Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araþtýrmalar   |   Belgeler   |   Hakkýmýzda   |   Ýletiþim
 
 
 

 
Anket
Amerikalýlarýn Kýzýlderililere yaptýðý soykýrým hakkýnda ne düþünüyorsunuz?
 Evet Soykýrým yapmýþtýr
 Hayýr Yapmamýþtýr
 Kýsmi olarak soykýrým yapmýþtýr

 
 
Ziyaretçi Ýstatistikleri
Aktif: 59
Bugün: 160
Toplam: 1.139.593
 

Hz.Muhammed aç, zamane þýhlarý tok

 

Hz. MUHAMMED AÇ, ZAMANE ÞIHLARI TOK

Aþaðýdaki yürek yakan, beyinleri zonklatan kutlu ayetlerle hadisleri, ön yargýsýz, gönülden gelerek incelemeniz dileðiyle.

“2060—Nu’man Ýbnu Beþir {r.a} anlatýyor: “Hz. Ömer {r.a} insanlarýn mazhar olduklarý dünyalýktan söz etti ve dedi ki: “Gerçekten ben Rasûlullah {a.v}’ýn bütün gün açlýktan kývrandýðý halde, karnýný doyurmaya âdi bir hurma bile bulamadýðýný gördüm.” Müslim, Zühd 36, {2978}
“2061—Enes {r.a} anlatýyor: “Resûlullah {a.v} buyurdular ki: “Þurasý muhakkak ki, Allah hakkýnda benim korkutulduðum kadar hiç kimse korkutulmamýþtýr. Allah yolunda bana çektirilen eziyet kadar kimseye eziyet çektirilmemiþtir. Zaman olmuþtur, otuz gün ve otuz gecelik bir ay boyu, Bilâl ile benim yiyeceðim, Bilâl’in koltuðunun altýna sýkýþacak miktarý geçmemiþtir. ” Tirmizi, Kýyâmet 35, {2474}
“2064- Ebu Hüreyre {r.a} anlatýyor: “Resûlullah {a.v} bir gün {veya gece alýþýlmadýk bir saatte} Mescide geldi. Orada Ebû Bekir ile Ömer’e rastladý. Onlara; {bu saatte} niye geldiklerini sordu:
“BÝZÝ EVDEN ÇIKARAN AÇLIKTIR!” Dediler. Resûlullah da:

“BENÝ DE EVDEN ÇIKARAN AÇLIKTAN BAÞKA BÝR ÞEY DEÐÝLDÝR!” buyurdu. Hep birlikte Ebu’l Heysem Ýbnu’ Tayyihan’a gittiler. O, bunlar için arpadan ekmek yapýlmasýný buyurdu. Ekmek yapýldý. Sonra kalkýp bir koyun kesti. Yanlarýnda bir hurma aðacýnda asýlý olan tatlý suyu indirdi. Derken yemek geldi, yediler ve o sudan içtiler. Resûlullah {a.v}:

“Þu günün nimetinden hesap sorulacak! {Açlýk sizi evinizden çýkardý. Bu nimetlere nail olduktan sonra dönüyorsunuz! Buyurdu.” Müslim, Eþribe 140, {2038}; Muvatta, Sýfat’n Nebi 28, {2, 932};

Tirmizi, Zühd 39, {2370} “2063-Ali {r.a} anlatýyor: “Evimden soðuk bir günde çýktým, {YÝYECEK} bir þey arýyordum. Bir Yahudi’ye rastladým, bahçesinde çýkrýkla sulama yapýyordu. Duvardaki bir açýklýktan adama baktým. “Ne istiyorsun ey bedevi, kovasý bir hurmaya su çeker misin?” dedi. Ben de: “Evet! Ama kapýyý aç ta gireyim!” dedim. Adam kapýyý açtý, ben girdim, bir kova verdi. Su çekmeye baþladým. Her kovada bir hurma verdi. Ýki avucum hurma ile dolunca kovayý býraktým ve bu bana yeter deyip hurmalarý yedim, sudan içip sonra Mescide geldim.” Tirmizi, Kýyamet 35, {2475} “2065-Utbe Ýbnu Gazvan {r.a} anlatýyor: Gerçekten ben kendim, Resûlullah {a.v} ile birlikte olan yedi kiþiden yedincisi olarak göçmüþümdür. {Hicret ettim.} HUBLE YAPRAÐINDAN baþka YÝYECEÐÝMÝZ YOKTU. Öyle ki, AVURTLARIMIZ YARA OLDU.” Müslim, Zühd 15, {2967}
…………………….

Not: Huble, dikenli bir aðaca denirmiþ. “2067- Fudâle Ýbnu Ubeyd {r.a} anlatýyor: “Resûlullah {a.v} halka namaz kýldýrýrken, bazý kimseler AÇLIK sebebiyle ayakta duramaz yere yýkýlýrlardý. Bunlar Ashab-ý Suffe ehliydi. Bedeviler, bunlara delirmiþ derlerdi. Efendimiz namazdan çýkýnca yanlarýna uðrar ve:“eðer {bu çektiðiniz sýkýntý sebebiyle} Allah katýnda elde ettiðiniz mükâfatý bilseydiniz, fakirlik ve ihtiyaç yönüyle daha da artmayý dilerdiniz” derdi. “ Tirmizi, zühd 39, {2369}
“2066- Ebu Talha {r.a} anlatýyor: “Resûlullah {a.v}‘ a AÇLIKTAN þikâyet ettik ve karýnlarýmýzý açýp gösterdik. Herkeste BÝR TAÞ vardý. Resûlullah {a.v} da karnýný açtý, o’nda ÝKÝ TAÞ VARDI.”Tirmizi, zühd 39, {2372} Bu hadis-i þeriflerde, hem Peygamber {a.v} Efendimizin, hem de seçkin sahabelerinin baþlarýna gelen yoksulluða, açlýða ne denli büyük bir sabýr ve metanetle göðüs gerdikleri anlatýlýyor. Bu kutlu hadis-i þeriflerden, Ýslâm Dini’nin yoksulluðu, fakirliði tavsiye ettiði þeklinde bir fikre kapýlmamalýdýr. Ýslam Dini miskinliði, tembelliði þiddetle yasaklamýþtýr. Ýslâmiyet çalýþmayý, üretmeyi emrediyor. O günkü Medinelinin ana gýdasý arpa ile hurmaydý.
Allah Rasûlü ve eþsiz sahabeleri açlýk ve susuzlukla cebeleþirken, günümüzdeki evliya, Allahdostu, mehdi, ermiþ, eriþmiþ denilen kimselerin dünya nimetlerini, dünyanýn saltanatýný ele geçirmek için dünyevileþmeleri cidden þaþýrtýcýdýr. Þýh efendi, Allahdostu, evliya, ermiþ eriþmiþ, hocaefendi, mehdi hazretleri denilen kimselerden bir kýsmýnýn ellerinde fizyologik, genetik hiçbir bilimsel veri yokken bile kendilerini SEYYÝD, yani Peygamber torunu olarak ilan etmeleri, Âhir Zaman Elçisini, dünyevi saltanatlarýna dayanak yapmalarý, inanýlýr gibi deðildir. Daha da þaþýrtýcý olaný, bunlarýn çevresindeki kiþilerin bunlara, Allah Katýndan bir takým ayrýcalýklar verildiðini yaymalarýdýr. Bu kimselerin birer beni beþer, ölümlü dirimli faniler olduklarý gerçeðini göz ardý etmek ise cidden ürkütücüdür. Kullara Ýlâhî nitelikler yüklemek, ÞÝRK kalýntýsý pisliktir. Aþaðýdaki kutlu ayette, Allah Teâlâ; Son Elçisi Hz. Muhammed {a.v}’ýn bir beþer, fani bir kul olduðunu teblið ederken, böylece bütün yaratýklarýn ölümlü-dirimli olduklarýný da teblið etmiþ oluyordu.

بِسْمِ اللَهِ الرَحْمَنِ الرَحِيم


قُلْ إنَمَا أنَا بَشَرٌ مِثْلُكُمْ يُوحَى إلَيَ أنَمَا إلَهُكُمْ إلَهٌ وَاحِدٌ فَاسْتَقِيمُوا إلَيْهِ وَاسْتَغْفِرُوهُ وَوَيْلٌ لِلْمُشْرِكِين


“EY Muhammed! De ki: “Ben de sizin gibi bir insaným, ancak bana Tanrýnýzýn Tek Tanrý olduðu vahyolunuyor. Hemen O’na yönelin. O’ndan baðýþlanma dileyin. O’na ortak koþanlara yazýklar olsun!” Fussilet 41/6

Hz. Muhammed {a.v} Efendimiz bir kul, bir insan idi. O, aç-susuz, bazen bir tek hurma bile bulamadan sabahlýyordu. Bazen de sahabeler açlýklarýný bastýrmak için midelerine taþ baðlýyorlar, Efendimiz ise iki taþý birden baðlýyordu. Hz. Ali, {r.a} Efendimiz, kovasý bir hurmaya bir Yahudi’nin bahçesini suluyordu. Sahabeler açlýktan gece yollara düþüyor, Mescidde toplanýyorlar, Hz. Peygamber {a.v} Efendimiz de açlýðýný bastýramýyor, o da Mescide gidiyor, oradan varlýklý bir sahabe olan Tayyihan’ýn evine gidiyorlar, Tayyihan’da kendilerinin karýnlarýný doyuruyordu.
Bir bu kutlu efendilere, bir de zamane evliyalarý, þýhlarý, ermiþlerine baktýðýmýzda, pek çoðunun altýnda 500 SEL Mercedes marka arabalarýn výzýr výzýr iþlediðini dünya alem görüyor. Bunlarýn bu dünyevi saltanatlarý hangi iþlerde çalýþarak kazandýklarý, bir çoðunun dergâhýnda sürekli olarak yedi kazan kaynattýklarýný, bir çok tv. Kanalý, radyo istasyonlarý kurdurduklarýný sorgulayanlara: “Efendim! Bunlarýn serveti babalarýndan kalmýþ” diyenlere: “Resûlullah {a.v} Efendimizin kutlu eþi Hz. Hatice {r.a} Anamýz kervan sahibiydi. Ýthalat-ihracaat yapýyordu. Servetlerinin hepsini Allah yolunda harcadýlar. Açlýktan kývranan Efendimiz ile birlikte Tayyihan’ýn evine gidenlerden birisi de Hz. Ebu Bekir{r.a} idi. O Ebu Bekir ki, kervanlarý çalýþan, ithalat ihracat yapan bir iþ adamýydý. Müslüman olduktan sonra, bütün servetini Allah yolunda daðýtmýþtý. Þimdi açlýktan midesine taþlar baðlýyordu. Hatta ayný Ebu Bekir, Rum Sûresinin iniþ sebebi olan Doðu Roma’nýn birinci savaþta yenildiði Ýran’ý, ikinci savaþta yeneceðine dair inen ayet üzerine, müþriklerden Übey Bin Halef ile tutuþtuðu tutuþmada, önce 10 deve, üç yýl üzerinde tutuþmuþlardý. Resûlullah {a.v} Efendimize, Bu Sûrenin hikmetini ve tutuþmayý açýklayan Hz. Ebu Bekir {r.a}’e Efendimiz; “Deveyi 100’e, yýlý 9’a çýkar” buyurdu. 9 yýl içinde Ehl-i Kitap olan Doðu Roma, Müþrik Ýran’ý yendi. Hz. Ebu Bekir {r.a}, bu arada ölen Übey’in mirasçýlarýndan 100 deveyi aldý. Efendimiz {a.v} bu develeri yoksullara sadaka olarak daðýtmasýný buyurunca bir tekini bile kendisi almadý, hepsini daðýttý.” {ÇALINAN TÜRK TARÝHÝ—KARDUKLAR KÜRTLERÝN ATASI MIYDI? Rüstem Kocadurmuþoðlu Togan Yayýnlarý 2013 Ýstanbul} Ýþte o Ebu Bekir {r.a}, açlýktan kývrým kývrým kývranýrken Zamane evliyalarý, zamane þýhlarý, hocaefendileri, mehdi taslaklarý dünya servetini topluyorlar, inanýlmaz bir dünya saltanatý sürüyorlardý. Bunlardan bir kýsmýna ise müritleri: “SULTAN, SULTANIMIZ, SULTAN HAZRETLERÝ“ diye hitap ediyorlar: “SULTAN ÞÖYLE BUYURDU, SULTANIMIZ BÖYLE BUYURDU, SULTAN HAZRETLERÝ ÞUNU YASAKALDI, BUNU EMRETTÝ” diye hitap ediyorlar. Bu hitaplarý iftiharla, baskýlayarak, gururla söylüyorlar. Bu faniler DÜNYEVÝ SALTANAT SÜRERKEN, Âhir zaman Peygamberi, Resûl-i Ziþan Efendimiz ile kutlu sahabeleri de açlýktan kývrým kývrým kývranýyor, günde bir tek ucuz, kurtlu hurmacýk bile bulamýyorlardý. Bazý müritlerin açýkladýklarýna göre bazý zamane þýhlarýnýn, zamane evliyalarýnýn, mehdi taslaklarýnýn dergâhlarýnda yedi kazanda yedi çeþit yemek piþiyormuþ. Binlerce mürit bu kazanlarýn üstünden tabaklarýna aldýkça, þýh hazretlerinin yüzü suyu hürmetine kazanlardan bereket fýþkýrýyormuþ. Mürtitler bu fanileri, ölümlü dirimlileri, haþa! Peygamberlerden bile üstün görmeye mi baþlamýþlardý? Her þýhýn, her mehdinin, her evliyanýn kendi müritlerine göre, Allah’ýn yanýnda o kadar itibarlarý varmýþ ki, Allah, Âhir Zaman Peygamberine vermediði nimetleri bunlara vermiþ sanýrsýnýz. Kendi müritlerinin övünerek açýkladýklarýna göre zamane þýhlarýnýn, mehdilerinin, evliyalarýnýn kendi þýhlarýndan baþka hiçbir þýhýn, kendi tarikatlarýndan baþka hiçbir tarikatýn, Allah Yanýnda itibarý ve deðeri yokmuþ. Onlara göre bu itibarýndan dolayý Allah’ýn bunlara böyle pek çok üstünlükler verdiðini savunuyorlar. Müritler kendi þýhlarýndan, kendi mehdilerinden baþka hiçbir þýhýn, hiçbir mehdinin hak yolda olmadýðýný, Ýlla ki, kendilerinin hak yolda olduklarýný yayýyorlar. Omuzlarýnda asýlý, koltukaltlarýna sýkýþtýrýlmýþ Mushaf-ý þerif taþýyan propagandacý kadýnlar, ev ev dolaþýyor, evlerin kapýlarýný çalýyor kapý açýldýðýnda: “Sizin ölüleriniz için üç Ýhlas bir Fatiha hatm-i þerifi okuyalým mý?” diyorlar. Ev sahibesi Müslüman kadýn: “Buyurun okuyun. Allah sizden razý olsun” diyerek içeri alýyor. Okuma bittikten sonra: “Anam! Baþýnýz bir yere baðlý mý?” diye soruyorlar. “Baðlý deðil diyenlere: “O zaman ahrette sizin önünüze kim düþecek, mahþerden nasýl kurtulacaksýnýz? Bizim efendi hazretlerine baðlanýn, sizin önünüze düþsün, sýrat köprüsünü výz diye geçirsin, sizi doðrudan doðruya cennete götürsün.” Diyorlar. Bir de hadis uydurmuþlar. Uydurduklarý aþaðýdadýr:


مَنْ لَمْ يَكُنْ شَيْخٌ شَيخُهُو شَيْطَانٌ

“MEN LEM YEKÜN ÞEYHUN, ÞEYHUHÜ ÞEYTANÜN.”

“ÞEYHÝ OLAMAYANIN, ÞEYHÝ ÞEYTAN’DIR.” {Bu tarikatçý uydurmasýdýr.}

Peygamberimiz {a.v} ise; hadis uyduranlarýn, oturaklarýnýn ateþte olacaðýný teblið ediyordu. 
Hangi bir mürit hangi bir zamane þýhýna, zamane evliyasýna, zamane mehdisine baðlýysa onun yolunun hak olduðunu, kurtuluþun kendi þýhlarýna mehdilerine, evliyalarýna baðlanmakla mümkün olacaðýný iddia ediyorlar. Bu zamane þýhlarý, mehdi taslaklarý, kendilerine baðlananlarý, kýyamet günü önlerine düþerek hiçbir engele takýlmadan doðrudan doðruya cennete götüreceklermiþ. Þimdi mürit kapma yarýþý baþlamýþ. Mürit kapmak için altlarýnda kara jiplerle ev ev dolaþan propagandacýlarý muhafazakar Müslümanlar hayretle izliyorlar. Bu kara jiplerin en ucuzu 50 bin TL’ den aþaðýda deðildir. Bu deðirmenin suyu nereden geliyor? Bir yandan dini kisve ile ortaya çýkacaklar, öte yandan dünyayý ele geçirecekler. Hiçbir faninin Allah’ýn elinden kullarýný kartarma yetkisi yoktur. Amentünün þartlarýndan birisi de Kur-an’a iman etmektir. Kur-an’a iman etmek demek, “iþime geleni alýrým, iþime gelmeyeni almam” demek deðildir. Kur-an’ý Kerime bir bütün olarak imam etmek þarttýr.


بِسْمِ اللَهِ الرَحْمَنِ الرَحِيم

قُلْ ادْعُوا الَذِينَ زَعَمْتُمْ مِنْ دُونِ الَلهِ لَا يَمْلِكُونَ مِتْقَالَ ذَرَةٍ فِي اسَمَواتِ وَلَا فِي الْأرْضِ وَما لَهُمْ فِيهِمَا مِنْ شِرْكٍ وَمَا لَهُ مِنْهْمْ ظَهِير


“Ey Muhammed! De ki: Allah’ýn dýþýnda kurtarýcý saydýklarýnýzý çaðýrýn. O kurtarýcýlarýnýzýn ne göklerde ne de yerlerde zerre kadar hiçbir þeye güçleri yetmez. Onlarýn ne yerlerde, ne göklerde en ufak bir ortaklýklarý da yoktur. Allah ta onlardan hiç birini yardýmcý edinmemiþtir.” Sebe’ 34/22

Þu apaçýk Kur-an ayetlerini dolanarak Müslüman olunamaz. Bu davranýþlar, Þirk kalýntýsý pisliklerdir. Önce Allah, sonra Allah. Her yerde her þeyde Allah. Allah’ý býrakarak, Allah’ýn dýþýndaki fanilerden kurtuluþ beklemeyi Sebe’ 34/22. Ayeti þiddetle yasaklamýþ, bu davranýþlarýn ÞÝRK kalýntýsý pislik olduðunu teblið etmiþtir. Kullarý, fanileri baþka hiçbir kul, hiçbir fani kurtaramaz. Bizleri ancak ve sadece Allah Teâla kurtarýr. Hz. Adem {a.v}’in iki oðlundan birisi katil öbürü maktul oldu. Hz. Nuh {a.v} Atamýzýn oðlu inkârcý oldu, suda boðuldu. Hz. Ýbrahim {a.v} atamýzýn babasý, Nemrut’un putçu baþýsýydý. Hz. Muhammed {a.v} Efendimizin amcasý Ebu Talip müþrik olarak öldü. Efendimiz çok üzüldü.


بِسْمِ اللَهِ الرَحْمَنِ الرَحِيم


إنَكَ لَا تَهْدي مَنْ أحْبَبْتَ وَلَكِنَ الَلهَ يَهْدِي مَنْ يَشَاءُ وَهُوَ أعْلَمُ بِالْمُهْتَدِينَ

 

“Ey Muhammed! Sen en çok sevdiðine dahi HÝDAYET veremezsin. Ancak Allah; dilediðine HÝDAYET verir. HÝDAYETE girecekleri de en iyi O bilir” Kasas 28/56

Hz. Muhammed {a.v} Efendimize bile vermediði bir yetkiyi, bir ayrýcalýðý, ölümlü dirimli, bu fanilere verdiðini iddia etmek, bu ayete göre en büyük iftiradýr. Allah Teâla, HÝDAYET yetkisini kendi zatýna has kýlmýþtýr. Kur-an’ý Kerim ile Kâbe’ye de HDAYET ayrýcalýðý vermiþ, {hiç bir kuluna, buna bütün peygamberler ve Hz. Muhammed {a.v} Efendimiz dâhildir.} HÝDAYET etme yetkisini vermemiþtir. Hiçbir kul hiçbir kula hidayet veremez. Dinsizi dine getirme, imansýzý imana getirme, kâfiri Müslüman yapma yetkisi sadece Allah Teâlâ’nýn hükümranlýk alanýndadýr. Peygamberler ve öteki Müslümanlar sadece TEBLÝÐ ederler. Gerisi, Allah’a aittir. Hz. Muhammed {a.v}’e vermediði bir yetkiyi, zamane þýhlarýna, zamane evliyalarýna, zamane mehdilerine verdiðini savunmak, onlarý haþa! Allah Teâlâ’ya ortak etmektir ki, bu en büyük ÞÝRKTÝR.

 Cenab-ý Hakkýn son Elçisi Hz. Muhammed {a.v} Efendimiz açlýktan kazýnan midesini susturmak için ikiþer taþ baðlarken, açlýðýndan gece uyuyamayarak Mescide gider. Mescide vardýðýnda Aþere-i Mübeþþereden; {cennetle müjdelenmiþ} olan ve ilk iman eden kiþilerden birisi olan Hz. Eb Bekir ve Hz. Ömer {r.a}in de açlýktan kývrandýklarýný görür. O Ebu Bekir ki, Resûlullah {a.v} Efendimize ilk inanan erkek, Hicrette Hicret yoldaþý, Yâr-ý Gâr=Maðara arkadaþýydý. Efendimizin yokluðunda ona vekâleten imam olan da oydu. Hz. Ebu Bekir çok zengin bir kiþiydi. Malýný Allah yolunda daðýtmýþ, karnýna taþ baðlayacak duruma düþmüþtü.

“4349-Ebu Hüreyre {r.a} anlatýyor: Resûlullh {a.v} buyurdular ki:

“Cebrail {a.v} yanýma gelerek elimden tuttu ve bana ümmetimin gireceði cennet kapýsýný gösterdi.
Ebu Bekir atýlýp:

“Ey Allah’ýn Resûlü! Ben o sýrada seninle olmayý ne kadar isterdim, ta ki ona ben de bakayým!” dedi. Resûlullah {av}:

“Ey Ebu Bekir, ümmetimden cennete ilk girecek kimse olman sana yetmez mi?” karþýlýðýnda bulundular.” {Ebu Davud, Sünnet 9, {4652}

O Ömer ki, Resûl-ü Ekrem Efendimiz, “Ýki Ömer’den birisiyle bu Dini güçlendir” diye Allah’a dua etmiþ, Hidayet nûru Hattab oðlu Ömer’e nasip olmuþtu. Ömer, kýrkýncý kiþi olarak Müslüman oldu. Ýslâm ile þereflendikten hemen sonra kýlýcýný çekerek Müslümanlarýn önüne düþtü, Ýslamiyet onun öncülüðünde aleni oldu. Ýþte bu Ömer de açlýktan kývranýyordu.

“4462- Âiþe {r.a} anlatýyor: “Resûlullah {a.v}, üzerinde siyah {yünden} nakýþlý bir kumaþ olduðu halde sabahleyin {evden} çýktý. O sýrada Hasan geldi, onu örtünün altýna soktu. Sonra Hüseyin geldi onu da soktu. Sonra Fatýma geldi, onu da soktu. Sonra Ali geldi onu da örtünün altýna soktu sonra da: Ey Ehl-i Beyt! Allah günahlarýnýzý tertemiz yapmak istiyor” {Ahzab 33} buyurdu.” Müslima, Fazailu’s-Sahabe 61, {2424}

O Ali ki, Efendimiz Hicret ederken, kendine suikast yapýlacaðýný haber almýþ, Evin arka penceresinden atlayarak çýkmýþ, Ali’ye de: “Gel benim yataðýmda yat” demiþ, o da hiç tereddüt etmeden yatmýþtý. 

“28-Enes, {r.a} Peygamber {a.v}’ýn þöyle buyurduðunu anlatýyor:

“Üç haslet –üç özellik- vardýr. Bunlar kimde varsa imanýn tadýný duyar.:


1} Allah ve Resûlünü, bu ikisinin dýþýnda kalan her þeyden ve herkesten daha çok sevmek.
2}  Bir kulu Allah rýzasý için sevmek.

3} Allah imansýzlýktan kurtarýp Ýslâm’ý nasip ettikten sonra tekrar küfre, inançsýzlýða düþmekten, ateþe atýlmaktan korktuðu gibi korkmak.” Buhari, iman 9, 14, Ýkrah 1; Müslim, Ýman, 67, {43}; Tirmizi, Ýman 10, {2626}; Nesâî, Ýman 3, {8, 96}; Ýbnu Mâce, Fiten 23i {4033}.

Nesâî’nin kaydettiði bir baþka rivayette: “Bu ikisi dýþýnda kalan tabirinden sonra þu ziyade vardýr.

 “Allah için sevmek, Allah için buðz etmek.”

“29-Yine Enes {r.a} bildiriyor. Hz. Peygamber {a.v} þöyle buyurmuþtur:

“Sizden biri, beni, babasýndan, evladýndan ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiþ sayýlmaz.” Buhari, Ýman 8; Müslim, Ýman 70; {44}; Nesâî, Ýman 19, {8, 115, 115}

Bu kutlu uyarýlarý, hakkýyla bellemek, yerli yerince uygulamak teblið etmek iþte ebedi saadetin, daimi kurtuluþun formüllerinden birisi de budur.

SARILANLAR, KUR-AN’I KERÝME SARILSINLAR!

Rüstem Kocadurmuþoðlu
Eðitimci Yazar Teolog Kökenbilimci
Bilge Ata -Ξ̲̅
TÜRKÝYE Ξ̲̅

 

 

 


 
  2026 © Bilge Ata. Tüm Haklarý Saklýdýr.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarým & Kodlama: -