasan Cemal’in Dedesi Cemal Paþa’nýn Þam’da 30 kadar Arap Kavmiyetçisini astýrmasý üzerine Þerif Hüseyin’e isyan buyruðu veriyorlar. 30 Ekim 1918 de Türk Ordularý Arabistan’ý boþaltýnca 1700 yýlýndan beri eðittikleri Suud’larý 1920 yýlýnda korumasýz kalan Þerif Hüseyin’e saldýrttýlar. Oyun içinde oyun, düzen içinde düzen kurarak 200 yýl bekleyerek Arabistan’ý iþgal ettiler.
Mekke Þerifi asi Hüseyin Bin Tallal, emperyalistlerin her buyruðunu Ýlâhî buyrukmuþ gibi kabul Etmiþti. 1915 te Türklere karþý isyan hareketini baþlattý. Oysa efendileri emperyalist Haçlýlarýn ceplerinde nice Hüseyinler kuluçkada bekliyordu. Aradan sadece beþ yýl geçtikten sonra 1920 de, Ýngilizlerin 1700 den beri Der’iye adlý çöl kasabasýnda 200 yýldan beri býkmadan usanmadan silahlý eðitim verdikleri Suudi Vehhabileri Þerife saldýrtýpyaka-paça ettirerek Kýbrýs Adasýna sürgüne gönderilmiþti.
1930 yýlýna kadar Kýbrýs’ta yesir tutulan-tutsak- olan- Þerif Hüseyin adlý güya Hz. Muhammed {sav} Efendimizin kutlu soyundan geldiðini iddia ederek yine ayný Ýngilizlerin teþvikleriyle 1908 II. Meþrutiyetinin hemen ardýndan Ýtihat Terakkî Fýrkasýna Mekke Þerifi olarak atandýrýlan bu ahmak Þerif, Kýbrýs’ta sürgün cezasýný çekmekteydi. O dönemlerde Türklerle Rumlar iç içe yaþamaktaydýlar. Hain oðlu hain olan Þerif Hüseyin’in sürgün cezasýný çektiði konaðýn yakýnýnda bir evden Kýbrýslý bir Türk’ün yüksek sesle Türk Marþýný çaldýðý duyuluyor. Türk Marþýnýn sesi Þerif Hüseyin’in Konaðýna kadar yankýlanmaya baþlayýnca korumalarý, pencereleri kapatmaya baþlýyorlar. Þerif Hüseyin:
-“Pencereleri niçin kapatýyorsunuz?” diye soruyor. Onlar:
-“Þerif hazretleri! Dýþarýda Türk Marþý çalýnýyor. Siz Türklere isyan ettiniz. Onlarýn kanýný akýttýnýz. Siz Türklere düþmansýnýz. Bu Türk Marþýný dinlemeyeceðinizi düþünerek kapatmak istedik.” Deyince bu ahmak, hain þerif Hüseyin:
-“Pencereleri açýn. Ben bu Türk Marþýný sonuna kadar dinlemek istiyorum.” Diyerek Türk Marþýný sonuna kadar hüngür hüngür aðlayarak dinlemiþ:
-“Biz Türklere çok zulüm yaptýk. Kutsal kanlarýný çok döktük. Samimi birer dost sandýðýmýz, güvenip uðurlarýna Müslüman Türklerin kanýný döktüðümüz KEFERELER, þimdi bizleri terk ettiler. Beni sürgün ettiler. Müslüman Türklerin kanýný döktüðümüz için Allah bizi affeder mi, sanmýyorum. Türkler bizi zaten affetmezler. Uðurlarýna kendi Din kardeþlerimizin kanýný döktüðümüz KEFERELERÝN þimdi Filistin’de bir Yahudi devleti kuracaklarýný öðrendim. Meðer biz Siyonistlere hizmet etmiþiz.” Diyerek dövünmüþtü.
Hain ve ahmak Þerif’in sözünü ettiði Siyonist Devlet 1930 ila 40 yýlýnda kurulacaktý. Bunu Atatürk’ün TBMM yaptýðý kararlý bir duruþun engellediði hakkýndaki çalýþmamýz inþallah yakýnda yayýna sunulacak.
Ayný dövünme çok geçmeden Kürtçülerin baþýna gelecek. Yakýn bir gelecekte Irkçý Kürtçüleri poh pohlayan emperyalistlerin ikinci, üçüncü, beþinci planlarý devreye giriverdiðinde son çýrpýnýþýn hiçbir faydasý olmayacak. Irkçý Kürtçüler, kendi baþlarýna hareket ettiklerini, bölgeye hiçbir emperyalistin karýþmadýðýný sanýyorlarsa çok aldanýyorlar. Dünyayý entrikalarla iþgal eden bu sicilli emperyalistlerin bu yörelerde etkinliklerini yok saymak, en büyük cahillikten de beterdir.
Mehmetçiðin kutsal kanýný döken Müslüman Araplar, þimdi döktükleri kutsal kanýn içinde boðuluyorlar.
Yakýn bir gelecek ýrkçý, þoven Kürtçüler de týpký Müslüman Araplar gibi Mehmetçiðin döktükleri þehid kanýnda boðulacaklar.
“Özde-tehcir-sözde-soykirim.”
“Bazi yazarlar Ermeni ve Yahudi soykirimlarini mukayese ederler. Dogrudur, yahudiler rakkam olarak bizden fazla sehit vermislerdir. Fakat onlar kendileri icin belki de yabanci bir ulkede yasamalarinin bedelini odediler. Fakat biz ermeniler kendi oz yurdumuzda ve en uzucusu, Devletin himayesinde oldugumuz halde, devletin eliyle soykirima tabi olusumuzdur. Ermeniler binlerce yillik anayurtlarindan sokulup atilmislardir. Geride o topraklarda yalniz kanlarini degil, evlerini barklarini tarlalarini, dini mabetlerini, sarkilarini, oyunlarini, sanat ve kulturlerini yani her seylerini birakip gitmislerdir. Bugun o nimetleri paylasanlar bunlarin hepsini midelerine indirdikden sonra, maalesef simdi o topraklar icin "Bati Ermenistan" denmesine bile tahammul etmiyorlar.” {Kevork Büyük Agopyan www.iktidarsiz.com }.
Kevork Büyük Agopyan 63 yaþýndadýr. ABD’nin Kaliforniya Eyaleti Montebello Kentinde yaþar, Basýn konseyinin 2119 bireysel üyesidir.}
Ermeni diyasporasýnýn “"Bati Ermenistan" dedikleri yerler: Þimdi Kürtlerin oturduklarý Güneydoðu Anadolu topraklardýr. Anlayan anlamýþ, anlamayan kendi eliyle bir sarmalýn içine girmiþtir. Dünkü Araplar girdikleri bu sarmaldan bugün nasýl kurtulamýyorlarsa, yarýn Kürtler de iki sarmalýn içine yuvarlanacaklardýr.
Birinci sarmal, AB nin desteklediði Ermeni sarmalýdýr.
Ýkinci sarmal, ABD nin desteklediði Yahudi dönmesi Mesut Barzani’nin ve Siyonist Ýsrailli yöneticilerin “ARZ-I MEV’UD” Sarmalýdýr.{Barzaniler www.bilgeata.com TIKLAYINIZ}
Ýngilizler Þerif Hüseyin’i Mekke Þerifi Yaptýrdýlar. Çünkü Araplarý isyana sürüklemek için Peygamber soyundan geldiði söylenen bir kiþinin Araplara komut vermesi gerekiyordu. Bunu 1908 yýlýnda Ýttihatçýlara yaptýrttýlar. Bu baþlangýcý, Sultan Hamid’i devirmek, Ýttihatçýlarý iktidara taþýmak þartýyla yaptýlar. Ýttihatçýlar iktidara geldikten hemen sonra 1909 da 31 Mart günü ayaklanma baþlattýlar. Sultan Hamid’i tutsak ederek Selanik’te Selatini Köþküne hapsettiler. Bu Selatini köþkü bir Yahudi’nin idi. Sultan Hamid’i azletmeye gelen heyetin içinde bir tek Türk yoktu. Yahudi, Ermeni Rumlar Sultan Hamid’i azlettiler. Ýngilizler iki yüz yýl Vehhabileri çölde eðittiler. Beklediler. Usanmadýlar. Þerif Hüseyin’e isyan komutunu verdikten sonra zaten sonun baþlangýcý gelmiþti.
Emperyalistler Arap baharýný, BOP’ un bitmesini bekliyorlar. Türkiye þimdilik tek parça olarak kalacak, çevre ülkeler tamamen kontrol altýna alýndýktan, bu ülkelerin halklarý diz çöküp baþ eðdikten, yani emperyalistlere tamamen boyun eðdikten sonra hain planlarýný devreye sokacaklarýný görür gibiyim. Emperyalistlerin ve yerli iþbirlikçileri-emperuþaklarýn- bir planý varsa, Allah Zülcelâl’in nice bin planý vardýr. Milletimizi, Devletimizi, Yüce Allah kollasýn ve Korusun.
TÜRKMENLER, KÜRTLER, ERMENÝ KOMÞULARI
1915 ten önce Bitlis’e baðlý bir köyde Türkmenler, Ermeniler ve Kürtler kardeþçe bir arada mutlu bir yaþantý içindeydiler. Bölgede nüfus aðýrlýðý Türkmenlerdeydi. Kýz alýp verme hariç sýký saðlam, kardeþçe bir dostluk içinde yaþýyorlardý. Herkes ayný taraðýn diþleri gibi bir birine baðlýydý. Bu unsurlar bir birlerine gidiyor, geliyor, ihtiyaçlarýný karþýlýyor, borç veriyor, borç alýyor, tarlalarýný yardýmlaþarak sürüyor, bir dirhemcik ayrý gayrý bilmiyorlardý. Hastalarýný yokluyor, cenazelerini birlikte omuzluyor, birlikte gömüyorlardý. Düðünlerde birlikte halay çekiyor, birlikte sinsin oynuyor, birlikte cirit, gülle atýyorlardý. Bölge Ermenileri Türkçeden baþka dil bilmezlerdi. Burada yaþayan Ermeniler, bir tek cümlecik Ermenice de bilmezlerdi. Bütün konuþmalarý Türkçeydi. Çünkü Ermeni dediklerimizin % 90’ý Gregoryan Mezhebindeki Kýpçak Türkleriydi. Hayk denen Ermeni kökeninden gelen Ermeni kökenliler, Erivan’da yaþýyorlardý. Bugün Ermeni olarak tanýnan Gregoryan Kýpçak Türkleri hala en kalabalýk grubu oluþturmaktadýrlar. Bunun anlamý þudur: Bu % 90 lýk büyük grup aslen Ermeni deðil, Kýpçak Türkleriydi. Bunlar Hýristiyan Gregoryan Mezhebine girerek kendilerini Ermeni sandýlar. Bölgede yaþayan Gregoryan, yani Kýpçak Türk kökenli Ermenilerin arasýnda Kürtçe öðrenenler pek bulunmuyordu. Çünkü bölgede Kürt aðýrlýðý pek yoktu. , ortak dil Türkçeydi. Hepsi öz Türkçe konuþuyorlardý.
Derken Hýnçaklarla Taþnaklar masum Ermenilerin kanýna girerek Avrupalý ve Ruslarýn kýþkýrtmalarýyla isyan çýkartýnca kardeþ gibi yaþayan bu insanlarýn arasýna düþmanlýk sokuldu. Aþaðýda Mehmet Týnç’ýn açýklamalarýný ibretle dinleyelim:
ERÝVAN’DA BAÞLIK PARASI
“Bitlis’in bir köyünde Türkmenler, Kürtler, Ermeniler birlikte yaþýyorlar. Ermeni evinin sayýsý 15 kadar. Bu köyün karþýsýnda ise, Ermenilerle meskûn baþka küçük bir köy var. Ermenilerden bir kýsmý Müslüman olduklarýný söylüyorlar. Birçoðu Erivan’a; bir kýsmý da Ýstanbul’a göçüyor. Erivan’a göçen Ermenilerden birisi bu köye gezmeye geliyor. Eskiden ahbaplýk, komþuluk yaptýklarý için Erivan’dan gelen bu Ermeni’ye Türkmenler, Kürtler hoþ geldine gidiyorlar. Hoþ beþten sonra, oralarda ne var ne yok, hal-gidiþ nasýldýr, diye soruþuyorlar. Erivan’dan gelen Ermeni:
“Ermenistan’da yaþayan Türkiye Ermenilerinden bir oðlan babasý, oðluna bir kýz isterse kýz babasý, baþlýk parasý olarak para istemiyor. Oðlan babasýndan Türkiye’de bulunan bir tarlayý, bir baðý, bir arsayý baþlýk parasý olarak istiyor. Oðlan babasý da Türkiye’deki, hangi köyde, hangi kasabada tarlasý, baðý-bahçesi, konaðý varsa bunlarýn sabit hudutlarýný gösterir bir belgeyi, {Tapu Senedini} sunuyor. Bu belgeye dayanýlarak tapu senedi tanýklar huzurunda Noterlikçe tasdik edilerek tutanak tutuluyor. Tarla, ev, bað-bahçe, konak baþlýk parasý olarak kýz babasýna veriliyor. Bir gün Türkiye’ye geri döndüklerinde artýk bu tarla, ev, bað-bahçe kýz babasýnýn olmuþ oluyor” {Mehmet Týnç. Batman Ýli Sason Ýlçesi Balbaþ Köyü sakinlerinden.}
Konu ýrkçý Kürtçülerin sandýklarý gibi öyle geçiþtirilecek bir konu deðildir. Bölgede sadece Avrupalýnýn deðil ABD’nin ve ötekilerin gözleri var. Ermeni birinci öncelikli konudur. Ayrýca Siyonizm’in “Arz-ý Mev’ud “ planýný yabana atanlar, yakýnda Filistin’in durumuna düþeceklerdir.
Türkleri, Türkiye’yi dýþlayarak Güneydoðu’da var olacaklarýný sananlarýn, yakýnda Þerif Hüseyin’in ve kýþkýrttýklarý Araplarýn uðradýklarý sona benzeyecekleri, sanki engellenemez bir kadermiþ gibi görünüyor.
Temmuz-2006–Mahfesýðmaz-Adana
Rüstem KOCADURMUÞOÐLU
Eðitimci Yazar-Teolog-Kökenbilimci
Bilge Ata- Ξ̲̅ ✫TÜRKÝYE Ξ̲̅✫
|