Bilge Ata  
Site içi arama :
 
      Ana Sayfa   |   Din   |   Köken Bilimi   |   Güncel Makaleler   |   Araþtýrmalar   |   Belgeler   |   Hakkýmýzda   |   Ýletiþim
 
 
 

 
Anket
Amerikalýlarýn Kýzýlderililere yaptýðý soykýrým hakkýnda ne düþünüyorsunuz?
 Evet Soykýrým yapmýþtýr
 Hayýr Yapmamýþtýr
 Kýsmi olarak soykýrým yapmýþtýr

 
 
Ziyaretçi Ýstatistikleri
Aktif: 59
Bugün: 158
Toplam: 1.139.591
 

Kýzýlderili Soykýrýmý

           

 

                    KIZILDERÝLÝ SOYKIRIMI

           

            NOT: Ana sayfadaki Anketimize Lütfen katýlýnýz.

     

                AMERÝKA ADI VERÝLEN KITAYI, 15-20 BÝN YIL  ÖNCE, KIZILDERÝLÝ TÜRKLER KEÞFETTÝLER.

               

                Avrupalý sömürgeciler, M.S. 1492 yýlýndan itibaren Kýzýlderililerin on binlerce yýllýk Öz Yurtlarýný iþgal etmeye baþladýlar. Daha sonra da yeni bir kýta keþfettiklerini ilan ettiler. Aslýnda ve gerçekte bu Kýtayý keþfedenler;  Kýzýlderili Türklerdir. Bu keþfin tarihi: M.Ö. en az 15-20 bin yýl öncedir. Avrupalý sömürgeciler, bu Kýtaya vardýklarýnda bu Kýta insansýz, medeniyetsiz, el deðmemiþ bakir bir kara parçasý deðildi, aksine insanlarla, kentlerle, köyler ve kasabalarla aðzýna kadar dolu, büyük medeniyet eserleriyle baþtan-baþa kaplý, bayýndýr bir Kýta’ydý. Sömürgecilerin biz keþfettik demeleri, en büyük yüzsüzlük, bir hakkýn kapsýdýr.    

                Avrupalý sömürgeciler, Kýzýlderili Kýtasýný iþgal ettikten sonra, Kýtanýn asýl sahiplerini SOYKIRIM’LARLA yok ettiler. Oysa bu Kýtada Kýzýlderili Türkler, 15-20 bin, on beþ-yirmi bin yýldan bu yana, medeniyetler Ýmparatorluklar kurmuþlardý. Yüzsüz Avrupalýlar, 500 seneden beri de insanlara bu yüzsüzlüðü anlata-anlata beyinlerini çaldýlar. Beyni çalýnanlardan birisi de ben’im. Ben de þu araþtýrmalarýmý yapmadan önce, Kristof Kolomb, Ameriko Vesbucci, Magellan adlý sömürgeci kaptanlarýn sahte masallarýný okuya-dinleye, beynimizi çalmýþlardý. Hatta gençliðimizde Kýzýlderili kovboy filmleri seyrederken, Kýzýlderililer gaddar, yobaz, vahþiler olarak gösterilir, Amerikanlý coniler de bu vahþilerden insanlarý kurtaran kahramanlar olarak sunulurdu. Bu filmleri seyredenler, o Amerikanlý conileri, gerçek kahramanlar, Kýzýlderilileri de vahþiler olarak algýlar, conileri, ver yansýn eder alkýþlardýk. Demek ki, bu emperyalistler bizlere daha kimleri, neleri alkýþlatmýþlar? Onlar neleri, nasýl, niçin, neden, neye göre düþünmemizi istiyorlarsa, bizler hâlâ onlarýn oluþturduklarý gündemlerle yatýyor, onlarla kalkýyor olduðumuzu, þükürler olsun gönül gözlerimizi açan Ulu Yaratanýmýz açtý. Açtý da, gerçek nedir, yalan nasýldýr görmeye-algýlamaya baþladýk. Þu Avrupalýlarla, Amerikanlýlar ne söyleseler, bunlarý Tanrýsal/Ýlâhî Buyruklarmýþ gibi kabullenilmesini, kabul edemiyorum.   

                 Keþfetmek demek, o þeyin veya o þeylerin, o yerin veya yerlerin daha önce hiçbir kul, kiþi, kiþiler, ekipler tarafýndan bulunmamýþ, bilinmemiþ, el deðmemiþ olmasý demektir.

                   Amerika adý verilen kara parçasýnýn Kristof Kolomb ile Ameriko Vesbucci tarafýndan keþfedildiðini iddia etmek bilimlere, hakkaniyete, insan haklarýna, hukukun temel ilkelerine aykýrý, hukuk ihlâlidir.

                Ben, þimdi Türk Patent Kurumuna baþvursam, bu Ülkenin kâþiflerinin Türk kökenli Kýzýlderililer olduklarýnýn tescil edilmesini talep etsem, bu talebim kabul görür mü? Bilmiyorum. Bu talebimi Bilgeata (bkz. TÜBUK) TÜBUK, teklif ettiðimiz gibi kurulduðu zamana saklýyorum.   

                Kýzýlderili Türklerin öz Yurtlarýna ilk ulaþan Kristof Kolomb adlý sömürgeci kaptan, daha sonra ikinci dalgada Ameriko Vesbucci adlý sömürgeci baþka bir kaptandýr.  Gözlerini sadece altýn ile kan bürümüþ zâlimler, Kýzýlderili kýtasýna ulaþtýklarýnda gördükleri medeniyet eserlerinden þaþkýna dönerek, bunlarda çok altýn olmalý diyerek, akla-hayale gelmedik iþkencelerle altýn toplamaya baþladýlar. Daha sonra da o medeniyetleri ve onlarý kuran medeni Türk Kökenli Kýzýlderilileri, dünyanýn eþini, benzerini görmediði bir soykýrýma uðratarak soylarýný-soplarýný geçirttiler. Nice büyük medeniyetler kurmuþ, bayýndýrlýk alanlarýnda þimdiki dünyanýn bile mahiyetini kavrayamadýðý eserler yapmýþ olan Türk Kökenli Kýzýlderililere vahþiler, barbarlar, yerliler þeklinde en aðýr hakaretleri yapan bu baðnaz, zalim kan emici Avrupalý sömürgeciler, bu medeni dünyanýn bayýndýr insanlarýnýn soyunu-sopunu yok etmek için var güçleriyle yüklendiler.

                O günkü Avrupalý sömürgecilerin bugünkü torunlarý da, ayný oyunlarý þimdi bile pazarlamaktan bir an bile geri durmuyorlar. Þimdi onlar dünya uluslarýna demokrasi, insan haklarý getireceklerini söyleye-söyleye ülkeleri silahlý güçleriyle iþgal ediyor, o ülkelerin tepelerine, on binlerce tonluk bombalar yaðdýrýyorlar. Buna da demokrasi getirmek diyorlar. 

                M.S. 1500 lü yýllarda, Avrupa Kýtasýnýn toplam nüfusu 90–100 milyon dolayýndaydý. Ayný dönemde Kýzýlderili Kýtasýndaki Kýzýlderili Türklerin toplam nüfusu ise 120 milyonu aþkýndý. Bu Kýtayý ilk keþfedenler de Kristof Kolomp, ile Ameriko Vesbucci deðil, Türk kökenli Kýzýlderililerdi. Bu Kýtanýn keþfi de M.S. 1492 yýlýnda deðil günümüzden en az 15–20 bin yýl önceydi. Þimdi 2010 yýlý itibariyle Avrupa’nýn toplam nüfusu: 500-600 milyon dolayýndadýr. Avrupa nüfusu artmadýðý halde, Kýzýlderili Türklerin nüfuslarý hýzlý artmakta olduðuna göre 2010 yýlý itibariyle en az 1,5—2.  bir buçuk iki milyar dolayýnda olmalarý gerekiyordu. Oysa þimdi 2010 yýlýnda Kýzýlderili nüfusunun nerede ise bir-iki milyon bile olmadýðý dikkate alýnýrsa, bugünkü Avrupa kökenli iþgalci sömürgecilerin dünkü atalarý ne denli korkunç bir GENOCÝD/ SOYKIRIM yapmýþ olduklarý kolayca anlaþýlýr. Avrupa kökenli Amerikanlýlarýn, bu günkü soykýrýmcý torunlarý, þimdi kalkmýþlar dünya’yý 625 küsur yýl adaletle yönetmiþ bir Milletin torunlarýna soykýrým suçlamasý yamamaya çabalýyorlar. Ýnþallah bu uðursuz çabalarý boðazlarýnda düðümlenir. Onlar kendi utanýlacak geçmiþlerine baksýnlar.

                ABD’nin Temsilciler Meclisinin alt Komisyon’unda oylanan ÇAKMA ERMENÝ SOYKIRMI TASARISI sýrasýnda kendilerini adalet daðýtan, dünya’yý yöneten ülke olarak gösteren þu temsilciler, dönüp uzak artlarýna ve yakýn geçmiþlerine baksýnlar. Orada ne aðýtlardý, feryatlar,  duyacaklar. Medeni olmak demek, önce insan olmak, sonra insan haklarýna saygýlý olmak, “sana yapýlmasýný istemediðin bir þeyi, baþkalarýna yapmamak” demektir. “Ben güçlüyüm, her aklýma eseni, her çýkarýma olaný yaparým” demek, düþüncelerin en bayaðýsýdýr. Ýnsan haklarý ihlalleriyle çalkalanan ABD’nin insan haklarý ihlalleri çetelesi utmasý, ne büyük insan hakký ihlalidir.

                 Geçmiþleri Soykýrýmlarla lekeli Amerikanlý, Avrupalý Devletlerin bu günkü torunlarý, 100 yýl önce yaþanmýþ bir olay hakkýnda hâkimler, savcýlar, tanýklar, sanýklar hepsi kendileriymiþ gibi yargýlama yapýyorlar. Bununla da Osmanlý Türklerine evrensel bir suç yüklemeye çabalýyorlar.  Bizde iþinin ehli Devlet adamlarý olsaydý, bu parlamento kararlarý çýktýðý andan itibaren hangi ülke böyle uðursuz bir karar almýþsa, derhal o ülkeye karþýlýðý verilirdi. ABD’lilerin kendi tarihçi bilginlerinden yüz bilgin çýktý:  “Ermeni Soykýrým yalandýr, bilimsel bir gerçekliði yoktur.” dedikleri için onlarýn bir kýsmý ya dövülmüþ, ya kovulmuþ olduklarý biliniyor. Bu bilginlerin seslerini kýstýrdýlar. Ama bizim sesimizi inþallah kýstýramayacaklar. Bu Siteyi, beni iç ve dýþ mihraklar sustururlarsa, Yüce Yaratanýmýn izni ile yenisini daha güçlü olarak açacaðýmý unutmasýnlar.                           

               

                YETKÝLÝLERÝMÝZ

 

                Osmanlý’yý suçlayanlara gerekli yanýtlarý yetkililer vermekle yükümlüdürler. Yetkililerimiz, meydanlara topladýklarý kalabalýklara karþý, baðýra-çaðýra, konuþmakla ABD’ye ve Avrupalýya yanýt vermiþ olamazlar. Bu uygulama, Yüce Milletimizi oyalamaktan öteye iç siyasete yönelik bir taktik olarak tarihteki yerini alacaktýr. Televizyonlardaki haber sunucularýnýn iki de bir: “Filan kiþi filan kiþiye sert çýktý, filan yetkili ABD’nin Komisyon baþkanýna sert çýktý” demekle sert çýkýlmýþ olunamaz. Elin ABD’lisi, AB’lisi, sizin çýktýðýnýz sertlerinizi kýskývrak yakalar, kör düðüm eder, onu da bizim baþýmýza bela olarak sarar. Nitekim sarýldýðý da ayan-beyan görüldü. Yöneticilerimiz, ona-buna sert çýkmakla mý, kendilerine verilen görevleri yapmakla mý yükümlüdürler? Yöneticilerimiz, Yüce Milletimizin kendilerine verdiði görevleri gerçekten layýk-ý vech’i ile yapmýþlar mýdýr? Yaptýklarýna inandýklarýný iddia ediyorlarsa, sonuç meydandadýr. Dün ABD’liler, þimdi 11 Mart 2010 Ýsveçliler çakma soykýrýmý kabul ettiler. Yetkili ve etkililerimiz görevlerini gereði gibi yapmýþlarsa, olanlarý neden engellemediler? Haydi oldu diyelim. O zaman bunun gereði, meydanlarda veya kameralarýnýn önünde baðýrýp-çaðýrýp onu-bunu suçlamak mýdýr? Milletimizin baþýna örülen çoraplarýn ilmikleri, gün geçtikçe gýrtlaðýmýzý sýkacak raddelere gelmeye baþladý. Karþýt ülkeler, bize karþý düþmanca tutum ve davranýþlarýyla ne yaptýlarsa, onlara karþý aynýsýný kullanmak ve Yüce Milletimizin alnýna sürülmek istenen þu kahpe damgaya karþý derhal ve acilen Yüce Meclisi toplayarak karþý tedbirleri almak gerekmiyor mu? Çözüm, meydanlarda mýdýr, TBMM’nin Çatýsý altýnda mýdýr? Bu konuda bir sýkýntý varsa bunu, Yüce Türk Milletine eksiksiz ve açýkça anlatsýnlar. “Biz þundan dolayý, þunlarý yapamýyoruz,  þu, þu engellerle karþýlaþýyoruz” desinler. Milletimiz de karþý-karþýya bulunduðu tehdidin nelerden ibaret olduðunu görsün. Buna en çok Yüce Türk Milletinin hakký vardýr. Bir sýkýntý varsa Milletimizle neden paylaþýlmasýn? Böyle bir þey yoksa o zaman neden gereði yapýlmasýn? Bu Yüce Millet, ne badireler atlattý. Allah Zül Cellal’in Ýnayet ve Bereketiyle bunlarý ve daha nicelerini atlatýrýz, artanýna da katlanýrýz.    

       

                KISSADAN-HÝSSE Hz. SÜLEYMAN’IN DEVESÝYÝLE KARINCALAR

 

                Hz Süleyman‘ýn devesi, gider karýncalarýn köresine/yuvasýna aðnarmýþ. Karýncalar deveye: “Ne olur, bizim ocaðýmýzý yýkma” diye yalvarýrlarmýþ. Küstah, haddini bilmez, elindeki güç ile þýmarmýþ deve:” Ben Hz. Süleyman’ýn devesiyim. Siz kim oluyorsunuz da, bana yapacaðým iþi öðretmeye çalýþýyorsunuz. Sizi ezim-ezim ezerim” diye çýkýþýrmýþ. Karýncalar deveye söz geçiremeyince, Hz. Süleyman’a baþvurmuþlar. Hz. Süleyman deveye ne kadar nasihat etmiþ ise, söz dinletememiþ. Bunun üzerine karýncalar yerin altýný kazdýkça kazmýþlar. Öyle kazmýþlar ki, her yan büyük horputlar haline gelmiþ.  Karýncalar kazý iþini bitirince kuluçkadaki yumurtalarýný da aðýzlarýna alarak baþka bir köre’ye/yuvaya göçmüþler. Deve ayný küstahlýkla kalkmýþ, karýncalarýn köre’sine gelmiþ, aðnamaya baþlamýþ. Bir süre aðnadýktan sonra, karýncalarýn köre’sinde/yuvasýnda bazý çatlamalar görmüþ. Küstah, þýmarýk deve, kendisinin büyüklüðünü tanýmayan bu densizlerin haddini bildirmek için daha güçlü olarak aðnadýkça-aðnamýþ. Karýncalarýn köre’sini darma-daðýn ettiðini sanýyormuþ. Karýncalara haddini bildirirse, ötekilere de gözdaðý olur diye düþünüyormuþ. Deve aðnadýkça çatlaklar yarýklara dönüþüyor, küstah deve, daha saldýrgan oluyormuþ. Ýþte ne olmuþsa o sýrada olmuþ. Karýncalarýn küçücük aðýzlarý ve minnacýk ayaklarýyla kararlý ve azimli olarak kazdýklarý köre, büyük bir gürültü ile yere batmýþ. Küstah, þýmarýk, haddini bilmez uðursuz deve, büyük bir hýzla yerin altýna çakýlmýþ. Bir süre kendine gelememiþ. Kendine geldiðinde ise iþin-iþten geçtiðini anlamýþ, anlamýþ ta artýk dönülmez akþamýn ufuklarýný bile göremez olmuþ. Yerin yedi kat altýnda bozulamaya baþlamýþ. Bozulama sesini duyan da olmamýþ. Yalnýz dün küçümsediði karýncalar köre’nin baþýna toplanarak, haddini bilmez, þýmarýk deveye haddini bildirdikleri için deveye mutluk içinde el sallýyorlarmýþ”

                Bu, týpký Sovyetler yýkýlýrken mutlulukla el salladýðýmýz gibidir. Ýnþallah þu þýmarýk, soykýrýmcý ABD’nin ve AB’nin çöküþüne ömrüm yeterse, onlara büyük mutlulukla el sallayacaðým. Yüce Rabbim beni bu mutluktan mahrum etmesin. Amin. Kýssadan hisse çýkarmak, her yiðidin harcý deðil, ER yiðidin harcýdýr. Biz kendimizi hiç, onlarý hep gördükçe, korkumuz telaþa, telaþýmýz da paniklemeye dönüþür. Bir kere bu yola girersek bunun sonu Milli felaket olur. Karýncalar, deveye göre hiç mertebesindendir. Buna raðmen develerin de, devlerin de zayýf noktalarý vardýr. Eðer Türkiye’yi yönetenler, þu dev sanýlan cüceleri, onlarýn bize yaptýklarý çakma soykýrým suçlamasýyla karþýlýk verebilirlerse bu, kýsasa-kýsas olacaðýndan, bunun sesi Himalaya Daðlarý kadar gür çýkar. Haklýnýn sesi ta Arþ-ý Âlâya kadar yankýlanýr. Korku, korkaklarý korkutur. Korkuyu yenmenin yolu, korkudan korkmamaktýr. “Korkunun ecele faydasý da yoktur.” sözü, bunu anlatýr.

                Þýmarýk coniler, dünkü þýmarýk Ruslarý ne çabuk unuttular? Oysa Sovyetlerin de 4 milyonluk Kýzýl ordularý, nükleer baþlýk taþýyan füzeleri, yankelerden daha önce uzay’a çýkan astronotlarý, nükleer teknoloji ile çalýþan denizaltýlarý, uçak gemileri vardý. Sonra ne oldu? Bir gecede püüf diye geçiverip gittiler. Bir varmýþ, bir yokmuþ oldular. Þimdi, sýranýn size geldiðinin farkýnda deðil misiniz? Sovyetleri yýkmak için altmýþ yýl uðraþtýðýnýz halde, bir tek çakýl taþýný kopartamadýðýnýzýn farkýnda deðil misiniz? Ýlâhî bir güç, püüf diye söndürüverdi. Darýsý, sizlerin baþýna olsun.                   ABD’deki uðursuz oylamanýn hemen ardýndan Baþbakan Yardýmcýsý Sayýn Bülent Arýnç’ýn konuþmasý dikkat çekiciydi. Sayýn Arýnç: {Baþbakan’ýn Nisan Ay’ý baþýnda ABD’ye gitmesini, Obama ile görüþmesini eleþtirenleri kast ederek}:“Dünya’da Robinson Crusoe gibi yalnýz baþýna kalýnamayacaðýndan söz ederek;  el de sýkýlýr, oraya da gidilir” mealinde bir konuþma yapýyordu. Sayýn Arýnç! Elbette dünya’da yalnýz kalýnamaz. Bu kural bizim için ne denli geçerli ise, ABD’liler, AB’liler için geçerli deðil midir? Böyle bir konuþma yaparak, içimize ABD’siz, AB’siz yaþanamayacaðýna dair hayali bir vehim sokulmuþ olmuyor musunuz? Sayýn Arýnç! ABD’liler, vazgeçilemez halklar mýdýr? Onlar gökten zembille mi indirildiler? Unutmayasýnýz! ABD’liler, þu yapmýþ olduklarý utanç verici Oylama sonunda kendilerinden týrstýðýmýzý sanarak; Bu Yüce Millet’in hiçbir ferdinden, ellerini ovuþturarak: “Ne yaparsanýz emir ferman sizindir” demesini beklemesinler. ABD’liler, bizim kendilerinden korkmamýzý hiç beklemesinler:   Azdan az gider, çoktan çok gider. Dað ne denli yüce olsa, üzerinden yol gider.” ABD’ güçlü bir devlet diye bizim tarihimizi lekelemelerine, Milletimizin tertemiz alnýna iþlemediði bir iþten ötürü, kara çalmaya hiçbir haklarý yoktur.

               

                SULTAN MAHMU ÝLE ÇOBAN

 

                Sultan Mahmut bir gün ava çýkmýþ. Daðda sürüsünü otlatan bir çoban görmüþ. Çobana: “Baþýndaki börkü havaya at, aþaðý düþünceye kadar Padiþahsýn. Ne yapmak istersen yap?” demiþ. Çoban börkü çýkarmýþ, havaya atmýþ, var gücüyle: “KESTANE DAÐI; VAKIIIIF” diye baðýrmýþ. Meðer kolcular bu çobanýn sürüsünü Kestane Daðýna sokmuyorlarmýþ. Her çerçi kendi baþýndakini çaðýrýr. O da baþýnda çobanlýk olduðu için onu çaðýrmýþ. Bizim gibiler ise, Allah, Kitap, Peygamber, Devlet, Millet, Vatan, Bayrak demiþiz, bir daha da baþka bir þey demeye vakit bulamamýþýz.

                 Bu günlerde bana da bir Sultan Mahmut gelmiþ olsaydý: “Kalemini havaya at, düþünceye kadar BUYRUK senidir” deseydi. Ben de kalemimi olanca gücümle havaya atar: Soykýrýmcý ABD, ile AB ülkelerinin suç dosyalarýný TBMM sine sunardým. Bilgeata (bkz. Sultan Mahmut ABD’liler)

               

                YAPABÝLECEKLERÝMÝZ

                        

                1} Kararlýlýðýmýzý göstermek için Alican sýnýr Kapýsý moloz dökülüp kapatýlsýn.

                2} Ermeni protokolü geri çekilsin.

                3} ABD ‘deki elçilik mensuplarý en aza indirilsin.

                4} Ýncirlik üssü uçuþa kapatýlsýn.

                5} Türkiye’de 70 bin dolayýndaki kaçak Ermenistan vatandaþý  iþçiler, derhal sýnýr dýþý edilsin.

                6} Ýsveç’in yaptýðý aþaðýda saydýðýmýz soykýrýmlarý TBMM komisyonunda kabul edilerek Meclise sunularak tanýnsýn.            

                7} 70. bin kiþilik organze bir Ermeni erkek gücü, Türkiye için büyük risk/tehlike faktörüdür/etkenidir.

                8} Ermeni komitalarý 1907 yýlýndan 1 Nisan 1325/ 14 Nisan 1909’a kadar Çukurova’da 75 bin dolayýnda iþçi görüntüsünde fedai yýðýnaðý yaptýlar. O günün Ýttihat-Terakki Yönetimi Cebel-i Bereket {þimdiki Osmaniye Ýl’imiz} Mutasarrýfý Asaf Esat Bey’in, Dörtyol Mutasarrýfý Mehmet Asaf Bey’in, Vali Cevat Bey’lerin o sýrada Dahiliye Nazýrý/Ýçiþleri Bakaný iken daha sonra da Sadrazam/Baþbakan olan Hüseyin Hilmi Paþa’ya: “Ermeni komitalarýnýn bu yýðýnaðýndan söz ederek, bu tehlikeli gidiþe dur denmesini istemiþlerdi. Buna karþýlýk Hüseyin Hilmi Paþa: “Ben Adana’da Valilik yaptým, Ermeniler, Türkler, kardeþ gibi geçinirler, orada bir þey olmaz” diyerek, iþi savuþturmuþ, Murahhas Üye Keþiþ Muþeg, bir süre sonra Ermeni komitalarýnýn bütün isyan hazýrlýklarýný yaparak Ýðtiþaþý/Ýsyaný baþlatmýþ, Adana’yý kana bulayan  Ermeni komitalarý, hem Masum Ermeni Halkýna, hem de masum Türk ve Müslümanlara hayatý zindan etmiþlerdi.

                9} Bugünkü iþçi görüntüsündeki yýðýnak ta böyle bir oyunun parçasý olabilir. Ayný oyun yüz yýl sonra þimdi karþýmýza parlamento kararlarý olarak çýkartýlýyorken, ileride baþýmýza dert açabilecek bir konuyu, tarihi de tanýk göstererek, yetkilileri uyarýyorum. Papaz Muþeg’in Adana’dan alýnmasýyla bu gidiþin önüne geçilebileceði, Hüseyin Hilmi Paþa’ya defalarca bildirildiði halde, bu uyarýlarý dikkate almayan Paþa’nýn yanýtýnýn tarihi vesikasý aþaðýdadýr.

“Redif Taburu Binbaþýlýðýnýn 18 Kânunusani 1323 {5-Nisan 1907} tarihli ve 298 numaralý Cebel-i Bereket Mutasarrýflýðýna {þimdiki Osmaniye} yazýlan yazýnýn suretidir. Cebel-i Bereket Sancaðý Mutasarrýflýðýna: Sayý. 398

Dörtyol mevkiinin önemi malumdur. Bununla birlikte her sene Zeytun {þimdi Kahramanmaraþ Ýl’imizin Süleymanlý Ýlçesi} ve çevresinden geçimlik için birçok Ermeni buralara gelmekteydi. Zeytun Ermenilerinin öteden beri bilinen bozguncu halleri, fýrsat bulduklarý zaman huzur isteyen Ermenileri de kýþkýrtarak dýþarýdan girebilecek bazý serserilerin de bunlarýn çýkaracaklarý bozgunculuða yardým edebilecekleri bilinmelidir. Bunlara karþý gaflet olunmayarak gözlemleyerek-uyanýk olarak hareket olunmasý, Devletin yasalarýna karþý herhangi bir karýþýklýðýn çýkartýlmasýna fýrsat verilmemesi gerekir. Buna göre gerekli önlemlerin alýnmasý, gerisi, Allah ne yazmýþsa o olur. Sizler elinizden gelen bütün önlemleri alýnýz.

Maraþ Sancaðýnýn Fýndýcýk Köyünden ve Zeytin Ýlçesi tarafýndan kýþ mevsimlerinde Çokmerzemin, {þimdi Hatay Ýl’imizin Dörtyol Ýlçesi} Ocaklý ve Azizlü köylerine ticaret yapmak için çokça Ermeni geliyordu. Böyle olmasýna raðmen teblið edilen buyruklar çerçevesinde bunlarýn aralýksýz olarak gözetim altýnda bulundurulduklarýný arz etmeme gerek yoktur. Bununla birlikte geçende bir tahkikat sýrasýnda, anýlan yerlere gidildiðinde bu yýlki Ermeni birikmesinin geçen yýllara oranla adlarýný andýðýmýz bölgelerden gelen Ermeni sayýsýnda oldukça büyük bir artýþ görülmektedir. Bu yýl 2000 ‘i geçkin Ermeni’nin gelmiþ, olduðu, anýlan köylerde ikamet edecekleri öðrenilmiþtir. Bunlardan kiminin kereste iþiyle, kimi kök çýkarmak, kimi de hademelikle uðraþmak üzere gelmiþ olduklarýnýn öðrenilmiþ olmasýyla bilgi vermek hususunda arz olunur.

Emir Ferman Emreden/Buyruk veren  Yüce Makamýndýr.” *                                     14 Kânun-u Evvel 1324 {1 Ocak 1925} Belge nu: 252       

“Murahhas Muþeg'in Adana'dan alýnmasýnýn gerekli olduðunu hem içiþleri Bakanlýðýna, Hüseyin Hilmi Paþa'ya ve hem de Vilâyete bir kaç kere yazmýþ, bu adamýn Adana'da aðlanacak faciayý yaratmakta olduðunu bildirmiþtim. Vali Cevat Bey'in verdiði karþýlýklardan birini buraya koyacaðým.          Hüseyin Hilmi Paþa gayet dar fikirleriyle ve görüþüyle: “Ben Adana'da Valilik ettim. Orada kimse bir þey yapamaz” diyerek Payas’tan aldýrdýðý bir bölük nizamiye askerini bile geri göndermemiþ ve asayiþin korunmasýný Meþrutiyetin ellerine ve Ermeni papazlarýna emanet etmiþti. Daha garibi Valinin ve bizim deðiþtirilmesini yazdýðýmýz Keþiþ Muþeg hakkýndaki duyuru­larýmýzý Hüseyin Hilmi Paþa, patrik aracýlýðýyla Keþiþ Muþeg’e göndertmiþ ve bizleri küçük düþürürken herife de iyice cesaret vermiþti.” 1

…………………………………………………………………………….

  1}Dörtyol Mutasarrýfý Mehmet Asaf 1909 Adana Olaylarý ve Anýlarým S:18-19-74

 

                   Ben uyarý görevimi yaptým. Gerisi yöneticilerin görevidir.

               

                10} Milletvekillerimizden birisi Kýzýlderili Soykýrým Tasarýsý hazýrlayarak TBMM komisyon’una sunsun.

                11} Bir belediye baþkaný, belediye meclisi üyeleri veya üyelerden birisi, Kýzýlderili Soykýrým Tasarýsý hazýrlayýp belediye Meclisine sunsun. Türkiye’deki bir belediye bu Milli Duruþu göstersin.

                12} Milli Duruþ, sahibi belediye meclisi, Kýzýlderili Soykýrýmýný betimleyecek bir proje baþlatýp, bu eseri, o beldeye diktirsin.

                13} Bir milletvekili Çakma soykýrýmý kabul eden AB. ülkelerinin yaptýklarý soykýrýmlarý taslak halinde TBMM Komisyonuna sunsun.                           14} Çakma soykýrýmý kabul eden ülkelerin yaptýklarý soykýrýmlarý Belediye meclislerinde kabul etsinler. Böyle bir belediye yok mudur?

                15} Yoksa onlara karþýlýk vermeyi Ahrette mi göreceðiz?

               

                ÇAKMA SOYKIRIM YASALARI

 

                Çakma soykýrým yasasýný ilk çýkartan devlete karþý o zamanýn yöneticileri kararlý bir duruþ gösterselerdi, ötekiler de temkinli hareket etmek zorunda kalmazlar mýydý? O günkü Hükümetlerin kararlý duruþu göstermemeleri, düþmanlarýmýza cesaret vermedi mi? Fransa’nýn bu kararý meclisinden geçirdiði sýrada protestolar olmuþtu. Fransýzlar: “Türkler, þimdi baðýrýrlar, sonra unutur-vazgeçerler” diye konuþuyorlardý. Bu iþleri vatandaþýn protestosuna baðlayarak, yan gelip yatýlamayacak kadar hassas bir dönemece girilmiþtir. Dün.  21 idiler, þimdi 22 oldular. Yarýn 122 olursa, diyordum ki çakma soykýrým tasarýlarýný parlamentodan geçiren ülkeler ADB’ ile sýnýrlý kalmadý. Bu gün 11 Mart 2010 Perþembe. Akþam haberlerinde Ýsveç parlamento’sundan da ayný ABD de olduðu bir üye fazlasýyla çakma soykýrým tasarýsý onay almýþtýr. Yukarýdaki rakamlarý birkaç gün önce yazmýþ, ya 122 olursa demiþtim. Þimdi 23 oldu. Ben Ýsveç’in yedi yýl savaþlarýnda binlerce tutsak askeri imha ettiklerini yazarken, Ýsveç’in Finlandiya’yý da sömürge olarak kullandýðýný, 1808 yýlýnda Rusya ile olan savaþý kaybedince, Fin Türklerinin Rusya yönetimine geçtiklerini de kaydettim. Ýsveçlilerin kökeni Türk soyundandýr. Onlarýn en büyük ilâhý olarak adlandýrdýklarý ODÝN/ODEN/Votan idi ki, Prof Dr. Lagerbring, 1763 yýlýnda: “Bizim Atalarýmýz, ODÝN’ÝN/ODEN’ÝN yoldaþlarý olan Türklerdir.” demekteydi. Zaten Türkler, kökünü unutmuþ kökteþlerinden gördükleri kötülüðü, baþkalarýndan görmemiþlerdir. {Ýsveççenin Türkçe ile Benzerlikleri, Ýsveçlilenin Türk Atalarý. kaynak yayýnlarý}. Görüldüðü üzere iþler sarpa sarmaktadýr. Aþaðýda geniþ açýklamalar yapacaðým. Bu tasarý, o komisyonda görüþülürken, komisyon baþkaný Yahudi asýllý kiþi, “Ben 27 yýldýr bu tasarýyý görüþüyorum. Þimdiye kadar uygun zamaný bulamadým. Ýþte þimdi uygun zamandýr” þeklinde konuþuyordu. 27 yýldýr bu tasarý, geçmedi de þimdi Ermeni açýlýmý, Ermeni protokolüne raðmen neden geçti? Yöneticilerimiz bunu neden kendilerine sormuyorlar?                     

                Bu gibi skandallar Avrupa’da olsaydý, oradaki hükümetler derhal o koltuklarý boþaltýrlardý. Benzer bir durum Osmanlýlarda yaþansaydý, O günkü Sadrazam derhal görevden affýný isterdi. 11 Mart 2010 Perþembe günü, Ýsveç’te de ayný senaryo oynandý. Kimin haberi oldu? Þu olanlarý kabullenmeye mi baþladýk? Ne yaparsanýz razýyýz, demeye mi alýþtýrýlýyoruz? Milli duruþlarýmýz mý törpüleniyor? Bize ne oluyor? Nereye götürülüyoruz?   

 

                KIZILDERÝLÝ SOYKIRIMI

               

                a} Þimdiki adý Amerika Kýtasý, asýl kimliði: Kýzýlderili Kýtasýdýr. 15-20 bin yýldan bu yana büyük medeniyetler kurmuþ olan insancýl Kýzýlderili Türkler, büyük bir vahþetle, insanlýk dýþý zulümlerle karþýlaþtýlar. Mayalar, Ýnkalar, Aztekler, Toltekler, Keçualar, Çerokiler, Avrupa kökenli zalim iþgalcilerin zulüm kýrbaçlarýyla yüz yýllarca inlediler.  

                b} Gözünü altýn hýrsý bürümüþ Avrupalý sömürgeciler, o huzur ülkelerini iþgal ettiklerinde, Ýnsancýl Kýzýlderili Türkler onlara büyük konukseverlik gösterdiler. Avrupalý sömürgeciler, onlarýn iyi niyetlerinden yararlanarak Mayalarýn; KAAN’LARI dâhil, hepsine soykýrým uyguladýlar.

                c} Kýzýlderili SOYKIRIMI, Amerikan yönetimini oluþturan Püritenler, yani Evangelik Protestanlar tarafýndan da aynen devam ettirildi.

                d} M.S. 1500’ lü yýllarda Avrupa nüfusunun % 25’ inden daha kalabalýk olan nüfuslarýyla bu gün en az; Bir Buçuk-iki milyar bir nüfusa sahip olmalarý gerekirken, þimdi sayýlarý bir-iki milyon kiþi bile deðildir.

                e} Türk kökenli Kýzýlderililerin kökünü geçiren bu günkü Amerikanlarýn büyük atalarý, Kýzýlderili Soykýrýmýndan Sorumludur.

                f} Bir Ulus’un Topyekun Ýmha Edilmesine Genocid Denir.

g} Amerikanlý Soluk Benizlilerin uyguladýklarý Böyle Bir Vahþeti, ne Firavunlar, ne Romalýlar, ne Engizisyon ve ne de Neron’ lar iþlemediler.

h}1492 yýlýnda Hispanyola Adasýnda 10 milyon Kýzýlderili’den 1570 yýlýna geldiðimizde 78 yýl içinde 10 milyon Kýzýlderili Türk’ten sadece 120 kiþi, yalçýn kayalýklardaki, maðaralara sýðýnarak kurtulabilmiþti.

ý} 1492 den önce, Kýzýlderili Yurdu Meksiko’da 40 milyon Kýzýlderili Türk yaþýyordu. Vahþi, Avrupalý Kortes, Meksiko’ya uðursuz ayaðýný bastýktan sonra, 1605 yýlýna kadar uygulanan SOYKIRIM ile 40 milyonluk nüfustan sadece bir milyon iki yüz bin kiþi sað kalabilmiþtir.

i} Araþtýrmacý tarihçi Wells’in araþtýrmalarýnda, Avrupa kökenli Amerikanlýlarca, Türk kökenli Kýzýlderili Ulus’unun, SOYKIRIMA tabi tutulmak suretiyle yüz yýl içinde 80 milyon kiþisini yok etmiþlerdir.

Ýþte gerçek soykýrým budur.

Bunlar Çakma Ermeni soykýrýmý Deðildir.

    j} Hýristiyan papazlarýnýn anlattýklarýna göre, Kýzýlderili Türkleri topluca imha eden þimdiki Amerikanlýlarýn atalarý, kundaktaki çocuklarý taþlara çarpa-çarpa, kafalarýný patlatmýþlar, beyinlerini ortaya saçmýþlardýr.

    k} Kýzýlderilileri hedef  tahtasý yapýp ateþli silahlarý denemiþler.

l} Bir Adadaki bir milyon Kýzýlderili’den sadece 25 kiþinin kurtulduðunu 999. 975’ininn soykýrýma uðradýðýný kendi papazlarý anlatýyor.  

m} Süt emen süt çocuklarýný, analarýnýn memelerinden alarak taþlara çarptýklarýný, aþaðýda akan ýrmaða fýrlattýktan sonra boðulmalarýný zevkle seyrettiklerini kendi papazlarý anlata-anlata bitiremiyorlar.

n} Amerikanlýlar, Kýzýlderili Soykýrýmýndan Sorumludur.

o} Bu vahþetleri kendi papazlarýnýz itiraf ediyorlar.

Ýþte Gerçek Soykýrým Budur.

Bunlar, Çakma Ermeni soykýrýmý Deðildir.

 

                YÜZ YIL SONRA ÇAKMA SOYKIRIM NÝÇÝN HORTLATILIYOR?

 

                BOP. Büyük Ortadoðu Projesiyle, Küresel emperyalist ABD’liler, Ortadoðu’yu, Kafkasya’yý, Orta Asya’yý Uzak Doðu ile Afrika’yý yeniden þekillendiriyorlar. Burada sözüm ona Kürtlere özgürlük saðlamak görüntüsü altýnda Irak’ýn Kuzey’indeki Kurmançulaþmýþ Barzan Türklerini, koçbaþý olarak kullanacaklar. BOP. Projesini bizden önce çözümleyen Avrupalýlar, parlamentolarýndan çakma soykýrým tasarýlarýný geçirerek Ermenilerin yanýnda olduklarýný gösteriyor, böylece Siyonizm’in önünü kesmek istiyorlar. Yüce Milletimiz de Ýsveç’e, Hollanda’ya, Ýzlanda’ya ne oluyor da, çakma soykýrým tasarýlarý ile uðraþýyorlar? diye þaþýrýp kalýyor. Onlara olan bir þey yok, mesela: Slovakya’yý, çakma soykýrým neden ilgilendirmiþ olsun? Burada konuya hiç müdahil olmayan, kendilerini hiç ilgilendirmiyormuþ gibi, en soðuk sulardan daha da serin görünen bir grup daha var. O grup aslýnda bu uluslar arsý cadý kazanýný, çoook uzaklardan seyreden tarafsýz bir gözlemci gibi görünen Kürtlerdir. Kürtler, bu konuda en soðuk sulardan daha serin davranmayý nasýl beceriyorlar? Onlar bütün yükü, sorumluluðu, Yüce Türk Milletinin ve Ulu Türk Devletinin üzerine yýkarak, bu iþten yýrttýracaklarýný sanarak þimdilik biraz daha serinkanlýlýðýný sürdüre dursun. Nasýl olsa Sonunda taþýn sert olduðunu yaþayarak görecekler. Oysa:  

                Avrupalýlar, Ýnsan Haklarý Mahkemesi adlý kuruluþta aynen Kýbrýslý Louzido davasýnda olduðu gibi, bir Ermeni tapusunu bu kuruluþtan olur almaya hazýrlýyorlar. Eðer onlar bunu baþarabilirlerse, Türkiye’yi tazminata mahkûm ettirecekler. Tazminat hakký doðduðu andan itibaren yaðmur gibi tapu-kadastro davalarý açýlacak. Ermeni tapularýnýn onanmasý halinde 1915 yýlýndan önce Turkomanya’da/Güneydoðu’da Kürtlerin arasýnda yoðun olarak yaþamýþ olan Ermeniler, tapu davalarýný kazanýrlarsa Güneydoðudaki köylerin-kentlerin yeniden sahibi olmayý planlýyorlar. Bu tapu davasý kazanýlýr ise ki, planlar bu yönde iþletiliyor. Ýþte o zaman Avrupalýlar, Türkiye’ye bir dost gibi yanaþacaklar, yöneticilere: “Týpký Lousidu davasýnda olduðu gibi, bu küçük bir tazminattýr, bunu ödeyiverin” diyecekler. Arkasýndan da emsal yapýp yüz milyarca avro tutacak tazminat davalarý açtýracaklar. Daha sonra da: “Türkiye bu tazminatlarý ödeyemez, gelin Ermenilerin Güneydoðu’daki toraklarýný geri verin” diyecekler. Ýþte bu plan iþletildiði andan itibaren Kürtler, serin sulardan daha serin davrandýklarý, aslýnda doðrudan kendilerini ilgilendiren bir konuda, baþlarýna örülmekte olan çorabý görecekler de iþ iþten geçmiþ olacak.

               

                ERMENÝ, RUM, KÜRT FEDERASYONU MU?

 

                Bazý Kürtler ki, {bunlardan bazýlarýyla yüz-yüze konuþtum.} Ermeni Hýnçakyan komitasýnýn, 1890 lý yýllarda, kendilerini destekletmek için yandaþ olarak kullanmak istedikleri Kürtlerle ilgili planlarýný, Arþ-ý âlâdan indirilmiþ Ýlâhî planlarmýþ gibi savunmakta olduklarýna tanýk oldum. O zamanlar, Ermeni Hýnçakyan, Taþnaksutyun komitalarý Osmanlý Devletine, karþý dýþ destekli isyan örgütleri kurmuþlardý. Ermeniler Turkomanya’da, yani Güneydoðu’da, bir devlet kurmak için silahlý savaþ açacaklarýný, bunun gerçekleþmesi için de yörede azýnlýk olarak yaþayan, Kürtleri, Süryanileri yanlarýnda ya savaþtýrmak, ya kendilerine zarar vermelerini önlemek için bu unsurlarla Ýsviçre modeli bir federasyon kurmayý düþündüklerini açýklamýþlardý. Ermenilerin Yörede kurmak istedikleri Devletin adý: Türkiye Ermenistan’ý ile Batý Ermenistan þeklinde idi.  O günkü akýllý, ferasetli Kürt Atalarý, bu tuzaða düþmedirler. Bu günkü Kürt gruplarýndan bazýlarýnýn 120 yýl önceki bu Ermeni tuzaðýna, nasýl düþtüklerini anlamýþ deðilim. Hýnçakyan Komitasýnýn 120 yýllýk bu yemini bazý Kürtlerin sanki yeni bir þey söylüyormuþçasýna: “Ýsviçre modeli gibi Kantonlardan söz etmeleri, Anadolu’nun asýl sahiplerinin Rumlar, Ermeniler, Kürtler olduðunu, onlarla birlikte üçlü federasyon kuracaklarýný “ söyleyebilmeleri cidden þaþýrtýcýdýr. Bilgeata (bkz. Anatolia) Özellikle, Hýnçakçýlarýn isyan tüzüklerinde Rum sözü geçmemektedir. Çünkü Rum sözünün geçmesi, yöreye Yunanistan’ýn müdahil olmasý, bunun da sonunda yörede Ermeni devleti deðil, Rum, yani Yunan devleti kurulmasý anlamýna geleceði için uyanýk komitalar Asuriler, Kürtler ve öteki Hýristiyanlarý anarak, Rum’dan söz etmemiþlerdir. Öz kardeþimiz olan bazý Kürt gruplarýnýn, köhnemiþ bu Ermeni tuzaklarýna, düþmeleri anlaþýlýr gibi deðildir.

                Bu günkü Kürtlerden bazýlarýnýn böylesine beyanlarda bulunmalarý, Çakma soykýrým tasarýlarýna kayýtsýz kalmalarý, bu sakim/uðursuz planýn onlara göre pek te önemli olmadýðýný mý gösteriyor? Yani Ermeniler, bazý Kürt gruplarýyla anlaþarak: “Siz bu iþe karýþmayýn, bizim iþimiz Türklerledir. Biz davayý kazanýrsak ki, kazanacaðýz. Bütün Avrupa, bütün Amerika bizim arkamýzdadýr. Türkler ne yaparlarsa yapsýnlar bunu önleyemeyecekler. Biz kazandýðýmýz zaman size de bölgede özerklik vereceðiz “ vadinde mi bulunmuþlardýr? Bu tür yemleri 100 küsur yýldan beri yapa geldikleri halde eski akýllý-zeki Kürt atalarý, Ermeni’nin bu tuzaðýna düþmemiþken, bu günkü bazý Kürt gruplarýnýn bu tuzaklamaya düþeceklerini sanmýyorum, ama gördüklerim, duyduklarým da ortada duruyor.  

                Hýnçakyan komitasýnýn 120 yýl önce yayýnladýðý tüzüðünde çok çarpýcý bir cümleye rastlýyoruz. Bu cümle Hýnçakçýlarýn bütün art niyetlerini açýða çýkartacak mahiyettedir.

                “3-Akýncý Alaylarý Örgütü: Devletin askerlerine, vahþi aþiretlerin saldýrýlarýna karþý koyarak halký savunmak için daima hazýr savaþçý bir güçtür. Genel isyan sýrasýnda bu alaylar, öncü alaylar görevini yapabilirler.” 2

…………………………………………………………………………....

2} Esat Uras Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi  436-437 

               

                Yukarýdaki 3. maddede, “vahþi aþiretlerin saldýrýlarýna karþý koyarak halký savunmak için daima hazýr savaþçý bir güçtür.” eu.

                Bu vahþi aþiret tanýmý, bölgedeki Kürtler için kullanýlmýþtýr. “Halký savunmak” sözü de Ermeni halkýný vahþi Kürt aþiretlerinin saldýrýlarýna karþý savunmak anlamýna geldiðini görüyoruz. Onlar, o günkü Kürtlerin kendilerine yandaþ olmayacaklarýný bildikleri için, “Akýncý alaylarý Örgütü” diye bir örgüt kurmuþlardý. Bu akýncý alaylarý Örgütünün en önemli görevlerinden birisi de Turkomanya’da/Güneydoðu Anadolu’daki Kürtlerin, Ermeni çetelerine karþý yapacaklarý eylemleri ortadan kaldýrmak þeklinde örgütlenmiþlerdi. Hýnçak komitasýnýn isyan tüzüðünü topluca inceleyelim:

“ DÖRDÜNCÜ KISIM ”

“ Yalnýz amaca varmanýn tek çaresi, ihtilâl yani zor kullanarak Türkiye Ermenistan’ýndaki idari þekli alt-üst etmek, deðiþtirmek, halka genel isyan yoluyla Türk Devletine savaþ açmaktýr. Terör: Türk yöneticilerine, hafiyelere, gammazlara, hainlere karþý ceza olarak tedhiþ {terör} uygulamaktýr. Terör, ihtilâl örgütünün savunmasý için bir araç ve halký müstebitlerin ve alçaklarýn faaliyetine karþý korumak için bir silah olmalýdýr.

3-Akýncý Alaylarý Örgütü: Devletin askerlerine, vahþi aþiretlerin saldýrýlarýna karþý koyarak halký savunmak için daima hazýr savaþçý bir güçtür. Genel isyan sýrasýnda bu alaylar, öncü alaylar görevini yapabilirler.                               

4- Genel Ýhtilâl/Ýsyan Örgütü: Hepsi bir-biriyle tam bir birlik oluþturacak þekilde baðlý olan, düzenli bir bütünlük gösteren, genel ve ortak bir yönde yürüyen ve ayný taktiði izleyen bir merkezi heyet tarafýndan sevk ve idare edilen çok sayýda düzenli gruplardan oluþmuþtur. Türkiye Ermenistan’ýnda Örgütün bütün bölümlerinin kuvvet ve yetkileri, HINÇAK Komitasýnýn teþkilat ve faaliyetini gösteren özel bir tüzükle tespit edilmiþtir.”

“ 5- Ýsyan Alaylarý Örgütü:”

“6- Herhangi bir devlet tarafýndan Türkiye’ye karþý savaþ açýlmasý, genel isyan, yakýn amacýn gerçekleþmesi için en elveriþli zaman sayýlmalýdýr.”

“ BEÞÝNCÝ KISIM ”

“ Cemiyetler, Komitalar, Ýsyanlar “

“ Ermeni halkýyla kader arkadaþý olan Ermenistan’ýn öbür halklarýný, örneðin Asurîleri, Kürtleri kazanmalýyýz. Bunlarýn ayný baþkanlýk altýnda ezilen halklar olmasý dolayýsýyla hürriyetlerini kazanmak amacýyla elbirliði yapmalarýný saðlamalýyýz. Türkiye boyunduruðu altýnda inleyen Hýristiyan milletlerin Ýhtilâl Örgütleriyle anlaþarak hareketlerini saðlayacaðýz.  Þartlar uygun olduðu takdirde, hepimizin düþmaný olan Türk Devletine karþý, onlarla birlikte çalýþacaðýz. Hýnçak Komitasýnýn en büyük arzusu, Doðu Anadolu’daki bütün küçük milletlerle birlikte Tükiye boyunduruðundan kurtulduktan sonra Ýsviçre gibi bir federasyon kuracaðýz.” 3

………………………………………………………………………………………

3} Esat Uras Tarihte Ermeniler ve Ermeni Meselesi  436-437 

 

                        Yukarýda arz etmiþ olduðum gibi, Terör örgütü Hýnaçakyan’ýn tüzüðünde Rum adý geçmiyor. Bu tüzüðün Beþinci Kýsmýnda: “Küçük milletler” tabiri dikkat çekicidir. Bu küçük millerden kastýn baþta Kürtler olduklarý, Ermenilerin ise abi, efendi, bölgenin gerçek sahibi olduklarý açýkça görülüyor. 4. maddede ise: “TÜRKÝYE ERMENÝSTAN’I” tanýmý açýkça yazýlmýþ bulunuyor. Türkiye Ermenistan’ý asýl Ermenisan’ýn bir uzantýsý olarak kabul ediliyor. Buna göre bu coðrafi konum, doðrudan-doðruya Kürtlerin oturmakta olduklarý yerlerdir.

                Ýmdi: Kürtlere yön veren kanaat önderleri, açýk yüreklilikle, açýk sözlülükle bu tehlikeleri, Kürt Halkýna anlatmýþlar mýdýr? Avrupalý ve öteki uluslarýn parlamentolarýnda kabul edilen ve en son beþ-altý gün önce bir oy fark ile ABD Temsilciler Meclisi alt komisyonunda, 11 Mart 2010 da Ýsveç parlamentosunda aynen bir oy farký ile kabul edilen bu çakma soykýrým tasarýlarýnýn Güneydoðu’yu nasýl etkileyeceðinden Kürt Halkýnýn haberi var mýdýr? Ýsveç oylamasýnda dört Türk milletvekilinden iki Süryani Türkiye aleyhinde, birisi lehinde, birisi de partisi oylamaya katýlmadýðý için oy vermemiþ. Bu iki Süryani Milletvekilinin oylarýyla Türkiye mahkûm edil miþtir.  Ýsveç Oylamasýnda Ermeni, Süryani, Keldani, Asuri ve Pontuslu Rumlara da soykýrým yapýldýðý kabul edilmiþtir. Kürt Kanaat önderleri, açýk yüreklilikle bunlarýn ileride getireceði sorunlarý anlatmýþlar mýdýr? Hangi bir Kürt kardeþimle oturup konuþsam, ben nasýl tedirgin olmakta isem, onlarýn da benden daha çok tedirgin olmakta olduklarýný görüyorum. Onlardan bir çoðunun okumasý yazmasý bile kýt durumdadýr. Bazýlarý da okumuþ kimselerdir. Birleþtikleri nokta baþýmýza gelecek belayý gördükleri gerçeðidir. Bu gerçeði Kürt Halkýnýn önderleri görmüyorlar mý? Göremiyorlar mý?

                Bu günkü Kürtlerin o günkü aklý baþýnda, ileri görüþlü Kürt atalarý, Van’da, Çölemerik’te, Aðrý’da ve öteki yerlerde Ermenilerin bütün tekliflerini ellerinin tersiyle itmiþlerdi. Çünkü onlar, Ermeni’nin oyunlarýný biliyorlardý. Ermeni’nin bu tekliflerini anlamayan bir ekip daha vardý. O ekip te  Ýttihat-Terakki Fýrkasý’ydý. Sultan Abdülhamid’i taht’tan indirmek için her kombinezon’a giren Ýttihatçýlar, o günün okumamýþ-yazmamýþ Kürt büyükleri kadar bile ileri görüþ sahibi deðillermiþ. Yahut iktidara gelmek için her þeyi, feda etmiþler. Ermeniler, 1909 da Adana’da isyan çýkarttýklarýnda güvenlik zafiyetleri oluþturarak, Ermenilerin baþarý saðlamalarý için her imkâný saðlamýþlar, Müslüman halkýn gayretleriyle Ermeni komitasý Hýnçakyan baþarýlý olamamýþtýr. Ermeni komitalarý baþarýsýz olunca Osmanlýlýk, Meþrutiyet, adalet, kardeþlik nutuklarý atan Ermeniler, Devlet 1914 yýlýn da Cihan Savaþýna girince, bu sefer hem orduyu hem de Halký arkadan vurmuþlardýr. Ermeni, Rum, Kürt federasyonu kuracaklarýný fýsýldayan bazý Kürt gruplarýnýn, bunlara nasýl güveneceklerini sorabilir miyim? “Onlar bize söz verdiler” diyeceklerse: 2010 Mart Ay’ýnýn baþýndan beri Belçika ve Fransa’daki tutuklamalarý hatýrlatýrým. Frenklerin sözüne güvenilemez. Bilgeata (Sultan Mahmut ABD’liler)

               

                ABD’ ile AB’nin ÇABRAZINDAKÝ ERMENLER VE KÜRTLER            

 

                ABD’liler, ileride Büyük Atlantikardý Siyonizm’i gerçekleþtirmeyi planlýyorlar.“Arz-ý Mev’uda, yani yahvenin Tevratta, Yahudilere Vaat ettiðini iddia ettikleri Vaat Edilmiþ Topraklarý alýrlarsa ki, bir yandan da almaya baþladýlar. O takdirde yandaþ bir Hýristiyan topluluðun, Müslümanlarla çevrili bölgede bulundurulmasýný siyaseten uygun görüyorlar. Bu topluluk, Ermenilerdir. Ayrýca da Þakaþ Wily ile Georgia/Corciya/Gürcistan’ý da kendi saflarýnda, bulundurmak için Turuncu devrimler yaptýrýyorlar. Þakaþ Wily aslýnda köken olarak Ortodoks olmasýna raðmen ABD’deki öðrenim yýllarýnda Evangelik Protestan görüþlere yöneltilmiþ olmalýdýr. Buna raðmen Gürcistan’ýn konumu gereði Bölgemizde etkin rol oynamasý zor olacaðýndan Bölgeye yeniden Ermeni yerleþimcilerin erleþtirilmeleri, bu siyasetin bir gereði olarak görünmektedir. Bütün þu olup bitenleri çözümlemeden çalakalem, Çakma Ermeni soykýrýmý tasarýsýný, ABD’nin iç politikasýnýn bir yansýmasý olarak yorumlayanlar, konunun arka planlarýný ya iyi bilmiyorlar, ya susuyorlar. ABD’liler, Avrupalýlarýn Ermeni kozunu ellerine geçirmelerine göz yumamayacaklarýný bildiriyorlar. Nitekim 2009 yýlýna dek Türkiye’nin Doðu ve Güneydoðu’sunu içine alan coðrafyamýz 1 avroluk nikel paranýn üstüne kazýnmýþtý. ABD’nin sýkýþtýrmasý üzerine 2010 yýlý itibariyle bu nikel paralar dolaþýmdan kaldýrýldý. ABD’liler, Kafkasya’ya, Orta Asya’ya ve Uzakdoðu’ya açýlan bu kapýlarý AB’ye kapattýlar. Þimdi Ermeni kartýný hem onlar hem bunar kullanýyorlar. Çünkü; Ermenilerden bir çoðu Osmanlýlar döneminde açýlmýþ olan  American kolejlerinde yetiþtirildiler. Bu okullarda binlerce Ermeni gençleri Püriten Protestan Evangelik olarak yetiþtiler. {PÜRÝTEN: Yahudileþmiþ Hýristiyanlara denir. Bunlar, Tevratý esas alýrlar, Yahudileri de Yahvenin Kutsanmýþ Irk’ý olarak kabul ederler.  Bunlara: Yahudist, Yahudici Hýristiyan da denmektedir.} Temsilciler Meclisinin Alt komisinde oylama yapýlýrken, Komite Baþkaný Howard Berman adlý Yahudi asýllý olduðu söylenen kiþinin heyecaný ve oynadýðý düzenbazlýklarý herkes izledi.

                Siyonistler, BOP. Projesi kapsamýnda Turkomanya’ya/ Güneydoðu’ya bu Protestan Ermenileri, Kürtlerin arasýna yerleþtirmeyi planlamýþ bulunuyorlar. Diyasporaya, Protestanlaþmýþ Ermeniler egemen durumdadýr. Ermenistan Ermenileri genellikle Ortodoks Ermenielrden oluþurlar. Bunun için Yahudi Baþkan, bu tasarýyý hararetle desteklemiþtir. Çükü onlar, Güneydoðu Anadolu’ya PROTESTAN-PÜRÝTEN’LEÞMÝÞ Ermenileri yerleþtirecekler. Avrupalýlar ise Ortodoks Ermenileri, Güneydoðu’ya yerleþtirmek istiyorlar. Avrupalýnýn Çakma Soykýrýmý kabul etmelerinin, Ermeni sevgisinden kaynaklandýðýný sananlar yanýlýyorlar. Onlar Ermenileri Güneydoðuya yerleþtirebilirlerse, Siyonizm ve ADB’’nin yerine bölgeye kendileri egemen/hakim olmayý planlýyorlar.                              

                Tam bu noktaya gelmiþken þu hususu sormak gerekiyor. Eðer, bu Yüce Milletin Soykýrým suçunu iþlediðine Parlamentolar karar verecekse ki, düþmanlarýmýz öyle yaptýlar. Bizim Parlamentomuz ne güna duruyor? Bazýlarý: “Efendim! Biz onlarýn düþtüðü bu utanacak duruma düþemeyiz. Baðýmsýz Hukuk otoritelerince yargýlanmadan yapýlan böylesi parlamento kararlarý, gülünç oluyor” diyorlarmýþ. Eh! Madem öyleymiþ te; her 24 Nisan geliþinde neden hop oturup-hop kalkýyorsunuz? Buna karþýlýk gelen þu söze bakalým: “Sen Hatice’ye deðil, neticeye bak” derler. Netice yani sonuç demektir. Þu halde bu bir mazeret deðildir. Yoksa ABD’den mi týrsýyoruz? O zaman taþý gediðine koymanýn zamanýdýr. Zaman da doluyor. ABD’li Küresel emperyalistler Komisyondan karar mý çýkardýlar, biz de çýkaralým. Onlarýn iþledikleri insanlýk suçlarý için kollarý sývayýverelim. Öyle çok ta korkup týrsmayalým. Allah’ýn dediði olur, ölümden öteye de yol yoktur. Bu bir kýþkýrtma da deðildir. Çok deðil parlamentodan karar çýkacak, o kadar. Savaþa girelim de demiyoruz. Haklarýmýzý çiðnetmeyelim diyoruz

                 Avrupalýlarla Amerikanlýlar arasýndaki güç çekiþmesinin sonunda ister ADBD’liler, isterse AB’liler üstün gelsinler, arada ezilecek olanlar Kürtlerdir. Hangi taraf kazanýrsa kazansýn, kazanan kendi Ermeni’sini Kürt’ün içine yerleþtirecek, böylece de Ermenileri yöneterek Bölgeye egemen olacak. Dün olduðu gibi, Kürtlerin yýldýzý o kadar da parlak sayýlmaz. Belçika’daki PKK tutuklamalarý, Fransa’daki tutuklamalar, ortalýðý toza-dumana bürüyor. Avrupalý-Amerikanlý, hangisi olursa olsun, sizler onlara gerekliyken deðerlisiniz. Onlara gerekli deðilseniz, iþinizi bitirirler. Onlar Türkiye’yi sýkýþtýrmak, bizi birbirimize düþürmek için Roj Tv’ler açýyorlardý. Þimdi iþler deðiþti. Artýk PKK’ya ihtiyaçlarý kalmadý. Onlar bu gün çakma Ermeni soykýrým tasarýlarý kabul etmekle meþguller. Onlar kendi dinlerinden olan Ermeni’yi mi, Müslüman Kürdü mü tutarlar? Oturup bulun. ABD’liler ve Siyonizm ardý Siyonizm Irak’ýn Kuzey’inde kendilerine baðýmlý bir güç oluþturdular. Bundan sonra PKK onlara yük sayýlacaktýr. Þimdi doðal gaz geldi. Kentlerin havalarý temizlendi. Petrolün kaynaðý Orta Doðudur. Öyle ise Türkiye bir energy/enerji koridoru olarak sorunsuz olmalýdýr. O halde PKK’ya ihtiyaç kalmamýþtýr.

                Ýþte konunun asýl mihengi buradadýr. Avrupalý sömürgecilerle ABD’li, Küreseller, Müslüman Kürt etnik unsuru neden boþ yere baðýrlarýna bassýnlar? Onlar, kullanmadýklarý hiçbir etnik unsurun yüzüne bakmazlar. Þimdi Kürtler onlara gerekli deðildir. Yarýn gerekli olduðu zaman gelir sarmaþ-dolaþ olurlar. Kürtler de bunlar, bizi çok seviyor sanýrlar.  Ben gereði kadar anlattým. Elimden baþka ne gelir? Þu açýklamakta olduklarýmýzý dikkatlice ve ön yargýsýz olarak inceleyin. Yarýn iþler sarpa sardýðýnda, Ermeniler Güneydoðu’ya tapu yatýrýp kazandýklarýnda iþte o zaman, çok kötü bir zaman olacaktýr. Birlik-Dirliktir. Birliði Bozmayýn...   

               

                KÜRTLER, YERLEÞKE ADLARINI SÖKE-SÖKE MÝ ALDILAR?

 

                Bu, iki hegomanik gücün, yani ADB’ ile AB’nin her ikisinin isteði de Ermeni’yi Güneydoðu’ya yerleþtirmek, eski köy, kasaba ve  topraklarýný onlara geri vermektir. Þimdi Kürt kardeþlerimizin çok sevindikleri bir þey var ki, bunu “söke-söke aldýk” sanýyorlar. Bu, söke-söke alýnanlar,  adlarý deðiþtirilen bazý yerleþkelerin eski Kürtçe adlarýnýn geri verilmesi talebidir. Oysa bu, Kürtlere savundurulmuþ çok gizli, sakýncalý bir tuzaklamadýr. Demokratik Hukuk düzenlerinde bir kural vardýr. O da bir etnik unsura verilen hak, öteki etnik unsurlara da verilecektir. ABD, AB’li servisler, insanlarýn kulaklarýna deðiþtirilen yerleþke adlarýný fýsýldaya-fýsýldaya, bu iþin tasarýdan fiiliyata dönüþmesini saðladýlar. Þayet bu servisler, Türkiye’de adlarý deðiþtirilen Ermenice ve Rumca adlar geri verilsin diye bir kampanya yürütselerdi, buna Kürtler dâhil herkes karþý çýkardý. Þimdi de gördüðünüz gibi iþ olmuþ bitmiþ, NORÞÝN adý geri verilmiþtir veya verilecektir. Bilgeata (bkz. Norþin) Hukukî Emsal ortaya çýkýnca benzerleri de ona uyar. Ýslâm Hukukunda buna Kýyas-ý Fukaha denir. Mesela: Kur’an-ý kerim’de Þarap haram edilmiþtir. Bira, cin, tonik, votka, raký vs, söz konusu edilmemiþtir. Kýyas-ý Fukaha’daki kural þudur: Þarap þarhoþ ettiði için haram edilmiþtir. Öyle ise sarhoþ edenler haramdýr. Diyarbakýr Belediyesi, adlarý deðiþtirilmek istenen köylerin eski Kurmançu adlarýný tabelalara astýrmýþtýr. Þimdi olanlar olmuþ, atý alan Üsküdar’ý geçmiþtir. Ermeni’nin Rum’un gizli fýsýltýlarý olarak yansýyanlar, ortalýða saçýlmýþtýr. Ahmet Türk: “Cin þiþeden çýkmýþtýr” demiþti. Oysa Türk’ün sandýðý gibi ortalýk ta bir tek cin yoktur. Cin’in sayýsý pek çoktur. Ýþte bu yerleþke adlarý da baþka bir cinliktir. Konu, Ermeni ve Rumlarca sadece, Ýnsan Haklarý adlý Mahkemeye götürülmeye kalmýþtýr. Nitekim bazý basýn organlarýnda, Ermenice yerleþke adlarýnýn listeleri yayýnlanmaya baþlandý. Yakýnda Rumca adlar da yayýnlanýr. O zaman iþin varýp dayanacaðý son nokta, Kürt kardeþlerimin sandýklarý gibi bir nokta deðildir. O son nokta, baþka bir cinin baþka bir þiþeden çýkmasýdýr. Bu þiþe, Kürt kardeþlerimin bazý yerleþkelerin adlarýný Kürtçe olarak deðiþtirdikleri eski Ermenice, ve Rumca adlarýn geri verilmesi cinidir. Þu, sevgili Kürt kardeþlerimiz iyiler haslar da, þu birden bire parlamalarý, ardýný-önünü düþünmeden bir iþe heyecanla koþmalarý yok mu?  Keþke þu heyecanlarýný bir yene bilselerdi. Aslýnda ve gerçekte onlarýn bu heyecanlarý, bakýnýz baþýmýza ne çoraplar örecek? Deðiþtirilen Kürtçe adlar iade edilince ötekilerin eli armut mu toplayacak? Onlar da gidip haklarýný arayacaklar. Burada ilk heyecanla Hakkari sokaklarýnda: “Haklarýmýzý söke-söke aldýk” diyen gençler, yakýn bir gelecekte, bu iþin öyle olmadýðýný gördüklerinde zaten iþ olmuþ bitmiþ sayýlacaktýr. Þu anlattýklarýmýn hiç birisi komplo teorisi veya þovenlik deðildir. Yaþayanlar görecekler.

                Kürtlerle iç-içe yaþayan Ermeniler, Kürtlerin þimdi oturduklarý köylerine tapu yatýrdýklarýnda iþin þekli daha da deðiþecek, cin nerede, iblis nereye gitti belli olmayacaktýr. 2002 yýlýnda Silvanlý, Hazrolu, Liceli ve daha pek çok yerlerden ziyaretime gelen sevgili Kürt Kardeþlerimle sohbet ederken onlar; bazý Ermenilerin yöreye geldiklerini, ellerinde tapularýnýn olduðunu, bundan dolayý tedirgin olduklarýný, bunun çözümünün nasýl olacaðýný sormuþlardý. Bu gidiþ böyle sürer giderse, çözüm deðil çözülme görünüyor. Akýl, feraset, Birlik ve Kardeþlikle bu iþler çözülebilir. Kavga ile asla…ABD’deki Tasarýnýn mimarý Güneydoðu için bakýnýz ne diyor?

 

“ÖZDE -TEHCÝR-SÖZDE –SOYKÝRÝM”

 “Bazi yazarlar Ermeni ve Yahudi soykirimlarini mukayese ederler. Dogrudur, Yahudiler rakkam olarak bizden fazla sehit vermislerdir. Fakat onlar kendileri icin belki de yabanci bir ulkede yasamalarinin bedelini odediler. Fakat biz ermeniler kendi oz yurdumuzda ve en uzucusu, Devletin himayesinde oldugumuz halde, devletin eliyle soykirima tabi olusumuzdur. Ermeniler binlerce yillik anayurtlarindan sokulup atilmislardir. Geride o topraklarda yalniz kanlarini degil, evlerini barklarini tarlalarini, dini mabetlerini, sarkilarini, oyunlarini, sanat ve kulturlerini yani herseylerini birakip gitmislerdir. Bugun o nimetleri paylasanlar bunlarin hepsini midelerine indirdikden sonra, maalesef simdi o topraklar icin:

      “Bati Ermenistan"

denmesine bile tahammul etmiyorlar...”

               “Kevork BuyukAgopyan - www.iktidarsiz.com

 

Kevork Büyük Agopyan Kaliforniya’nýn Montebello Kentinde yaþýyor. Basýn konseyinin 2119 üyesinden birisidir. Ermeni Diyasporasýnýn etkili elemanýdýr. “Bati Ermenistan" demektedir.

…………………………………………………………………………..

{Bu vesileyle can dostlarým, öz kardeþlerim gibi sevdiklerim Kürt kardeþlerime nice bin selam yolluyor, esenlikler diliyorum.} Bilge Ata

 

                HÝROÞÝMA-NAGAZAKÝ SOYKIRIMI

               

                Amerikan’lýlar, 1945 Yýlýnda Hiroþima-Nagazaki’ye attýklarý atom Bombasýyla iþledikleri Hiroþima-Nagazaki Soykýrýmýndan Sorumludurlar. 

    Ýþte Gerçek Soykýrým Budur.

    Bunlar, Çakma Ermeni Soykýrýmý Deðildir.

 

                ENDONEZYA SOYKIRIMI

 

                ABD 1965 yýlýnda Endonezya’da bir milyon Endonezyalýnýn SOYKIRIM’INDAN sorumludur.

 

    VÝETNAM SOYKIRIMI

 

    Amerikanlýlar, Vietnam Soykýrýmýndan Sorumludurlar.

    Ýþte Gerçek Soykýrým Budur

    Bunlar Çakma Ermeni Soykýrýmý Deðildir.

 

    AFGANÝSTAN SOYKIRIMI

 

    ABD’liler, bir oyun, bir düzenle iþgal ettikleri Afganistan Soykýrýmýndan sorumludur.  

    Ýþte Gerçek GENOCÝD/SOYKIRIM Budur.

    Bunlar, Çakma Ermeni Soykýrýmý Deðildir.

 

                IRAK SOYKIRIMI

                Amerikanlýlarla Ýngilizler, 2003’te haksýz, hukuksuz, yalanlarla iþgal ettikleri Irak’ta Ýki milyon Irak’lýnýn Soykýrýmýndan Sorumludurlar.

                Irak Soykýrýmý Gerçek Soykýrýmdýr.

                Bunlar Çakma Ermeni Soykýrýmý Deðildir.

 

                ARJANTÝN 

                12 milyon Kýzýlderili Türk’ü, hunharca, vahþice yok ettikleri için Arjantin Kýzýlderili Soykýrýmýndan sorumludur.

               

                KANADA

                38 milyon 8 yüz bin Kýzýlderili Türk’ü, insanlýk dýþý vahþetlerle kökünü geçirdikleri soykýrým’a tabi tuttuklarý için Kanada Kýzýlderili soykýrýmýndan sorumludur.

 

                URUGUAY

                9 milyon Kýzýlderili soykýrýmýndan sorumludur.       

 

                RUSYA

                121 milyon Orta Asya, Türk’ünün soykýrýmýndan, Kuzey Avrupa, Güney Avrupa, Sibirya, Tataristan, Kýrým, Kafkasya, Hakasya, Urumçi, Kýrgýz, kazak, Azeri, Özbek, Nogay, Doðu ve Güneydoðu Anadolu soykýrýmýndan sorumludur.

               

                ÝSVEÇ

                1756-1763 te, Yedi Yýl Savaþlarýnda tutsak askeri kurþuna dizmekten, Ýzlanda, Görnland, Faroe’de yaptýðý büyük soykýrýmdan Türk kökenli Finlandiya’yý 1809 yýlýna kadar sömürgeci olarak zulüm kýrbacý altýnda inleterek Fin Türklerine, Norveç ve Ýzlanda’ya yaptýklarý insanlýk dýþý soykýrýmdan sorumludur.

 

                ERMENÝSTAN

                Kafkasya, Kars, Ardahan, Iðdýr, Adana, Erzurum Aðrý, Bitlis, Diyarbakýr, Antep, Maraþ, Elazýð, Artvin, Erzincan, Hakkari, Mardin, Adýyaman, Tunçeli, Hatay, Erzincan, Adýyaman, Van Ýllerinde  soykýrýma tabi tuttuklarý 2.755.321. Türk, Kürt, Zaza, Sünni, alevi, Çerkez, Nogay, Tatar, Azeri, Arap, Boþnak, Çeçen, Ýnkuþ, Nusayrilerin soykýrýmýndan sorumludur.

 

                ÝNGÝLÝZLERLE ERMENÝLER ORTAKLAÞA

                Gazze, Ýngilizlere tutsak düþen Mehmetçikleri, Ermenilerle iþtirak halinde zehirledikleri, 125 bin tutsaðýn soykýrýmýndan sorumludur.

 

                LÜBNAN

                Birinci Dünya Savaþýnda, Tutsak düþen 115 bin Mehmetçiðin soykýrýmýndan sorumludur.

 

                GÜNEY KIBRIS RUM KESÝMÝ

                1963, 1965, 1973-74 yýllarýnda Kýbrýslý Türklere uygulayarak yok ettikleri 65 bin Kýbrýslý Türk’ün soykýrýmýndan sorumludur.       

 

                FRANSA

                Cezayir 1534, Kanada, Singapur, Seylan, 1830 Cezayir, 1859 Hind-i Çini, 1880 Madagaskar, Kuzey Afrika ülkeleri, Sahra Çölü, Çad, Kenya’da iþledikleri soykýrýmdan ayrýca da 1918 den itibaren iþgal etikleri               Adana, Antep, Maraþ, Hatay, Urfa, Mersin,Kilis,  soykýrýmýndan sorumludur.

 

                HOLLANDA

                Kap, Seylan Singapur’da iþledikleri soykýrýmdan sorumludur.

                Hollanda Antilerinde bu Adalar o devirlerde insanlýðýn en yüz kýzartýcý iþi olan köle ticaretinin geçiþ ve konaklama yerleriydi.

                Aruba, Kuraso, Ermiþ martin, Saba, Ermiþ Eustatius, Endonezya gibi sömürgelerinde uyguladýðý, soykýrýmdan ve köle ticaretinden sorumludur.

 

                ÝNGÝLÝZ

                1587 de Virginya, 1655 te Jamaika, 1660 ta Hindistn, Nijerya, Batý Afrika, Kamerun, Gambiya, Gana, Mýsýr, SieraLeona, Sudan, Rodezya, Kenya, Avustralya, Anadolu Ýþgalinde, Çanakkale Savaþlarýndaki soykýrýmdan sorumludur.

 

                ÝSPANYA

                Kanarya Adalarý, 1500 de Antiler, 1519 da Meksiko’da Aztek Ýmparatorluðu, 1532 de Peru Ýnka Ýmparatorluðu,        

 

                ALMANYA:

                Kamerun, Togo, Bilgeata (bkz. Anatolia) Namibya, Tanjanika’da iþledikleri soykýrýmdan sorumludur.

 

                ÝTALYA:

                Libya, Eritre, Somali,  Antalyaalanya, Kaþ,  soykýrýmýndan sorumludur.

               

                PORTEKÝZ

                16. yüz y. Hindistan, Malezya, Çin, {Makao} Afrika, Akores, 16. y. yýlda Brezilya, patagonya, Amazon, Angola, Mozambik soykýrmýndan sorumludur.

                BELÇÝKA

                Kongo, Zaire, Brezilya, Kenya soykýrýmýndan sorumludur

               

                ÇAKMA ERMENÝ SOYKIRIMINI KABUL EDEN ÜLKELER

 

                1} ABD             

                2} Arjantin

                3} Belçika

                4} Ermenistan

                5} Fransa

                6} Hollanda              

                7} Ýsveç

                8} Ýsviçre

                9} Ýtalya

                10} Kanada

                11} Kýbrýs Rum Kesimi

                12} Litvanya

                13} Lübnan

                14} Polonya

                15} Rusya        

                16} Slovakya

                17} Þili            

                18} Yunanistan

                19} Vatikan

                20} Venezuala          

                21} Uruguay

 

                FATÝH SULTAN MEHMET VE PADÝÞAH BABASI

 

                Fatih 12 yaþýndayken Manisa Valiliðine atandý. Bir yýl sonra Babasý II. Murat, uzlete çekildi. Fatih 13 yaþýnda Padiþah oldu. taht’a oturduðu sýrada Haçlýlarýn  Türkiye üzerine bir orduyla geldikleri öðrenildi. Fatih böyle bir gaileyle baþ edecek yaþta deðildi. Babasýný taht’a davet etti. II. Murad’ýn 1451 yýlýnda ölümü üzerine yeniden 2. kez taht’a çýktý.

                Fatih Sultan Mehmet: “Babasýný çaðýrarak, gel þu taht’a geri dön diye babasý II. Murad’ý taht’a çýkmaya davet etti. Fatih’in bu çaðrýsýný kabul etmeyen babasýna Fatih: “Eðer sen padiþah isen gel taht’ýna otur, yok eðer ben Padiþah isem sana emrediyorum, gel padiþah taht’ýna otur” demiþti.

                Ben de bu günkü parlamenterlere, siyasi partilere diyorum ki: “Eðer sizler, Milletin, yani bizim-bizlerin vekilleriyseniz, atalarýmýzýn alnýna leke sürmek isteyenlere kaþý, onlarýn bize yaptýklarý çakma soykýrým suçlamasýna karþýlýk, sizler de onlarýn soykýrýmlarýný Yüce Meclisimize getirin.  Eðer bunu yapamýyorsanýz, ben yolun önünü açtým. Tteklifler yukarýdadýr. Bunlarý teknik duruma getirin, Meclis Yasa Komisyonuna sunun. ya onu, ya bunu yapýnýz. Üçüncü  seçenek þimdiye kadar olduðu gibi görmezlikten gelmek, unutmak, önem vermemek, veriyormuþ gibi yaparak, bir iki lakýrdý etmektir. Bu da þimdiye kadar hiçbir iþe yaramadý.                                        Bakarsýnýz, bu teklifler günün birinde dünya uluslarýnýn uyanmalarýný, bu vahþetlere karþý ciddi tepkilere dönüþür. Bazýlarýnýn: ”Efendim bütün dünya’yý karþýmýza mý alalým diyebilirler.” Gerekirse hakkýmýzý korumak için her þeyi göze alýrýz. Ona sus, buna sus, bizler sus-pus edilmek için mi Yaratýldýk? Biz susacaðýz, onlar saldýracaklar, bizler de aman onlar kýzmasýnalar diye, susup kabulleneceðiz.

 

“EÐER SEN PADÝÞAH ÝSEN GEL TAHT’A OTUR, YOK EÐER BEN PADÝÞAH ÝSEM, SANA EMREDÝYORUM, GEL TAHT’A OTUR!”     

                                 Fatih Sultan Mehmet

                           

“Millet’in vekilleri, Millet adýna gereðini yapmakla yükümlüdür.”

 

                            e-posta:   bilgeata@yahoo.com

 

                                        12/Mart/2010

                              Rüstem KOCADURMUÞOÐLU

                                          Bilge Ata

                                       Eðitimci-Yazar

                                   Teolog-Kökenbilimci

                                             Türkiye

 


 
  2026 © Bilge Ata. Tüm Haklarý Saklýdýr.   Son Güncelleme Tarihi: 05.07.2017Tasarým & Kodlama: -